Eğitim sisteminin neresinden tutarsanız kesin bir problem bulursunuz. Yüksek Öğrenim ve Dışilişkiler Dairesi Yasası, 12(2). Madde Altında Tüzük. Bu tüzük yüksek öğrenim burslarını düzenlemekte. Anayasa’nın eşitlik ilkesini ihlal eden, evlere şenlik bir burs tüzüğü.
Emin olun başka bir ülkede böyle bir tüzükle karşılaşılmaz. Karşılaşılmaz çünkü devlet ciddiyeti mevcut. Anayasa’nın eşitlik ilkesini ihlal var ayrıca eğitimde fırsat eşitliği de çiğnenmekte. Gelişmiş bir ülkede öğrencilerden bir tanesi çıkıp, mahkemeye başvursa, davayı kazanır. Ardından da ilgili tüzük uygulamadan kaldırılır veya değiştirilir.
Tüzükte özetle Öğretmen Akademisi ve Hemşirelik Yüksek Okulu öğrencilerine ayrıcalık var. Olabilir eğer ihtiyaç varsa, onlara devlet bursu verilmeli. Ancak Akademi mezunu öğretmen adayları, eğer devlette artık kadrolanmıyorsa demek ki ihtiyaç fazlası mevcut. Geçtiğimiz öğretim yılında Akademiye öğrenci alınmayıp, bu yıl da sadece ‘sınıf öğretmenliği’ programına öğrenci alınması, ihtiyaç yok anlamı taşımakta. Tüzükte Akademi ve Hemşirelik Yüksek Okulu’nda öğrenim gören öğrenciler için ekonomik durum değerlendirmesi yapılmaz, koşulu mevcut. Hem ihtiyaç olmaması, hem de bu iki kurum öğrencileri için ekonomik durum değerlendirmesi koşulu aranmaması, eşitlik ilkesine aykırı.
Yüksek lisans yaptığımız 1989-90 yıllarında hemen hemen TC’de yüksek lisans programlarında kayıtlı olan öğrencilerin tamamı devlet bursu alıyordu. Neredeyse ben hariçtim; başka arkadaşların burs almıyor olması da mümkündü. Babamın Güzelyurt’ta restoran işletmecisi olması nedeniyle Sosyal Hizmetler benim burs almamı engellemişti. Zaten babam da burs almamı istemiyordu. Ancak o dönemde ihtiyaçlı olmayan ve burs alan o kadar çok öğrenci vardı ki ilginçti. Aldıkları bursları altın takılarının taksitlerini ödemek için kullanan arkadaşlar çoktu. Neyse konu bu değil.
Tüzükte en ilginç nokta şurası; TC dışında III. Ülkelerde yüksek lisans ve doktora programlarına kayıtlı olan öğrencilerin bursa başvurma hakkı mevcut. Lisansüstü bir programda öğrenim gören öğrenciler için ekonomik durum değerlendirmesi de yapılmaz. Ailenin ekonomik durumu ne olursa olsun burs alma hakkı mevcut.
Burs mantığı ihtiyaçlı öğrencilerin öğrenimlerine katkı koymaktır. Sosyal devlet anlayışında burs, özellikle ülkenin ihtiyacı olan meslek alanlarında öğrenim gören öğrencilerin öğrenimlerini devam ettirmeleri için vardır.
TC dışında III. Ülkelerde lisans düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin burs alma hakkı yok. Ama yüksek lisans ve doktora düzeyinde bursa alma hakkı verilmiş. Peki esas soru şu; lisansını tamamlama olanağı olmayan ama ülkenin ihtiyacı olan meslek alanlarında öğrenim gören bir öğrenci, okulunu nasıl tamamlayacak? Nasıl tamamlayıp yüksek lisans öğrenimine geçecek ve bursa başvuracak?
Böyle bir tüzük olabilir mi? Yani maddi anlamda lisede okuma imkanı olmayan öğrenci, lisans öğrenimine nasıl gidecek? İşte ilgili tüzük bu kadar anomaliler içermekte. Lisansta başvuru yapılamıyor, yüksek lisans ve doktorada burs başvuru hakkı var. Tam Nasrettin Hoca’lık bir durum. Belli ki ilgili tüzüğün yapıldığı dönemde, tüzük yapıcıların III. Ülkede yüksek lisans veya doktora yapan yakınlarının çocukları mevcuttu. Bu çıkarım art niyetli bir değerlendirme gibi gelebilir ama insanın aklına başka bir çıkarım gelmiyor. Başka bir çıkarımı olan varsa lütfen bildirsin, biz de kamuoyu ile paylaşalım. Eğer başka bir çıkarım gelmezse de bu çıkarım tam bir doğru olarak kabul edilmeye devam edilecek.
Ayrıca TC dışında III. Ülkelerde lisans öğrenimine girmeyi başaran öğrencilerin başarıları da yabana atılmış oluyor. Ülkenin geleceği olan başarılı öğrenciler arasında olan bu öğrencilerin lisans öğrenimlerine katkı yok. Diğer taraftan girmesi kolay hatta çok kolay olan bazı bölümleri kapının ardına kadar açık olması müthiş bir çelişki. Daha fırsat eşitliğine ters ama kimin umurunda; ‘biz yaparız olur’ mantığı buraları kemirmeye devam ediyor.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























