Havadis’in tarihi çağrısına politikacılardan (Meclistekilerden) ses seda çıkmadı dün.
Ses çıkarmalarını da beklemezdim doğrusu.
Siyasi Partiler Yasası’nı değiştirme vaadiyle gelenler çoktan unuttular bu vaatlerini.
Ama vatandaş unutmadı.
Muhabirlerimiz otuzu aşkın vatandaşla konuştu.
Çok temsili bir örnek sayılabilir bu.
Fakat ülkenin dört bir yanından ve birbirlerinden habersiz insanlar hepsi ağız birliği etmişçesine konuştular.
Politikaya ve politikacıya olan vatandaş inancını görmeleri için özellikle Siyasi Partiler Yasası’nı değiştirme vaadinde bulunup iktidar olanların Havadis’in bugünkü haberini okumalarını tavsiye ederim.
Hem de satır satır.
***
Resmi törenleri kim düzenliyor bu ülkede?
KKTC’nin kuruluş yıl dönümünü kutlamak için yapılan resmigeçitler kimin sorumluluğundadır?
Türkiye’de 19 Mayıs, 30 Ağustos ve benzeri günlerde tanklı toplu resmigeçitler kaldırıldı.
Bizde hala sürüyor.
Üstelik bu resmigeçitler de bir ideolojinin propaganda alanına dönüştürülüyor.
Geçmişte Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının aksini söyleyen asker konuşmaları yapılırdı.
Yaşanan kriz hafızalardan çıktı ama sorun devam ediyor.
Resmigeçitler vicdani retçilere pankartlarla cevap verme yeri midir?
Ve o görüşler kimindir?
Milli Günleri Kutlama Komitesi’nin mi?
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın mı?
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’nın mı?
O insanların eline o pankartları tutuşturan kimlerdir?
Ve 3 tane genç insanı yaka paça götürme emrini kim verdi?
Bu soruların yanıtları bellidir aslında.
Politikacı kendisinin ve ailesinin çıkarlarına o kadar odaklanmıştır ki bu sorulara yanıt verip gerçeğe ulaşıp Kıbrıs Türkü’nü bu utançtan kurtarmamaktadır.
































