Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BU TOPRAKLARDA BİR CACIK OLMAZ…

Yunanistan’da radikal solcular (Syriza) müthiş bir seçim zaferi kazanınca ve hükümeti kurunca, bizdekiler heyecan yaptılar.

Aç tavuk rüyasında kendini buğday ambarında görürmüş misali  “birlik olalım, iktidara yürüyelim” nutukları atılmaya başlandı.
Birlik olmak iyi bir şeydir de iktidara yürümek için daha kırk fırın ekmek gerek galiba.
Bir kere harbiden radikal olmak şarttır.
Mesela Çipras’ın  yaptığı gibi “Brüksel ne seni ne paranı ne de memurunu” demek gerekir.
Oysa bizdekilerin tümüne yakını Brükselci.
Mesela  bankalara ve büyük holdinglere harbiden savaş açmak gerekir.
Oysa bizdeki radikallerin önde gelenleri kelli felli yatırımcılardır.
Yunan radikaller,  diğer partileri Brüksel’İ işaret edip  “nereden bulursanız bulun emekçilerin haklarını verin” de demediler.
Emekçilerin çıkarları için elerlini taşın altına sokabileceklerini söylediler.
Anlayacağınız bizimkilerin  radikal olmaları için tepeden tırnağa değişmeleri ve sonra da hayal kurmaları gerekiyor.

      ***

Yunan halkı bu seçim sonuçlarıyla tam bir popülizm yaptı.
Bir halkın popülizm yani halk kuyrukçuluğu yapması mümkün müdür?
Evet mümkündür.
Avrupa’dan paralar geldiği sürece Avrupacı partileri hükümet yapıp zevk-ü sefa yaşayıp da Avrupa parayı kesince radikalleri hükümete getirmek de popülizmdir.
Hatta ötesinde sağ radikalleri de üçüncü parti yapmak neyin nesidir.
Radikallerin arkasına saklanarak bolluk döneminde harcanan paraları şimdi geri ödememeye çalışmaktan başka bir şey değildir olanlar.
Dur bakalım Brüksel şimdi ne yapacak.

      ***

Yunanistan ile Brüksel arasındaki  ilişkiyi Kuzey Lefkoşa ile Ankara arasındaki ilişkiye benzetenlere de şaşarım.
Elbette arada para alan-para veren vardır ama bizimkisi cevizcinin çuvalı gibi.
Avrupa verdiğini misliyle geri istiyor.
“Tasarruf yap, kemer sık, reform yap, ne yaparsan yap paramı geri ver” diyor.
Bizdeki paketi hatırlayan kaldı mı?
Paketten  geçenleri de ortadan kaldırmak için sendikalar hükümete saldırıp duruyor.
Belli ki onlar da kalkacak.
Geriye sadece cevizcinin çuvalı kalacak.
Sağcısı ile solcusu ile ve hatta bazı radikaller dahil “nerden bulursan bul ama ver” kültürü var  ya.
Bu topraklarda bir cacık olmaz…