Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

Bu hafta “bizimle” röportaj yaptım

Baykan Gürses ÖZDAĞ

Havadis Gazetesi, yedinci yılını geride bıraktı. Bugün farklı bir formatla, “bizi” yazmak istedim. Havadis 7 yılı geride bırakırken, yedi yılın her gününde, ilk günden itibaren emek verenlerin ne düşündüğünü merak ettim. 
Oda oda gezdim, Başaran Düzgün, Mustafa Özsoy, Tahir Gazi ve Derya Atamer’in görüşlerini merak ettim. Öyle ya, yedi yılda mutluluklar da yaşandı, sıkıntılar da…
Radyo Havadis heyecanı ile birlikte yer aldığım Havadis ailesinde, kendi alanında, kendi işini yapma heveslisi yeni bir ekip tanıdım. Bugün bu röportajda yer almayan, onlarca arkadaşımın iş aşkını da, “yedi yılını Havadis’e verenlere” selamlamak istedim.
Bir taraftan bana konuşuyor Başaran Düzgün, diğer taraftan CTP PM’nin suyla ilgili kararını takip peşinde. Mustafa Özsoy, bir taraftan geceden kalan magazin haberleri ile ilgileniyor, diğer yandan süper ligdeki maça yetişmek için çabalıyor. Derya Atamer hem bu akşamki 7’inci kuruluş yılı resepsiyonu için eksik davet kaldı mı bakıyor, hem 14 Şubat Sevgililer Günü reklamları ile ilgileniyor. Tahir Gazi “şu haber internete girdi mi?” diye soruyor bir yandan, bir yandan POLİ Dergisi için son hazırlıkları yapıyor. Haber merkezi, spor bölümü, sayfacılar, radyo derken, yan odadan, “CTP PM ile ilgili son gelişmeleri haber paketine gönderdiniz mi?” diyen başka bir ses…

 

***
Düzgün: Delilikle başlayan bir başarı öykü

BİZİMKİSİ DELİLİKTİ: Düzgün: Gazete patronunun gazetecilik dışında kendi ticari hatalarının üzerine inşa ettiği yeni bir sistemi reddettik ve ayrıldık. Patronsuz, özgür bir gazete her gazetecinin hayalidir. Geriye dönüp baktığımda, bir delilik olarak görüyorum

AĞIR SALDIRILAR: Düzgün: Derin devletin veya derin olmayan, devlet içindeki çetelerin saldırısına maruz kaldık. Bunun içinde Cumhurbaşkanları, Başbakanlar da vardı. Devleti sövüşleyen bir çetenin de çok ağır saldırılarına maruz kaldık

Havadis Gazete Genel Yayın Yönetmeni ve Genel Müdürü Başaran Düzgün, 2009 yılı Şubat ayında yayın hayatına başlayan Havadis’in çıktıkları yolda her türlü engel ve girişime rağmen 7 yılı geride bırakırken, en büyük mutluluklarının kendilerine inanan bir okuyucu kitlesiyle birlikte iyi bir gazetecilik yapmaları olduğunu söyledi.
“Havadis’in kurulmasını sağlayan iki şey vardır. Birincisi tesadüflerdir. İkincisi de konjonktürdür” diyen Düzgün o gün yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Tesadüflerin insan hayatında çok etkili ve güçlü olduğuna inanırım. Buna kader de denir. İkincisi de o günkü kontonjktürdü. 2008 yılı ve 2009 yılının konjonktürü Havadis’in kurulmasında etkili oldu. Böyle bir hedefimiz yoktu. Daha önce çalıştığımız iş yerinde çok ciddi sorunlar yaşıyorduk. Konjonktür derken bunu kastediyorum. Çok ciddi sorunlar yaşıyorduk. Bu sorunlar karşısında bir tavır almamız ve orada bulunmamamız gerektiği sonucuna vardık.
Gazete patronunun gazetecilik dışında kendi ticari hatalarının üzerine inşa ettiği yeni bir sistemi reddettik ve ayrıldık. Patronsuz, özgür bir gazete her gazetecinin hayalidir. Geriye dönüp baktığımda, bir delilik olarak görüyorum. Geriye dönüp baktığımda biz nasıl böyle bir çılgınlığın içine girdik diye hala irkiliyorum. Çünkü elimizde hiçbir şey yoktu. Para yoktu, imkân yoktu, bina yoktu, bizi basacak bir matbaa yoktu, dağıtacak bir şirket yoktu. Gazete bir ekip işiydi, böyle bir ekip yoktu. Yoklarla bu işe giriştik. Sanırım iyi de yaptık”

“Bu bir başarı öyküsü”
Havadis’in çok iyi bir başarı öyküsü olduğunu vurgulayan Düzgün, “40 yıllık, 70 yıllık gazetelerimiz var. Dolayısıyla onların yanında bebek sayılırız. Ama sürece baktığınızda az bir zaman değil. Havadis, gazeteciler topluluğunun bir başarı öyküsüdür” dedi. 
“Gazetecilerin gazetesi” sloganına en başından beri eleştiriler yapıldığını da hatırlatan Başaran Düzgün “Aslında bu itirazların son maddesidir” diyerek, kimsenin yaptığı gazeteciliğe söyleyecekler sözleri olmadığının altını çizdi.  Düzgün, “Kimsenin yaptığı gazeteciliğe söyleyecek sözümüz yok. Hepsinin bir sahibi var. Buna itiraz eden arkadaşlar bile bundan şikâyet ediyorlar. İç tartışmalarına baktığınızda en çok kendileri şikayet ediyor gazetenin sahibinden. Farklı bir yol denediklerini de söylüyorlar” diye konuştu. 

“Okuyucudan gördüğümüz kabulü meslektaşlarımızdan görmedik”
“Biz okuyucumuzdan gördüğümüz kabulü kendi meslektaşlarımızdan görmedik” diye konuşan Düzgün, “ Çünkü ilkel bir düşünce ile biri daha geliyor denildi. Bu pastaya ortak olacak diyerek ilkel bir düşünceye maruz kaldık. Ağır saldırılara maruz kaldık” diyerek kuruldukları günlerde neler yaşadıklarını anlattı.
“Derin devletin veya derin olmayan, devlet içindeki çetelerin saldırısına maruz kaldık. Bunun içinde Cumhurbaşkanları, Başbakanlar da vardı. Devleti sövüşleyen bir çetenin de çok ağır saldırılarına maruz kaldık” diyerek yapılan saldırıları hatırlatan Başaran Düzgün, “ Biz ve yoklarla başladığımızda bu yolda bizi boğabileceklerini sanmışlardı” dedi.

“İlk günden saldırdılar, başarılı olamadılar”
Kurulduğu ilk günden çeşitli çevrelerin saldırılarına maruz kaldıklarını anlatan Düzgün, ilk günlerle ilgili kısa bir özet yaptı:
“Piyasa koşullarıyla yayın yapan bir gazeteydik. Hiçbir sermayemiz yoktu. Yedekte bir birikimimiz yoktu. Bazı güçlerin yaptığı gibi militer ve militer olmayan güçlerin yaptığı gibi bizi besleyecek birileri yoktu.
Gazete satarak ve reklam alarak para kazanma ile mevcudiyetimizi sürdürecektik. Bize reklam verenleri tehdit ettiler. Hakkımızda en adi yalanları söylediler. Baskısını yaptığımız matbaayı tehdit ettiler. Sabahlara kadara matbaada oturmak zorunda kaldık. Bayilerimizi tehdit ettiler. Reklam verenleri tehdit ettiler. Bunu yaparak sandılar ki bizi boğabilecekler. Başaramadılar.
Geldiğimiz 7. yılda iyi bir ekip, iyi bir okur ve halk ilgisi ve en çok da mutlu olduğum da iyi bir gazetecilikle yola devam ediyoruz.”

“Sürekli yenilik hedefimiz var”
Sürekli yenilenen projeleri bulunduğundan da bahseden Havadis Gazete Genel Yayın Yönetmeni ve Genel Müdürü Başaran Düzgün, “Yerine getirdiklerimiz var, yapamadıklarımız var. Toz pembe gitmedi. Maalesef bizden kaynaklanmayan nedenlerle bazı projelerimizi ertelemek zorunda kaldık. Şu anda bir medya grubuyuz. Çok iyi bir radyomuz var. Çok iyi bir elektronik gazeteciliğimiz var. Bunun içinde internet sitesi, apple storda gazetenin kendisi, SMS haberciliği var. Ülkeye SMS haberciliğini biz getirdik dersem abartmam. Başkaları da var ama en iyi durumda olanız.
Bunu bir TV ile taçlandırmak en büyük hedefimizdi. Maalesef son 2 yıl çok uğraştık ama henüz bunu başaramadık. Bize inanan herkese gösterdikleri desteğe çok teşekkür ederim” dedi.

***

Özsoy: İyi bir takım olmayı başardık

DAHA ÇOK ÇALIŞACAĞIZ: Özsoy: Kısa sürede bizimle çalışarak mesleğe adım atanlar olduğu gibi, Havadis’te çalışmak istediğini söyleyerek ailemizi büyüten arkadaşlarımız oldu. Daha uzun yıllar, hem Havadis’in başarısı, hem de ülkemizin geleceği için çalışacağız

Meslekte bir duayen… Hem sporda, ama özellikle de magazinde… Magazin gazeteciliğini bu ülke ile tanıştıran isim. İlk günden bu yana, Havadis Gazetesi’nin bütününde de Havadis grubunun tüm noktalarının en iyi olması için canla başla çalışıyor. Özsoy, her adımı ile örnek olmayı da başarıyor.
Mustafa Özsoy’a, 7 yıllık Havadis macerasını sordum.
Havadis’in kurulma fikri tartışlılırken, oradaydı. Başaran Düzün ve Hüseyin Ekmekçi ile birlikte, “Evet, atacağımız adım gazete olmalı” fikrini en çok destekleyen, neredeyse her ikisine de cesaret veren isimdi.
Mustafa Özsoy, Havadis’in kurulma aşamasında, Düzgün ve Ekmekçi’ye, “Bu kadar yıllık gazeteciyiz. Gittiğimiz her ortamda başarı için çalıştık. Bizim yapacağımız gazeteyi bunca yıldır bizi bilen, bizi okuyan insanımız destekler. Zaten bunu başaramazsak, biz de boyumuzun ölçüsünü almış oluruz. Havadis, bizim bunca yıllık meslek hayatımızın da sınavı olacak” dediğini htırlatıyor.
Özsoy, “İlk başta bunu dedim ve gerçekten de bunu düşünüyordum. Bunca yıllık emeğimiz var. Bizi herkes biliyor. Çok şükür olsun ki, bu sınavdan başarı ile geçtik” dedi.

“Hepimiz çok çalıştık”
Havadis Gazetesi’nin “gazetecilerin gazetesi” olduğunu ve ilk günden bu yana da bunun için çalıştıklarını söyleyen Özsoy, “Biz Gazetecilerin Gazetesiyiz dediğimizde bizi, ‘Biz gazeteci değil miyiz’ diye eleştiren meslektaşlarımız, gün geldi, patronlarından şikayetçi oldu, sorun yaşadı… Biz  başta ne dediysek, bugün de onu yapıyoruz. Bunun için de çok çalıştık. Dostlarımızın, okurlarımızın, ailemizin bu güne gelirken verdiği desteği unutmak mümkün değil” ifadesini kullandı.
Dönüp geriye baktığı zaman, kendisinin mutlu olduğunu söyleyen Özsoy, devamla şunları söyledi:
“Yedi yılda 17 gün tatil yaptım mı? Emin değilim. Ama biliyorum ki herkes çok çalıştı. Herkes kendi görev ve sorumluluk alanı içerisinde emeğini acımadı.
Havadis’in başarısının altındaki en önemli neden de budur. Herkes işini yaptı ama iyi yaptı. Daha iyi yapmak için de kendisini geliştirdi, değiştirdi. Geleceğe yürüdü.”

“Uzun yıllar daha birlikteyiz”
Mustafa Özsoy, daha uzun yıllar daha, Havadis’in kendisii geliştirerek, Kıbrıs Türk medyasında var olmaya devam edeceğini söyledi.
Yedi yılda, Havadis’in okul görevi gördüğünü söyleyen Özsoy, “Kısa sürede bizimle çalışarak mesleğe adım atanlar olduğu gibi, Havadis’te çalışmak istediğini söyleyerek ailemizi büyüten arkadaşlarımız oldu. Daha uzun yıllar, hem Havadis’in başarısı, hem de ülkemizin geleceği için çalışacağız” diyerek sözlerini noktaladı.

***

Atamer: Biz piyasaya güvendik, piyasa da bize

HERKES KENDİ İŞİNİ YAPTI: Atamer: Ticari düşünceyle kurulan bir işadamının gazetesi değildi Havadis, Havadis, gazetecilerin kendi görüşlerini kendi ideolojilerini herhangi bir ekonomik baskı altında ezilmeden kendi içtenlikleri ile ortaya koyabilecekleri ekmek teknesiydi. Bu yüzden Havadis başarılı oldu

Havadis Gazetesi Reklam Müdürü Derya Atamer, Havadis’te var olma sürecinin çok heyecanlı başladığını belirterek,  Kıbrıs Gazetesi’nden kısa sürede ayrılıp, çok kısa bir sürede Havadis’in yayın hayatına başladığını anlattı.
Atamer, o günleri konsantre bir sevinçle yaşadıklarını ifade ederek “İnsanlar normalde belli bir zaman hazırlık yaparak gazete çıkarır, Aralık ayının son günü Başaran Düzgün’ün Kıbrıs Gazetesinden ayrılması, Ocak ayında da benim ayrılmamla, Şubat ayının 14’ünde gazetenin çıkmasıyla beraber toplamda 1 buçuk aylık bir hazırlık süreci ile geçti. Bunun binaya taşınma, yerleşme kısmını da toplarsak 10-15 günlük bir sürede aslında çıktı” diye konuştu. 
“Benim için en güzel tarafı insanlar hiç okumadıkları, hiç görmedikleri bir gazeteye reklam verdiler. Kıbrıs tarihinde hiçbir gazete baştan sonra reklamla Havadis haricinde çıkmamıştır” diyen Derya Atamer,  “Bu bize, işadamlarının ve piyasanın ne kadar çok güvendiği ve inandığının bir göstergesiydi. Biz ilk günkü gazetemizle daha çıkmadan Kıbrıs Türküne ve piyasaya güven verdik. Bu Havadis için çok önemliydi. Bize inandıkları için herkese teşekkürler. Her zaman bizim yanımızda olan işadamları ve okurlarımız sayesinde bugün varız” dedi.

“Herkes profesyonelce işini yaptı. Başarının sebebi budur…”
Havadis’in başarılı olmasının ardında en önemli sebebin herkesin kendi işini yapması olduğunu söyleyen Atamer, bu konuda düşüncelerini şu sözlerle anlattı:
“Herkes profesyonelce kendi işini yaptı, Havadis bu sebeple başarılı oldu. Kıbrıs Gazetesinden ayrılırken ailem ve eşim dışında herkes nasıl ayrılırsın demişti. Kariyerin için bir geriye dönüş olur dediler. Onlara da söylemiştim.
Ekmek yapmayı bilen ekmek ustasının işini hangi bölgede yaptığı fark etmez, onun için uygun bir mutfak olduğu sürece o her yerde ekmeğini yapar demiştim. Biz, bildiğimiz işi doğru şekilde, doğru yerde yaparsak başarılı olurduk ve öyle oldu, başarılı olduk.
Herkes kendi işini yapıyordu. Ticari düşünceyle kurulan bir işadamının gazetesi değildi Havadis, Havadis, gazetecilerin kendi görüşlerini kendi ideolojilerini herhangi bir ekonomik baskı altında ezilmeden kendi içtenlikleri ile ortaya koyabilecekleri ekmek teknesiydi. Bu yüzden Havadis başarılı oldu.

“Hedefimiz, sağladığımız güvenin devamıdır”
Havadis’in 7 yılda var olma serüvenini anlatırken bundan sonraki hedeflerinin sağladıkları güvenin devam etmesi olduğunun altınız çizen Atamer, “Güven verici çizgiyi korumak en büyük hedefimiz olacak. Güven, en zor kazanılan ama en kolay kaybedilen şeydir. Bir kuruma, firmaya güven kazanmak için önünüzde  çok uzun bir yol vardır, Havadis bu güveni piyasaya çıkmadan kazandı.  Bu güveni korumamız en büyük hedefimiz olmalı” dedi.

***

Gazi: işimizi hep severek yaptık

Havadis Gazetesi Yayın Koordinatörü ve Dijital Yayınlar Müdürü Tahir Gazi, göz önünde olmayan, ama gazetenin en büyük yükünü çeken isimlerin başında geliyor.
Gazetenin logosunu tasarlayan isim de Tahir Gazi. Mütevazi ve fazla konuşmayı da sevmiyor. Gazete kurulurken, “haberci” olan isimlerin dışında, teknik olarak yükü sırtlayacak, bazen bilgisayar tamir edecek, bazen ek tasarımını bir başına yapacak, sayfalardaki harf büyüklüğünden,  kenardaki çizgilere kadar o belirleyecekti.
Röportajı yaparken en zorlandığım isim de Tahir Gazi oldu. Tıpkı, yedi yıllık dönemde olduğu gibi, bu röportajda da öne çıkmak istemedi.
Israrla sordum ben de, “Havadis’in başarısının sırrı nedir?” diye. İşte Tahir Gazi’nin cevabı:
“Burada herkes, kendi konusunda uzman. Kimse kimseye patronluk taslamıyor. Gazetenin 48’inci sayfasında yer alan isimler, yasal bir zorunluluktan ibaret. Sabahtan ertesi sabaha kadar 24 saat boyunca Havadis’te üretim var.
Ben de bu dişlinin bir parçası olrak görüyorum kendimi. Haberciliği bilmem belki ama, bir habercinin haberini nasıl daha iyi sunarız diye çaba harcıyoruz.”

“Dijital yayıncılıkta iddialıyız”
Radyo Havadis, 6200 Havadis Haber Paketi, www.radyohavadis.com ve tabii ki www.havadiskibris.com sitleri de Tahir Gazi’nin sorumluluk alanları içerisinde. “Hepsi bir arada nasıl gidiyor” diye sormadan edemiyorum. Gazi bu kez iddialı:
“Havadis Gazetesi, en iyiler arasında yerini aldı. Habercilikte ise, ‘Yazarsa Havadis yazar’ cümlesini okuruna kabul ettirdi. Ancak, çağımızda teknoloji hızla ilerliyor ve nerelere gideceği de artık tahmin bile edilemiyor. Biz ilk günden beri, gelişmeleri hep yakından takip ettik. İstanbul, Kanada da dahil, hangi şirketle çalışmamız gerekirse, onla çalıştık.
Bugün, marka olarak  dijital yayıncılıkta her alanda varız. Yedinci yılımızla birlikte, hedefimiz dijital yayınlarda çağın gerisinde kalmamak, ülkede de örnek olmak.
Bunun için iyi bir ekibe sahibiz. Daha iyisini yapmak için de, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da çok çalışacağız. Emeği geçen tüm arkadaşlarımı, bugün aramızda olsun ya da olmasın, hasretle kucaklamak istiyorum. İyi ki Havadis var…”