Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bu çığlığa kulak verilmeli

Turizm camiası ciddi bir endişe ile yüz yüzedir.
Son dönemlerde uygulanan teşvik sistemi, KKTC’de turizm ile uğraşan herkesi dünyanın dört bir yanına savurdu.
Eskiden, sadece Türkiye ve İngiltere’den kalkan uçaklar KKTC’ye gelirken, bugün dünyanın farklı yerlerinden “direkt” olmasa da, aktarmalı olarak KKTC’ye turist taşınmaktadır.
Şimdi teşvik sistemi ile oynanmaya çalışılmaktadır ki, turizm sektörü ayaklandı…
Neden?
Turizmciler iki şeyi “peşinen” söylüyor…
1. En iyi teşvik yıllar içerisinde ortadan kalkan teşviktir…
2. Turizm Fonu, Maliye ya da Turizm Bakanlığı’nda olabilir, bizi ilgilendirmez…
Tamamen sisteme yönelik endişeler var. Teşvik sistemi ortadan kalkarsa, yaklaşık 4 yıldır devam eden çalışmaların sekteye uğramasından endişe ediliyor.
Bu geri gidiş, sektöre yapılan yatırımları da boşa çıkaracaktır.
Ne mi?
Yatak kapasitesi arttı, yeni oteller inşa ediliyor, kiralık araç sayısı artırıldı, otobüs sayısı arttı, restoranlara yatırım arttı…
Tam 54 sektörün turizmden etkilendiği hesaplanmış… Bu az mı?
Rakamlarla, “turizmin geldiği” nokta izah edildi.
Bu rakamlardan da bahsetmemiz gerekiyor.
Önce, dünyada turizm hangi noktada ona bakalım:
– Uluslararası turist sayısı 940 milyon, 2010 yılında yaklaşık % 7 oranında büyümüştür; gelir 2012 yılında 721 milyar Euro
– Uluslararası turist sayısında 2014 yılında % 3 bir büyüme tahmin ediliyor
– Turizm, yapılan öngörüde 2050 yılına kadar büyümeye devam edecek iki sektörden biri konumundadır.
KKTC de bu gelişmelerden kendine düşen payı almak istiyorsa, önce turizm sektörünün ekonomideki yerine karar vermeli

KKTC’de durum…
Bu konuda da önemli saptamalar var. Örneğin, turizm sektörü KKTC için ilk sırada gelen karşılaştırmalı üstünlüğe sahip tek sektör.
Sektör son yıllarda devamlı olarak gelişirken, teşvik politikasının da etkisi ile 2010-2013 arasında ortalama yüzde 9,3 oranında büyüme kaydetti. Dünyadaki büyüme yüzde 7… 2014 yılı tahmini de yüzde 3… KKTC’de ise bu rakam yüzde 9.3… Dikkat çekici değil mi?

Turizmin ne faydası var?
Genel kanı nedir bizde?
“Turist dediğiniz kumarhaneye giriyor, çıkmıyor, KKTC’ye faydası yok…”
Peki öyle mi?
54 sektörü ilgilendiren turizm rakamlarla, bakın ülkeye ne katkı sağlıyor:
Turist sayısı 2009 yılında 363 bin 738 iken, 2013 yılında yüzde 54 büyüyerek 730 bine çıktı…
510 bin 719 kişi Türkiye’den, 220 bin 961 kişi de diğer ülkelerden KKTC’ye gelerek “turizmin bir parçası” olmuş…

Turistin 700 Euro’su nereye gidiyor
Turizmciler, turist sayısındaki artış ile birlikte, “turist başına” harcanan miktarı da hesapladı.
Turist başına ortalama rakam 700 Euro… Gelen her turistin harcadığı para bu…
Peki bu para, sektörler arasında nasıl bölüşülüyor?
Turizmden elde edilen gelirin yüzde 27’si acentelere ve müzelere, % 23’ü konaklama tesislerine, %10’u restoran-cafelere, % 10’u giyim-ayakkabı, % 10’u hediyelik eşya, geriye kalanı eğlence-kültür, araba kiralama, vb. hizmetleri sağlayanlara kalıyor. Kumarhanelerde harcanan para da içinde, “konaklama” tesislerine harcanan para sadece yüzde 23 oranında…

4 yılda 800 milyon Euro
Hani “battı gitti” dediğimiz turizm sektörü var ya…
Turizmde tesisleşmeye son dört yılda harcanan miktar da 800 milyon Euro olarak tanımlanıyor…
Bu para “inşaat sektörü” kullanılarak turizme dönüştürülen tesisleri anlatıyor ki…
Turizmin inşaat sektörü üzerinden de ekonomiye katkı koyduğunu görebiliriz.

Sektörlere katkısı
Turizmciler bir araştırma daha yaparak, son dört yılda farklı sektörlere yaptıkları katkıları da derledi. Rakamlar şöyle:
 Restoranlara katkı yaklaşık 28 milyon USD
 Kiralık araç sektöründe 2 milyon 400 bin USD
 Sigorta ve ihtiyat sandığı 7 milyon TL.
 Belediye vergisi 800 milyon TL.
Peki, iç piyasadan ya da ithalatçılar vasıtası ile yapılan alımlar hangi rakamlarda, o da hesaplanmış:
 Süt – 1 milyon 600 bin litre yılda…
 Tavuk – 850 bin kilogram yılda
 Et – 930 bin kilogram yılda…
 Balık – 165 bin kilogram yılda
 Zeytinyağı – 62 bin litre yılda
 Portakal – 496 bin kilogram yılda
 Patates – 1 milyon 100 bin kilogram yılda…

Hedef 1 milyon turist
Mevcut teşvik sistemi devam ederse, 11 bin yeni yatak ve 1 milyon turist hedefi var. Sektörün ısrarı, turizm fonunun doğru kullanımı ve teşvik sisteminin devam etmesi. Peki son mesajları ne?
“Teşvikler tamamı ile son alıcıya yansımaktadır. Ödemeler geciktiği zaman sektör kendi kaynaklarından açığı kapatmaktadır. Fon ve TC kaynaklarından 2012 yılında harcanan toplam 40 milyon TL’ye karşılık, 610 milyon USD gelir elde edilmiştir. HEDEF; bir milyon turiste ve 1 milyar dolar turizm gelirine ulaşmak ise turizm harcamaları da aynı oranda artırılmalıdır. Turizmde her 10 milyon TL’lik artış, yaklaşık 100 milyonluk gelir getirmektedir.”
Mesaj budur…
Siyaset de, “fon hangi bakanlıkta olmalı” kavgasını bir kenara bırakarak, bu sektörden yükselen çığlığa kulak vermelidir…

***
OKURDAN…

Ekingen: Herkes öncelikle CTP’lidir

“Sevgili Hüseyin,
Dünkü yazında kim kime destek verdi sorusunun altına destekleyen isimleri kendince sıraladın. Gazete satışı açısından duyuma ve dedikoduya dayalı bu tip yorum ve haberler toplum içerisinde ilgi uyandırabilir, gazete satışını da artırabilir.
Fakat düşüncenin fikrin yok sayıldığı bir ortamda sadece kişilerin verdiği desteği yazmak, belki de altını doldurmadan sadece oy verdiği veya desteklediğini yazmak altında yatan düşünceyi yok saymak anlamına gelmektedir.
Bugün partimizde birlikte iş yapabilme yeteneğini ve birlikte yürüme kültürünü kaybettiği bir ortamda bu tarz yorumlar bu durumun devamını getirmektedir. Parti içinde 3. yol meselesinden tek bir cümle ile geçtin.
Parti ileri gelen kadroları arasında ciddi anlamda, hatta kangrenleşen ilişkiler veya çatışmalar vardır. Bunun çözümü siyasi kültür, tüzük ve eğitim ile çözülebilir. Amerika’yı yeniden keşfetmenin gereği yoktur. Seçim kaybeden gider ilkesini siyasi kültürümüze korsak, tüzüğümüze parti başkanlığı, milletvekilliği, belediye başkanlığını belli bir dönem ile sınırlarsak, parti içerisinde hoşgörü, empati, tartışma kültürünü yeniden tesis edersek mevcut sorunların büyük bir kısmını aşarız. Onun dışında parti içerisinde sığ, yapay ve oncu buncu gibi tartışmaların girdabında savrulup gideriz. Ve en önemlisi eski soğuk savaş taktiği parti içersinde düşman yaratıp varlığının devamını bunun üstüne kurmak, çatışma kültürü üzerinden sağlıklı tartışma ortamını yok edip, düşman gördüğünü sindirmek, dışlamak, yok saymak kabul edilir değildir.
Son olarak seninde söylediğin gibi bu listede ki herkes öncelikle CTP’lidir. Ve herkes bu toplum yararına yapılacak olan olumlu her işe onay verir her yanlış işe de karşı çıkar. Bunu başından ki bir duyuma bağlı olarak kategorize etme ve muhalifler baskındır gibi zorlama bir yorum yapma kanaatimce hatalıdır.

Saygılarla
Hasan Ekingen”

(Sayın Hasan Ekingen’in mektubu ile ilgili kendi görüşümü de yarın paylaşacağım…)