Eğitim Bakanlığı bütçesi Cumhuriyet Meclisi’nde geçtiğimiz hafta oy çokluğu ile geçmiş… Genel Bütçe içinden eğitime ayrılan pay %12.15. Bu oran son 15 yılın en düşük oranlarından biri…
Eğitim Bakanlığı bütçesi 2013 yılında genel bütçe içerisindeki oranı %14,2; 2015’te %13,8; 2018’de %12,6, 2020’de %11,55, 2023’te %11.52, 2025’te %12.18’di… Görüldüğü gibi 2018 sonrasında eğitime ayrılan bütçe %11-12 civarında… Halbuki 2013’te bu rakam %14’ü aşmıştı.
Eğitime ayrılan bütçeyi kalem kalem incelediğinizde de 2026 yılı için ümitli konuşmak mümkün değil.
Örneğin “Eğitim Binalarının, Müteahhitlik Giderleri” ve “Yeni Okulların Yapımı ve Depremde Yıkılma Riski Taşıyan Okulların Güçlendirilmesi Projesi” için geçen yılki bütçeden pay ayrılmıştı. Bu yıl bunlar için ayrılan para koca bir 0.
Yani bundan ne anlamamız lazım? Okul binalarının tamiri ve güçlendirilmesi için para yok… Bu bütçeden ben bunu anlıyorum. Eğer Eğitim Bakanı başka bir şey anlıyorsa çıksın halka bunu açıklasın.
Eğitim Bakanlığı bütçesinde ne var bilirsiniz? Mesela geçici öğretmen alımı için çok ciddi paralar ayrıldı. Geçen yıla oranla %210 artış yapıldı. Ki geçtiğimiz yıl da bir önceki yıla göre %60 artış yapılmıştı.
Anlaşılan 2026 veya 2027’nin başında bir seçim olacağını hesap eden hükümet, bolca torpilli geçici öğretmen alımı yapacağını müjdeliyor.
Bütçede bunlar olurken Lefke Gazi Lisesi ve Namık Kemal Lisesi’nde daha normal binalarda eğitime geçilemedi. Ülkedeki okullarda birkaç yılda prefabrik sınıflar 100’den 250’ye çıktı. Bunun daha da artmayacağının garantisi yok. Eğitim Bakanı her iki günde bir 30’a yakın yeni okul açıldı veya açılıyor demekle meşgul ama okullardaki prefabrik sınıflar da her geçen gün artıyor.
Yani kısacası bu bütçe ile eğitim ileriye gitmez. Kamusal eğitim yine öğretmenlerin çabaları ile bir yere kadar gelirse gelir. Bu imkansızlıklar içerisinde, okul bütçesinin olmadığı bir ortamda eğitimin ileriye gitmesi mümkün değildir.
Hükümet kendi paçasını kurtarma derdinde. Hükümet “ne kadar çok geçici öğretmen alırsak, o kadar çok oy” demek istiyor bize bu bütçe ile… Dertleri eğitimi kurtarma değil… Her geçen gün kamusal eğitim hizmetleri ile özel okulların sunduğu eğitim hizmetleri arasındaki fark git gide açılıyor.
Biraz para bulup, ordan burdan borçlananlar çocuklarını özel okullarda okutmaya çalışıyor. Zannetmeyin ki özel okula giden çocukların aileleri zengindir. Kamusal eğitimde beklediklerini bulamayan aileler kendilerine başka yollar arıyor.
Bütçeden eğitime ayrılan pay %15’lerin üzerine çıkmadığı ve eğitime ayrılan bütçenin içinden yatırım kalemleri %1’in altında kaldığı sürece eğitimde ileriye gitmemiz mümkün değildir. Eğitime hiçbir yatırım yapmadan ileriye gitmek, başarılı olmayı beklemek çok gerçekti bir hedef değil… Bu eğitim bütçesi “günü geçirelim” bütçesidir. Bu bütçe ile ne planlama olur ne de yatırım…


































