Türkiye

Bozdağ: Kılıçdaroğlu tasfiye olmaktan korktuğu için aday olmuyor

Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “Bu sistemde seçimde aday olup da başarısız olanlar eğer ideolojik bir siyasetin temsilcisi değilse siyaseten ayakta durma şansı yoktur, kaybeden tasfiye olacaktır. Kılıçdaroğlu, tasfiye olmaktan korktuğu için aday olmuyor.” dedi.

Bozdağ, Kanal 24 televizyonundaki canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı açıklanan adaylara ve olası adaylara ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine Bozdağ, bunun bir yarış olduğunu, yarışta hakem olan Türk milletinin değerlendirmeyi yaparak, sandıkta oylarıyla madalyasını takacağını belirtti.

Milletin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın benzer yarışlar sonrası milleti ve devleti için nasıl çalıştığını iyi bildiğine işaret eden Bozdağ, Erdoğan’ın girdiği seçimlerden başarıyla çıkması ve halk oylamalarında milletin Erdoğan’ın işaret ettiği istikamette oy kullanmasının onun duruşuna verdiği değeri gösterdiğini vurguladı.

Bozdağ, “Türkiye ile çıkarları örtüşmeyen devletlerin neredeyse tamamı Sayın Cumhurbaşkanımızın kaybetmesini istiyor. Terör örgütleri de kaybetmesini istiyor. FETÖ’sünden PKK’sına, DHKP-C’sine varıncaya kadar. Onun için siyasetin içinde olan Türkiye’de siyaset üreten bazı çevreler de aynı şeyi istiyorlar ama Türk halkı ne istiyor, kimse ona bakmıyor. Türk halkı da Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden Türkiye’yi yönetmesini istiyor. Tayyip Bey’e karşı düşmanlık yapanların düşmanlıklarının ana sebebi Türkiye’yi Ankara’dan yönetmesidir. Tayyip Bey Türkiye’yi Ankara’dan yönetiyor. Kukla bir idareci değil. Türkiye’nin de kukla bir ülke olmasına izin vermiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, olası cumhurbaşkanı adayları için “Kavga etmeyecek, onun yerine ben kavga gedeceğim” dediğini anımsatan Bozdağ, “Yani diyor ki ‘Siz Beştepe’de bir noter olarak duracaksınız, siz orada cumhurbaşkanı olacaksınız ama sizin yerinize Türkiye’yi ben yöneteceğim, sen göstermelik bir kukla olacaksın.’ Esasında onlar Türkiye’yi milletten aldığı iradeyle yönetecek birini değil, güdecekleri birini arıyorlar oraya.” diye konuştu.

CHP’nin adaylarını Cuma günü açıklayacağını ilan ettiğini anımsatan Bozdağ, şunları söyledi:

“Bu bence siyasi hamle değil, zaman kazanma manevrasıdır. Benim kanaatim kafalarında şu anda oluşmuş bazı isimler var ama her an bu isim değişebilir diye bunu açıklamaktan çekiniyorlar. Netleşmiş, kesinleşmiş değildir ama artık Cuma günü göreceğiz. Öyle ya da böyle, mecbur. Çünkü artık takvim onları kaçmaya değil. açıklamaya zorluyor.”
Tüm adayların genel başkan olduğunu, CHP’de durumun böyle olmadığını anlatan Bekir Bozdağ, “Ne demektir bu? Biz Türkiye’nin iktidarına genel başkan olarak talip değiliz. Bizim genel başkanımız Türkiye’yi yönetme ehliyetine, milleti kucaklama ehliyetine de sahip değil.’” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiğine vurgu yaptığına işaret eden Bozdağ, “O zaman bakanlar, vekiller, grubu olan genel başkanlar, belediye başkanları partili olup görevlerini tarafsız yapabiliyor, halkı kucaklayabiliyorlar da ülkenin cumhurbaşkanı partili olduğu zaman halkı niye kucaklamasın, görevi niye tarafsız yapamasın.” diye sordu.
CHP’nin zihin kodlarında “Siyasetçi ne yaparsa kötü yapar, berbat eder anlayışı”nın bulunduğunu kaydeden Bozdağ, bu nedenle CHP’nin her zaman dışarıdan cumhurbaşkanı adayı aradığını belirtti.
Kemal Kılıçdaroğlu’na, “Sen genel başkan olarak milleti kucaklayamayacaksan, tarafsız görev yapamayacaksan neden CHP’nin başında duruyorsun?” diye soran Bozdağ, anketlerde CHP’nin oyunun yüzde 25’in altında olduğunu ifade etti.
Bozdağ, “Aday olduğunda seçimin sonucu belli, kaybedeceği aşikar, kaybedeceği bir yarışa girmek istemiyor. Aday olmak istemiyor, aday olma zorunda kalmak da istemiyor. Esasında siyaseten bir kaçaklık durumu söz konusu. Siyasi kaçak durumunda. Oradan kaçıyor. Aday oldu, kaybetti, o zaman milletvekili olamayacak, vekilliği kaybedecek. Cumhurbaşkanı seçimini kaybettiği için, vekil de olamadığı için CHP’nin genel başkanlığını da aynı zamanda kaybedecek. Sonuçta adaylık siyaseten mevta haline gelmektir. Çünkü bu sistemde seçimde aday olup da başarısız olanlar eğer ideolojik bir siyasetin temsilcisi değilse siyaseten ayakta durma şansı yoktur. Kaybeden tasfiye olacaktır. Kılıçdaroğlu, tasfiye olmaktan korktuğu için aday olmuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefetin temel stratejisinin cumhurbaşkanı seçimini ikinci tura bırakmak olduğunun anımsatılması üzerine Bozdağ, “İlk turda cumhurbaşkanı seçilmesin diye oynuyorlar. Siz kazanmak için bir yarışa girmezseniz, bu yarışta ikinci olayım diye yarışırsanız sizin birinci olma şansınız var mı?” karşılığını verdi.
Seçimin ikinci tura kalmayacağını vurgulayan Bozdağ, “Türkiye’deki bu seçim göreceksiniz bütün bu hesapları halkın sandıkta darmadağın ettiğinin somut sonuçlarını ortaya koyacaktır. Millet olanı biteni görüyor. Şimdi diyelim ki CHP Saadet’e değer veriyor, CHP’ye yakın medya değer veriyor, niye veriyor? AK Parti’ye zarar verme ihtimalini seviyor, onları sevmiyor.” diye konuştu.
Bozdağ, dört partinin ittifak yapmasının parlamentoda temsil edilebilme ittifakı olduğunu belirterek, “İktidara gelme ittifakı değildir. Onlar da iktidara gelemeyeceğini gördükleri için parlamentoyla ilgili kısımda ittifak yapıyorlar.” dedi.
Milletvekili Genel Seçimi’ne yönelik olası Meclis tablosuna ilişkin bir soru üzerine Bozdağ, “Meclis’te de göreceksiniz AK Parti, MHP ve BBP’nin oluşturduğu cumhur ittifakı çok büyük bir çoğunlukla milletimizden temsil yetkisi alacaktır.” karşılığını verdi.
Bozdağ, “300’ün üzerine çıkar mı?” şeklindeki soru üzerine ise “Hiç şüphem yok.” yanıtını verdi.
Hedeflerine yönelik bir rakam vermek istemeyen Bozdağ, bunun vatandaşın iradesine sınır koymak anlamı taşıdığını belirterek, “Çok net söylüyorum, salt çoğunluğun çok üzerinde bir temsil parlamentoda sağlanacak.” diye konuştu.
Bazı basın organlarında seçimlerin ikinci tura kalacağı düşüncesiyle 8 Temmuz’a rezervasyon yapılmaması uyarıları bulunduğunun hatırlatılması üzerine Bozdağ, “Bence 25’ine herkes rezervasyonunu nereye istiyorsa yaptırsın, 8 Temmuz’u beklemesin.” dedi.
Bekir Bozdağ, Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan “ekonomi paketi”ne ilişkin CHP’nin kendi dediklerinin yapıldığına yönelik eleştirilerine, “Onlar konuşur, AK Parti yapar diyoruz.” karşılığını verdi.
Partilerin seçim vaatlerine bakıldığında, özellikle ekonomik konularla ilgili önemli ölçüde benzeşmeler görüleceğine ve bunun normal olduğuna işaret eden Bozdağ, “Onlar sadece beyannameye yazabilirler, konuşabilirler ama biz yapıyoruz. Aramızdaki fark bu.” dedi.

Benzer bir açıklamanın bulunduğu haberin altına bir vatandaşın, “CHP iktidara gelemeyeceği için onların vaatlerini de iktidarın yerine getirmesi doğaldır” yorumunu yaptığını anlatan Bozdağ, “Onların bir şeyi söylemiş olması eğer o iş doğruysa bizim bunları CHP, MHP veya başka bir parti söyledi diye doğru olduğuna inandığımız şeyleri niye yapmayalım? Biz bunları ekonomik imkanlarımızla orantılı bir şekilde yapıyoruz.” diye konuştu.

Bozdağ, düzenlemenin piyasada bir canlılığa yol açtığını belirterek, “Mali disiplinden taviz yok, vermemiz de mümkün değil.” ifadesini kullandı.
Tüm olumsuzluklara rağmen ülke ekonomisinin büyümeye devam ettiğini, 2023 Haziranına kadar Türkiye’de yerel seçim hariç seçim olmayacağını anımsatan Bozdağ, “Bu 5 yıl, hem ekonomik anlamda hem hukuki anlamda hem de ülkemizin ihtiyaç duyduğu yapısal reformları yapabilmek için uygun bir zemin ve zaman oluşturacaktır. Cesaretle biz o yapısal reformları, dönüşümleri yapacağız ve ülkemiz daha güçlü bir halde 2023’e, cumhuriyetin 100’üncü yılına girecek. Artık her sene seçim devrini de bu yeni hükümet sistemiyle ortadan kaldırıyoruz. Erken seçim de her yıl seçim de tarihe karışıyor.” değerlendirmesini yaptı.

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı