Köşe Yazarları

Biz pazarlamayı bilmiyoruz!






Kendi ürünlerimizi sergilerken pazarlama taktiğini bilmediğimiz için tüm ürünler elimizde kalmakla karşı karşıya kalıyor. Yerli üretime destek diye bağıra çağıra anons yapıyoruz ama kimse bunu nasıl desteğe çeviririz diye düşünmüyor. Herkes teşvik alarak bir şeyleri başarmaya alışmış ama bugün alınan teşvikler hazırcılıktır. Hazırcı bir milletin yerli üretimde başarı sağlaması da beklenemez doğrusu.

Küçük bir adayız. Bu adanın kendine has ürünleri var. Ama nedense kendi ürünlerimizi turistlere pazarlamakta zorlanıyoruz.



Özellikle elimizde kalan süt ve süt ürünlerini pazarlayamayan bir milletiz. Halbuki ülkemizin önemli tarihi mekanlarında bu ürünlerin sergilenerek satışa sunulması büyük bir pazarlama taktiğidir. Ama maalesef hiçbir yerde böylesine bir pazarlama yapılmıyor.

Büyük han, Girne Antik Limanı, Mağusa Kale içerisinde ve/veya buna benzer alanlarda niş ürünlerin ülkemize gelen turistlere tattırılarak, satışı yapılması bugün her gelen turistin Kıbrıs’a özgü lezzetlerin hem tadının farkına varılmasını sağlar hem de ekonomiye büyük katkı sağlar.

Tatlıdan tuzluya her lezzetin pazarlaması yapılmalı. Her ürünü teke tek ele almalıyız. Kıbrıs zeytinlisinden ceviz macununa, el yapımı limonatadan gül suyuna kadar her şey  turistlerin en fazla ziyaret ettiği yerde sergilenip, satışa sunulmalı. Ama en önemlisi de satışa sunulan lezzetlerin turistlere tattırılarak, satın alınması sağlanmalı. Bu bizim turizm politikamız olmalıdır. Küçük bir ülkede kendi ürettiklerimizle adımızı duyuruma taktiği geliştirmeliyiz yoksa biz üretim yapamadığımız için biteriz.

Eğer ürettiklerimizi kendi içimizde satamıyorsak, üretimi uzun soluklu yapamıyorsak burada büyük bir sorun var demektir.  Öncelikle kısa, orta ve uzun vadeli pazarlama taktikleri geliştirilmelidir. Bu sayede hem turizm sektörü hem de üretim sektörü yükselişe çıkar ve iyi bir ivme kazanır. Halkın tüketemediğini ülkemize gelen turistler tüketmelidir ki yerli üretim hareketlensin.

Turizm Bakanlığı’na bu anlamda büyük görevler düşüyor. Öncelikle reklam ağını yerli üretim üzerine yaparak yerli üreticiye büyük katkıda bulunmak zorundadır. Böylelikle hem yerli üretici hem de ülke kazançlı çıkacaktır.

 







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu