Türkiye ile İsrail anlaştılar ve barıştılar.
Mavi Marmara gemisine yapılan kanlı baskın sonrası müthiş bir şekilde bozulan Türkiye-İsrail ilişkileri düzelme yoluna girdi.
İsrail Başbakanı Netenyahu, Türkiye Başbakanı Erdoğan’ı arayarak özür diledi. İsrail’in gemi baskınında ölenlerin ailelerine vereceği tazminatın şekli ve miktarı belirlendi.
Krizden sonra karşılıklı Büyükelçiler geri çekilmişti şimdi baştan görev yerlerine dönecekler ve ilişkiler normalleşecek.
Aslında normalleşmeyecek bir adım daha ileriye gidecek.
İsrail, Doğu Akdeniz’den çıkaracağı gazı Türkiye üzerinden Avrupa pazarına iletmek istiyor.
Bu hem en ekonomik yol hem de Amerika için stratejik bir pozisyon.
İsrail taşıma için çeşitli şirketlerle görüşüyormuş. Büyük çoğunluğu Türk şirketlermiş.
Hedef, döşenecek boru sistemiyle Kıbrıs’ın üzerinden (muhtemelen Karpaz Burnu) Türkiye’ye ulaşmak.
İsrail iki açıdan bunu çok istiyor;
Öncelikle çıkaracağı gazı Avrupa’ya ulaştırıp para kazanmak ve Avrupa pazarında bir oyuncu olmak.
İkincisi de geçmişte olduğu gibi Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak.
Peki İsrail, Türkiye ile niye iyi ilişkiler kurmak istiyor?
***
Tam da bu noktada Amerika’nın bölgedeki pozisyonuna bakmakta fayda vardır.
Tabii Amerika’nın pozisyonuna bakarken onun bölgedeki kadim müttefiki İsrail ile birlikte okumak gerekir bu pozisyonu.
Çünkü politikaları birebir örtüşmektedir.
Sanılanın veya zannedilenin aksine Amerika’nın Orta Doğu’daki politikaları çökmek üzeredir.
Irak’ı işgal etmek için milyarlarca dolar harcamış binlerce askerinin ölmesini göze almış ama Irak’tan çekilmek zorunda kalmıştır. Şu andaki Irak yönetimi ile ilişkileri pamuk ipliğine bağlıdır. Zaten Irak yönetiminin başkent Bağdat dışında pek bir otoritesinin kaldığı da söylenemez.
Aşırı dinciler her noktada fink atmakta ve bombalarla ortalığı patlatmakta Irak yönetimi ise mezhep kavgası girdabında boğulmaktadır.
Amerika’nın Suriye politikası da tam bir çöküş yaşamaktadır.
Esat’ı devirmek için yola çıktılar ama muhalefeti El-Kaide destekli militanlara kaptırdılar.
Esat ise sırtını Rusya’ya dayayıp iktidarını sürmektedir.
Yakın bir gelecekte de Esat’ın devrileceği falan yoktur.
Daha geçen yıla kadar bir yandan Amerika’nın diğer yandan İsrail’in vurmak için can attığı İran bölgedeki nüfuzunu artırmaktadır.
Amerika, İran’ı vurma politikasını terk edip ilişki kurup “ikna etme” pozisyonuna çekilmiştir.
Dolayısı ile Irak’tan sonra Suriye ve İran rejimlerini değiştirme şeklindeki Amerikan hayali ortadan kalkmıştır.
***
Tüm bu gelişmeler ışığında Amerika’nın oynayacağı bir tek alan kalmıştır o da Kıbrıs’tır.
Doğal gaz üzerinden Kıbrıs sorununu çözerek, Kıbrıs’ı Yunanistan ile Türkiye arasında sorun olmaktan çıkararak, bilakis oyuna İsrail’i de dahil ederek Türkiye-Kıbrıs-İsrail üçgeninde pozisyonunu sağlama almaya çalışmaktadır.
Eğer Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arıza çıkarmazlarsa Kıbrıs sorunu çözülecektir.
Eğer arıza çıkarırlarsa ne mi olacaktır?
Kıbrıslıların mülke tapan ahmaklar olduklarını çok iyi biliyorlar ya.
Maraş karşılığı birkaç ambargoyu kaldırtacaklar, bunu “büyük gelişme” olarak lanse edecekler ve Kıbrıs sorunu çözümsüz vaziyette gaz borularıyla İsrail’i Türkiye’ye bağlama politikalarını uygulayacaklar.
Hem de çatır çatır.
Demedi demeyin…
































