Hollanda’nın Groningen şehri başkent Amsterdam’dan trenle iki saat kadar uzakta. Hollanda’nın kuzeyindeki şehrin 200 bine yakın toplam nüfusunun 55 bin kadarı üniversite öğrencisi. 28 bin öğrencisi olan Groningen Üniversitesi, 1614 yılında kurulmuş ve Avrupa’nın en eski ve saygın üniversitelerinden biri.
* * *
Groningen Üniversitesi 7-10 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen Avrupa Kamu Tercihi Topluluğu’nun yıllık konferansının ev sahibiydi. Bu konferansta Dr. Sertaç Sonan ile “Amerika’daki yolsuzluk ve seçim kampanyalarına yapılan katkılar arasındaki ilişki” üzerine yaptığımız araştırmamızı sunduk. Üç gün süren konferans boyunca, Groningen şehrini de az da olsa gezme fırsatımız oldu.
* * *
Konferansın açılışında konuşan Hollanda kralının yerel temsilcisi yıllar önce arabaların şehre girmesini yasaklama kararının alınmasında kendisinin de etkili olduğunu gururla söyleyip, şehrin içinde ister yaya olarak, istersek de bisikletle gönül rahatlığı ile gezebileceğimizi, özellikle de sanat müzelerini ziyaret etmemizi önerdi.
* * *
Şehrin içi tam anlamıyla bir bisikletli cenneti; hemen hemen herkes bisiklet sürüyor. Tam takım iş elbiselisi de, şık kıyafetlisi de, yaşlısı da genci de bisikletinin üstünde, aynı şekilde pedal çeviriyorlar. Bisikletinin arkasında çocuğunu, önünde bakkaldan aldıklarını taşıyanlar da var. Yayalar için de sokaklar son derece rahat. Düzenli bir şekilde çalışan otobüs servisi ile uzak mesafeleri kat etmek, örneğin şehir merkezi ve üniversitenin şehrin dışındaki ikinci kampusu arasında gidip gelmek de kolay. Bu kolaylıklar kadar etkileyici olan ise şehrin en işlek bölgelerinde bile gürültü patırtı olmaması; her yer son derece sessiz ve sakin. Trafikte araba olmamasının diğer olumlu sonucu da hava kalitesinin hissedilir derecede yüksek olması.
* * *
Konferans’ın son günü müzede yenilen öğle yemeğinden sonra isteyenlere rehber eşliğinde küçük gruplar halinde ve yürüyerek şehir turları vardı. Bizim katıldığımız turun rehberi Groningen Üniversitesi’nde öğrenci olan bir Alman idi. Rehber 2. Dünya savaşında Alman işgali altında olan şehirde iki yüz binden fazla olan Yahudi nüfusun savaş sonrasında bin civarına indiğini, bunun sebebinin ise toplama kamplarına götürülen Yahudilerin geri dönmemesinden dolayı olduğunu anlattı. Bir Alman öğrenci olarak bulunduğu Groningen’de kendisine karşı olumsuz bir tavrın olmadığını, işgal sırasında olanların unutulmadıysa da geride kaldığını belirtti. Bir tek Hollandalıların şaka ile karışık kendisine “Bisikletimi geri ver” dediklerini söyledi. Çünkü Almanlar şehirden geri çekilirken bütün bisikletleri “ganimet” olarak alıp götürmüşler. O zamandan beri de Groningenliler Almanlardan bisikletlerini geri istiyorlarmış.
* * *
































