Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Dünya

Birleşmiş Milletler`in Yapısı Tartışılıyor

Reform talebinde bulunan en etkili gruplardan biri de Almanya, Japonya, Brezilya ve Hindistan'dan oluşan G-4. Grubun temel eleştirisi BMGK'nın halen 1945'teki güç dengesini yansıtıyor olması. Kendilerini yeni uluslararası güç dengesinin yükselen ülkeleri olarak tanımlayan G-4 ülkeleri, BMGK'da daimi sandalye hak ettikleri görüşünde.

1990'ların başından bu yana dünyanın pek çok bölgesinde artan insani trajediler gibi küresel güncel tehdit ve krizlere müdahalede yetersiz kalan BM'nin yapısı "orta ölçekli güçler" ya da Afrika ülkeleri dışında, "yükselen küresel güçler" olarak tabir edilen ülkelerce de sorgulanıyor.

Özellikle BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) yapısına yönelik eleştiriler getiren ve yapının yenilenmesini isteyen gruplardan biri de Almanya, Japonya, Brezilya ve Hindistan'dan oluşan G-4 grubu.

Berlin'deki Muenster Üniversitesi'nden Siyaset Bilimi Bölümü Profesörü ve Almanya'nın önde gelen BM uzmanlarından Profesör Sven Bernhard Gareis, AA muhabirine yaptığı açıklamada, söz konusu ülkelerinin bir araya gelmesini şu sözlerle açıklıyor:

"G4, her kıtadan etkili ülkelerin reform tartışmalarını ön plana taşımak ve kendilerini bu kapsamda umut vaad eden adaylar olarak sunmaları için bir araya gelerek kurdukları bir grup. Temel fikir, 4 ülkenin bölgelerindeki prestij ve güçlerini birleştirerek reformu müjdelemeleri ve savundukları model için destek aramaları."

G-4'E GENEL KURUL FRENİ

Almanya, Japonya, Brezilya ve Hindistan, 2003'te ABD'nin BMGK kararı olmaksızın Irak'ı işgalinden sonra yeniden alevlenen BM reformu tartışmalarına önderlik etti. Nitekim Kasım 2004'te dönemin Genel Sekreteri Kofi Annan'ın reform önerilerinden ilki olan ve BMGK'ya 6 daimi, 3 geçici üye eklenmesini öngören A Planı, bir Afrika ve bir Arap Birliği ülkelerinin yanısıra Almanya, Japonya, Brezilya ve Hindistan'ın da yeni daimi üyeler arasında olmasını kapsıyordu.

Annan önerilerinden sonuç alınamayınca bir arada hareket etmeye karar veren 4 ülke, Temmuz 2005'te BMGK'ya, 4'ü kendileri, ikisi de Afrika'dan olmak üzere toplam 6 daimi üye ve 4 geçici üye eklenmesini içeren bir karar tasarısı sundu. İngiltere ve Fransa'dan destek alsa da ABD, Rusya ve Çin'in muhalefetiyle karşılaşan öneri, 191 sandalyeli Genel Kurul'da karara dönüşmek için gerekli üçte ikilik oy çoğunluğunu elde edemedi.

Buna rağmen düzenli olarak çalışmalarına devam eden ve taleplerini, gerek Genel Kurul oturumlarında gerek BM tarafından düzenlenen yıllık Güvenlik Konseyi Reformu için Hükümetlerarası Müzakereler'de yineleyen G-4 grubu, BMGK'ya temelde iki Afrika, iki Asya, bir Latin Amerika, bir Batı Avrupa ve bir de "diğer" ülkelerden olmak üzere 6 yeni daimi üye eklenmesini istiyor. Ayrıca grup, mevcut daimi üyelerin veto yetkisinin muhafaza edilmesini, hatta yeni daimi üyelerin de bu hakka sahip olup olmamasının ilerki yıllarda düzenlenecek bir zirveyle kararlaştırılmasını öneriyor.

Son olarak geçen nisanda BM'nin 9. hükümetler arası toplantıda taleplerini yineleyen 4 ülkeyi bir araya getiren ve tutan ise ortak özellikleri.

EKONOMİK VE ASKERİ GÜÇLERİNE GÜVENİYORLAR

Japonya ve Almanya, ABD'den sonra sırasıyla BM'ye en fazla finansal katkıyı yapan ülkeler. Zaten ekonomik ve siyasi istikrarına bakıldığında, en az İngiltere ya da Fransa kadar "güçlü" sayılan Almanya'nın BMGK'da yer almayışının tek nedeni İkinci Dünya Savaşı'nda kaybedenler kulübünde yer almış olması şeklinde biliniyor.

Alman uzman Gareis, ülkesinin G-4 söylemi için, "Almanya reformun gerekli olduğuna inanıyor çünkü BMGK'nın mevcut yapısı, çoktan kaybolmuş bir düzeni yansıtıyor. Bu gruba üye olmasının nedeniyse Almanya'nın çok taraflı politikası, BM'nin çalışmalarına önemli katkılarda bulunan güvenilir bir ortağı olması" ifadelerini kullanıyor.

Ekonomik gücü Japonya ve Almanya'nın görece gerisinde olan Brezilya ve Hindistan ise nüfusları ve BM barış gücü operasyonlarına yaptıkları katkılarla BMGK daimi üyeliği için şartları zorluyor. Hindistan ayrıca nükleer silah kapasitesiyle askeri güç anlamında fark oluşturuyor. Ekonomik ve askeri güç açısından en zayıf halka gibi görünen Brezilya, aslında Amerika kıtasından sadece ABD'nin üye olması nedeniyle, önemli şansa sahip. Ayrıca kimi çevrelerce model olarak adledilen gelişmekte olan ekonomisi de Brezilya için avantaj.

Brezilya, BM reformu ve G-4 çalışmalarını en ciddiye alan ülkelerden. Son olarak geçen ay, ülkenin Rio de Janeiro merkezli, önde gelen iki düşünce kuruluşu, Brezilya Uluslararası İlişkiler Merkezi (CEBRI) ve Igarapé Enstitüsü Brezilya'nın reform önerileri için sağlayacağı katkı üzerine bir rapor yayınladı.

CEBRI Koordinatörü Leonardo Paz, AA'ya yaptığı açıklamada, Brezilya'nın aslında uzun süredir BMGK daimi üyeliği peşinde olduğuna işaret etti. BM'de reform umutlarının 2000'lerin başında artmasıyla beraber, Brezilya'nın aynı talepteki diğer 3 ülke ile gücünü birleştirmek istediğini belirten Paz, "G-4, bu 4 ülkenin kendi içinde, bölgelerinde güçlü olduğu kadar artık dünya siyasetinde de söz sahibi olmaya başladığına inanıyor. Bu yeni uluslararası doku BMGK'ya da yansımalı" vurgusunu yapıyor.

YENİ "AYRICALIKLILAR"A DİRENİŞ

G-4 ülkelerinin en önemli avantajı birlikte hareket etmelerinden geliyor. Aynı zamanda Afrika'nın da temsil edilmesine ilişkin talepleri ise sempati topluyor. Ancak her 4 ülkenin de farklı destekçileri ve aleyhtarları var.

Genel anlamda veto haklarından vazgeçmek istemeyen BMGK'nın daimi beş üyesi, yeni daimi üyelere ve onlara veto hakkı verilmesi ihtimaline prensip olarak "ayrıcalıklı devlet sayısı artacak" gerekçesiyle sıcak bakmıyor. Ancak bireysel olarak daimi üyelerin destekledikleri G-4 üyesi ülkeler de var. Örneğin, hemen hemen tüm daimi üyeler Japonya'nın üyeliğini desteklerken, Çin katı bir tavırla muhalefet ediyor. AB ülkelerinin çoğu ve beş üye Almanya'yı desteklerken, Türkiye'nin de içinde olduğu Oydaşma İçin Birlik (OİB) grubu üyelerinden İtalya ve Hollanda kesin olarak karşı çıkıyor.

Daimi üyelerin tamamı tarafından desteklenmeyen G-4 projesinin başarısının önündeki diğer bir engel de her birinin en azından bir OİB ülkesiyle komşu, dolayısıyla rekabet içinde olması. Örneğin Güney Kore ve Çin, Japonya'nın üyeliğine; nükleer güç sahibi Pakistan da komşusu Hindistan'ın üyeliğine karşı çıkıyor. İtalya, Almanya'ya; Arjantin, Kolombiya ve Meksika da Brezilya'ya muhalefet ediyor.

BM'de reform konusunda önde gelen gruplardan ve "orta ölçekli güçler"den oluşan 50'yi aşkın üyeyi temsil eden OİB de G-4'ün talebine karşı çıkarak, daimi üye sayısını artırmak yerine geçici üyelerin sayısında artışı savunuyor.

EN UYGUN MODEL GEÇİCİ ÜYELERİN ARTMASI

Alman uzman Gareis, G-4'ün başarı şansının yüksek olmadığını düşünenlerden. Grubun son zamanlarda uyumunu yitirdiğine dikkat çeken Gareis, grubun BMGK'nın beş daimi ülke tarafından tutarlı bir destek görmediğini söylüyor. Gareis, şu değerlendirmeyi yapıyor:

"2005'te ABD, Almanya'yı desteklemiyordu. Bugün ABD, Brezilya'nın üyeliğine sıcak bakmayabilir. Çin zaten Japonya'yı kesinlikle reddediyor. Yani 'doğuştan' aday olan yok. G-4'e özgü sorunların da ötesinde, BM reformu zaten çok olası değil. Modeller ve adaylar üzerinde oydaşma yok. Ayrıca daimi üyeler de destek vermiyor. En muhtemel çözüm, tek ortak payda olan 'geçici üye sayısının artırılması'nda buluşmak."

G-4 DAĞILABİLİR

Brezilya'nın Rio de Janeiro kentindeki Igarape Enstitüsü'nün Direktörü Robert Muggah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, önerilerini Genel Kurul'da kabul ettirememelerinin G-4'ü zayıflattığı tespitinde bulundu. Grubun hala bir arada çalıştığını ifade eden Muggah, üyelerin bireysel bazda da farklı projeler yürüttüğünü şu şekilde anlatıyor:

"G-4'e rakip grupların başında Oydaşma için Birlik Grubu geliyor. Daimi üyelik kazanmak isteyen Afrika bloğu da bir diğeri. 4 ülke G-4'ten bağımsız olarak da kendi üyelikleri için lobi faaliyeti yürütüyor. Almanya ve Japonya'nın BM'ye finansal yardım yarışına, Brezilya da eklendi. Tabiiki içlerinden biri bir şekilde üye olursa, ki en muhtemel adaylar Almanya ve Brezilya, G-4 dağılır."

ABD KİLİT ROLE SAHİP

New York Merkezli Dış İlişkiler Konseyi uzmanlarından Stewart Patrick de AA'ya yaptığı açıklamada, G-4 projesinin başarısının ABD'nin desteğine bağlı olduğunu belirterek, "ABD, Hindistan'ın üyeliğine güçlü destek verse de, somut adım atmadı" dedi.

Aslında ABD'nin her biri BMGK'da geçici üyelik yapmış olan G-4 ülkelerinin performansından memnun kalmadığı için, projelerine şüpheyle yaklaşmaya başladığını savunan Patrick, "Aynı şekilde eminim ki G-4 de ABD'nin desteğini çekmesinden ötürü hayal kırıklığı yaşıyor. Dolayısıyla ikilem söz konusu: BMGK'nın yapısı kesinlikle değişmeli ama köklü ve sarsıcı uluslararası değişim olmadan veya BMGK meşruiyetini kaybetmeden bunun gerçekleşmesi çok zor" yorumunda bulundu.