Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BİRİ GİDECEK ÖTEKİ GELECEK DE NE DEĞİŞECEK?

Yıllar önce Mağusa surlar içindeki evimizin avlusunda bir asmamız vardı. En iyisinden bakımını yapardık.. Günü geldi miydi kuralına göre budatırdık. Gübresini suyunu aksatmazdık..
Gümrah bir asmaydı ki talvarına sığmazdı..
Tek kusuru vardı ama: “Salkım yapmaz üzüme yatmazdı!” Ne edip eylemişsek bir salkım üzümünü bile almamız mümkün olmamıştı!
İşin ehli kişiler de çaresini bulamamıştı ki sonunda işi bahçecilik olan “Babacan”ı getirdik, budamasını yaptırdık ne var ki sonuç değişmedi, bizim asma bir bir salkım bile üzüm vermedi! Babacan’ı çağırıp “eserini” gösterdik! Asmanın etrafında şöyle bir dolandı, dikkatli dikkatli baktı ve dönüp gözlerimizin içine bakarak şöyle dedi: “Fakat bakın maşallah yaprakları ne güzel olmuş!..
***
“BAL VERMEZ ARI” gibi deyimlerin yabancısı değiliz. İş yapmak yerine cart curt eden insanlar için kullanılır. Ki artık “KKTC’de bu insanların bir araya gelerek oluşturdukları “birliğe” de hükümet” denir..
Bu “Hükümetler” bazen yılda bir, bazan bir yılı dolduramadan gelirlerrr ve giderlerrr! Giderlerrr ve tekrar gelirlerrr!
Adları, sanları, etiketleri, hükümet kademesindeki makamları, bakanları, görevleri (mesela giden sonuncusu 11 aylıktı) bazen bir yıl bile hitama ermeden görevlerini bir başka hükümete devrederler..
Sayelerinde memleket yeni bakanlar, müsteşarlar, devlet kademelerinde yeniden oluşturulmuş memurlarla tanışırlar ama…
Yılda bir iki kez yaptıkları plan programlarına uygunluğunca ne icraatlara tanık olurlar ne de memleketin değiştiğine!
***
HAA, Mi PARDON! Evet memleket değişir ama şöyle:
MESELA daha geçenlerde giden son “hükümet” arkasında bir tekinin satış değeri 140 TL olan tüp gaz bıraktıydı..
MESELA diyordu Hayvan Üreticileri Birliği Başkanı Naimoğulları 50 bin kişi borç batağındadır..
ÖTE yandan yapılan resmi açıklamada 2020 yılının ilk 6 ayına göre 2021’in ayni döneminde çek yasağına girenlerin oranları yüzde 43 arttı.. ***
HAYAT Pahalılığının KKTC insanını nasıl vurduğunu yazmaya bile gerek yoktur..
Asıl vahim olanı “Kalkınma Bankasından:”
Açıklamayı geçen Eylül ayının sonunda yaptıydı. “1993 yılından bu yanadır 1 milyar 413 milyon 889 bin TL Kredi kullandırıldığını ancak bu kredilerin yaklaşık yüzde 53’ün yani 7748 milyon 300 bin TL’sinin geri ödenmediğini…” “Üstelik 300 de icra dosyası varmış…”
Asıl çarpıcı olan şu: Söz konusu açıklamanın ardından vurgulandı: “…Buna karşın” dendi “Genel Müdür Müşaviri konumunda 4 görevli vardır!” Ve olanlar, çarpıklıklar “bu kadrolara karşın olagelmektedir!.. ***
İTİRAF EDELİM AMA: Tüm bu çarpıklıklar önce partizanlığa, sonra da partizanlık yapanların işine geldiği için “Devletçiliğe” dayanır!
Kİ gelip giden hükümetler kendi eserleri olan bu çarpıklıkları, anomalileri, borçları, borçlandırmaları, bitmeyen yeni istihdamları bu “devletçiliğin” üzerine üzerine oturturlar!
Beş on aydan öteye gidemeyen iktidarlarını bile ancak bu nedenle muhafaza ederler!
Kısaca devleti harcarken popülizm yaparlar, popülizm yaparlarken devleti harcarlar!
***
ŞİMDİ YENİ DÖNEM Mİ BAŞLAYACAK? Yani Saner koalisyon hükümetinin gitmesi yerine Sucuoğlu koalisyon hükümetinin gelmesi KKTC için ne ifade edecek?
Yeni hükümetin Şerefine ve uğuruna Trafik kazaları mı azalacak? Gaz fiyatları mı düşecek? İmar iskân yanı sıra yeni yollar mı yapılacak? KIB TEK hizaya mı getirilecek? Et fiyatlarında indirim mi olacak? Turizm mi katlanacak?
Uzar gider… Fakat ülkede her yıl bir hükümetin yıkılması, yerine bir ötekinin gelmesi, zırt pırt seçime gidilmesi, KKTC’de sürüp giden fecaati asla değiştirmez!