Köşe Yazarları

Bireysel öğretim ve Çoklu zeka kuramı

Çağdaş eğitim sistemleri ‘öğrenci merkezli’dir. Öğrenciler öğrenirken kendi bireysel nitelikleri temelinde öğretim yapılmalı. Diğer taraftan da öğrenciler öğrendikleri yeni bilgilere dayalı davranışları sergilerken de, tıpkı öğrenirken işe koştukları güçlü yanlarını kullanmalıdırlar. Öğretim eğer bu temelde yapılırsa bireysel özellikleri temele almış olur.

Bireysel öğretim için en önemli kuram 1983 yılında Prof. Dr. Howard Gardner tarafından ortaya konan Çoklu Zeka Kuramı’dır. Gerçi Gardner kuramın bir öğretim kuramı olarak ortaya konmadığını belirtmektedir ancak pek çok ülkede Çoklu Zeka Kuramı (ÇZK) değişik şekillerde çoktan öğretime adapte edilmiş ve edilmeye de devam edilmektedir.

Daha önce de bu köşede zaman zaman ÇZK ile ilgili makalelere yer verildi ancak yinelemekte fayda var; çünkü buralardaki eğitim 2005 yılında yapılandırmacılığa geçmişti. Yapılandırmacılık anlayışında merkezde öğrencidir. ÇZK da öğrenci merkezlidir. O nedenle ÇZK, KKTC eğitim sistemine adapte edilebilecek kuramlardan en önemlisidir.

ÇZK’da insanların şimdilik sekiz farklı ve birbirinden bağımsız zeka türü var. Bunlar Sözel/Dilbilimsel, Mantıksal/Matematiksel, Görsel/Uzamsal, Müzikal/Ritmik, Bedensel/Duyudevinimsel, Sosyal/Bireylerarası, Özedönük/Bireysel ve Doğa Zekasıdır. Öğretmenler öğretim sürecinde yalnızca geleneksel zekalar olarak adlandırılan Sözel/Dilbilimsel ve Mantıksal/Matematiksel zekaya uygun olan sözel ve sayısal uyarıcılar ile derslerini sunmamalıdır. Bunların yanında diğer altı zekaya uygun uyarıcıları da öğretim sürecinde kullanmalıdırlar. Yoksa diğer altı zekada güçlü olan öğrenciler haksızlığa uğrarlar. Örgün eğitim süreci içerisinde yapılan seçme-eleyici sınavlarda başarısız olacakları açıktır.

Öğretim sürecinin tamamlayıcı ve dönüt sağlayıcı öğesi ölçme-değerlendirmedir. Öğrencilerin öğretim programındaki kazanımları veya davaranışları ne oranda kazandıkları ortaya konur. Eğer belirlenen oranda başarı yakalanmazsa, öğrencilerin eksik öğrenmeleri giderilmelidir. Bu amaçla ölçme yapılır ve başarı değerlendirilir.

Eğer bir öğrenci sözel ve sayısal uyarıcılar ile fen bilgisi konuları öğrenemeyip farklı uyarıcılar kullanarak öğrenmişse onun başarısı nasıl belirlenecek? Örneğin fen konularını bedensel/duyudevinimsel uyarıcılar ile öğrenmişse, öğretmen sınavındaki sözel ve sayısal uyarıcılar ile onun başarısı belirlenemez.

Bu tip öğrencilerin öğrendiklerini ortaya koyarken; hareket ve dokunsal aktiviteler yapmaları sağlanmalı, rol yapmalarını ve oyunculuk yapma fırsatları yaratılmalı, onlara çalışırken hareket etmelerine izin verilmeli, dikiş yapma, model yapma ve ince motor beceriler gerektiren başka etkinlikler yapmaları sağlanmalı*. Böylece fen konularını ne oranda kazandıkları yapacakları psiko-motor hareketlere bakarak ölçülüp değerlendirilmelidir. Örneğin kan dolaşımını öğrenci dans figürleri ile gösterebilir.

Benzer şekilde Müzikal/Ritmik zekası güçlü olan öğrencilerin öğrendikleri konuları aktarmaları için; öğrendikleri bir kavramı, ilkeyi veya olguyu anlatmaları için bildik bir şarkının sözlerini yeniden yazmaları, tarih ve coğrafya konularını dönem ve mekan müzikleri anlatmalarını sağlanmalı. Örneğin 1974 Barış Harekatı’nı dönemin müzikleri ile anlatmasına fırsatlar yaratılabilir.

ÇZK bir öğrencinin öğrenebileceği herhangi bir bilgiyi tüm öğrencilerin öğrenebileceği tezini öne sürer. Yeter ki öğrencilerin güçlü oldukları zekalar dikkate alınarak öğretim yapılsın. Ancak aynı zamanda başarı göstergesi için de ölçme-değerlendirme işlemlerinde yine öğrencilerin güçlü oldukları zekalarını kullanarak, öğrendikleri konuları sunma fırsatları sağlanmalı.  Ancak böyle bir durumda herkese eşit fırsatlar sunulmuş olur.

Yoksa yüzyıllardır yapılan haksızlık devam etmiş olacak. Geleneksel okul, hala daha Sözel/Dilbilimsel ve Mantıksal/Matematiksel zeka dışındaki diğer altı zekada güçlü olan bireylerin eğitimde fırsat eşitsizliğine uğramalarına neden olmaya devam edecek. Artık bunu yıkmanın zamanı geldi. Çarelerden biri de Çoklu Zeka Kuramı’dır.

*http://www.ascd.org/publications/books/100006/chapters/The-Theory-of-Multiple-Intelligences.aspx

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı