Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bir Zamanlar Böyleydi

MEDENİYETLER KAVŞAĞI:  Lefkoşa’daki Deveciler Hanı ve  çevresi i Roma döneminden günümüze Lüzinyan, Venedik, Osmanlı ve İngiliz döneminin kültürleri ile yoğrulmuş. Develer bu handa yüklerini indirdikleri için buraya Deveciler Hanı denmiş. 1960’lı yıllara kadar handa bulunan Osmanlı-Türk eseri çardaklı yapı ile altındaki otantik yapı ile develer için yapılan ahırlar 1960’tan hemen sonra yıkılmış. Deveciler Hanı, köylerden kasabalardan Cuma pazarına gelen otobüslere uzun yıllar hizmet etmiş ama korunamayan tarihi yerler listesine girmiş.

 

foto-1

 

 

LAMBASUYU: Lambanın suyu olur mu? Olur! Bunu Kıbrıslı Türkler yaptı. Lambaya su koydu ve lambasuyu oldu! Yakıştırma bir yana, bir meslekti lambasuyuculuk. Bu adla meslek icra edilir,  lambasuyu seyyar bir şekilde satılır, ekmek parası kazanılırdı. Yukarıdaki fotoğrafın Limasol’da çekildiği belirtilir. (Fotoğraf: Bülent Anibal’ın arşivinden.)

 

foto-2

 

ŞEHERE İNEN KÖYLÜ: Eskiden Lefkoşa’ya “şeher” denir. Lefkoşa civarındaki köylerden eşekleri ile şehere inen köylüler olurdu. Bunlar genellikle alış veriş yapmak için şehere gelirler, eşeklerine yükledikleri ürünlerini satarlardı. Fotoğraf böyle bir köylüyü eşeği ile şeherde yansıtıyor.

 

foto-3

 

 

LARNAKADA BİR VAKİT: Larnaka eski Kıbrıs’ın en önemli liman kentlerinden biriydi. Uzun yıllar yabancı misyonların burada ikamet ettikleri bilinir. 1920’li yılları yansıttığını sandığımız fotoğrafta, Larnaka’da bir cadde dönemin otantik evleri önünde arabalar ile süslenmiş sanki.

foto-4

 

BOĞAZ:  Fotoğraf St. Hillarion yolu ile Boğaz yolunun kesiştiği noktayı gösteriyor. Yıl 1950. Fotoğraf, ünlü fotoğrafçı Mangoyan’a ait.

foto-5d