Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BİR HALKIN GURURUYLA OYNAMAK…

Kararı duyduğumda şaka yaptıklarını sandım.

Hani bu futbol camiası espritüel insanlardan oluşur ya, yaşadıkları sorunu ironik bir şekilde gündeme getirmeye çalıştıklarını düşündüm.
Fakat yanılmışım.

Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu’nun gazetede fotoğrafını görünce doğrusu irkildim.
Fotoğraf tepeden tırnağa öfke abidesi gibiydi.
Ve sanırım bir o kadar öfkeli kulüp başkanlarının ruh hallerini yansıtıyordu.
Ya da öyle olduğunu umarım.
Çünkü bu “öfkeli” kulüp başkanlarının aldığı karar şakadan öte bir şey.
Türkiye Futbol Federasyonu’na ültimatom çekiyorlar “eğer bu sorunu 45 gün içinde çözmezseniz Kıbrıs (Rum) Futbol Federasyonu’na (KOP) üyelik için başvururuz” diyorlar.
Yani bir nevi “iltica ederiz” tehdidinde bulunuyorlar.
       ***
Kıbrıs Türk futbolu bir süredir BAL belası ile boğuşuyor.
Türkiye’de oynanan Bölgesel Amatör Lig (BAL) takımları bir süredir bizim başarılı futbolculara tebelleş oldu.
Bizimkilerin verdiği rakamlardan daha fazla paralarla transferler yapıyorlar.
Gidenler mutlu ama kulüpler kan-bağır pozisyonunda.
Çünkü hem elerlindeki en iyi oyuncuları kaybediyorlar hem de müthiş bir şekilde zarar ediyorlar.
Malum derdimiz tanınmamışlık BAL belasında da gelip bizi buluyor.
Normalde kulüpler üzerinden ve kulüplerin de çıkarları gözetilerek yapılması gereken transferler futbolcu ile yapılıyor ve futbolcu hariç herkes kaybediyor.
Bu konu da ciddi bir sorun olarak ortada duruyor.
Kulüplerin kaybettikleri bir sorun, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından bile tanınmamak bence en büyük sorun.

Bizim kulüpler bu sorunu görüşmek için toplantı yapmışlar ama garabet ve Kıbrıs Türkü’nün onurunu aşağılayan bir karara imza atmışlar.
“Eğer 45 gün içinde çözmezseniz Rum’a iltica ederiz.”
Lefke Kulübü’nün tavrı da buna tuz biber ekti.
Hakemin yönetimine itiraz edip sahayı işgal eden ve ceza alan Lefkeliler Rum Futbol Federasyonu Başkanı ile görüşmüşler ve onu Lefke’ye davet etmişler.
Verilmek istenen mesaj şudur;
“Bizi kızdırmayın, istediğimizi yapın yoksa gidip KOP’a üye oluruz…”

      ***

Her iki tavra da ortak cevaptır.
1980’li yıllarda Kuzey’de yaşayıp da yönetim tarafından mağdur edildiğine inananlar gazetecileri toplayıp “açın kapıları gidip Rum’a sığınacağız” diye bağırırlardı.
Şimdi 2015’te yapılanlar tam da budur.
Şimdilerde kapılar açıktır ve isteyen istediği yere gidip başvuru yapabilir.
1980’lerde o tehditleri yapıp da Güney’e iltica eden tek bir kişiyi bile görmedim.
Merak ediyorum 2015’te bunu yapabilecekler mi?
Son söz kulüp başkanlarına;
Beyler (henüz bir kadın başkan göremedik)…
Avrupa ve dünyaya açılacağız diye yola çıktınız, BAL’a teslim oldunuz.
Ve yeter artık durunuz.
Bir halkın gururuyla oynamak haddinize değildir…