Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bir ferman bir devrim

“Bugünden sonra divanda, dergahta, barigahta, Meclis’te ve meydanda Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır.”

 


Sözler Mehmet Bey’e ait.
Mehmet Bey, Göçebe Oğuzlardan Kerimüddin Karaman Bey’in oğludur.
1255 yıllarında Karaman Beyliği’ni kuran da Kerimüddin Karaman Bey’dir.
Onun ölümünden sonra Mehmet Bey Karamanların başına geçer.
İlk işi Türkçeyi Arapça ve Farsça baskısından kurtarmak olur.
Türk dili üzerine yayınladığı ferman o yukarıdaki fermandır.
Ve der ki:
“Bugünden sonra divanda, dergahta, barigahta, Meclis’te ve meydanda Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır.”

Türk Dil Bayramının kökeni de buralara dayanır.
Karamanoğulları Beyliği 1256’dan 1475 yılına kadar hüküm sürer.
Lakin Osmanlı durmaz. 1475’te Karamanoğulları’nın tarihine son verir.
Karamanoğulları’nın son Bey’i olan Piri Ahmet Bey’in karısı ve iki kızı Osmanlı tarafından esir alınır…

Herhalde cariye falan yaparlar!

Türk kimliğini Anadolu topraklarında korumaya ve geliştirmeye çalışan Türk boyları Osmanlı döneminde baskı altında tutulmuştur.
Osmanlı’lar, kendi uyduruk kimliklerini ön planda tutmuş, ilimden, sanattan, kültürden uzak, güce dayalı imparatorluk kurmuştur.

Türk boylarına karşı baskı, haliyle Türk dili üzerinde de kendisini göstermiştir.
Dilin gelişimi engellenmiştir.

“Ne mutlu Türküm diyene.”

Gazi Paşa’nın bu sözü ırkçılık değil, günün koşullarında bir başkaldırı olsa gerek.
O güne kadar Batı dünyası Türk kimliğini hor gören bir dünyaydı.
Osmanlı gibi.
Gazi’nin Türk kimliği üzerinde durması o günün koşullarında, yüzyıllardır ezilen bir halkın onurunu ayağa kaldırmak olsa gerek.
“Türküm” diyen bir tek Osmanlı Padişahı yoktur.

Zaten her şey gecikmeliydi…

Fransız İhtilali 1878’de yapıldı.
Ulus devlet, demokrasi ve insan hakları artık Batılıların gündemindeydi.
Türkiye, bu kavramlarla yüzyıllar sonra tanışmış, ancak Cumhuriyetle birlikte bunları gündeme taşımıştı.

Gazi Mustafa Kemal’in Türk diline verdiği önem bilinir.
Harf devrimi de bunun için.
Gazi Paşanın tutumu, Mehmet Bey’in tutumu gibi.
Biri ferman yayınlamış, biri devrim yapmış.
Üzerinden asırlar geçmiş.
Karamanoğulları çoktan Osmanlılar tarafından paramparça edilmiş.
Fakat,
Türkçe dili sürüp gitmiş…
Kaval olmuş, saz olmuş dillenmiş, güfte olmuş, şiir olmuş söylenmiş.
Gün gelip çattığında,
Gazi, harf devrimini yaparak Türkçe’ye gerekli önemin verilmesini sağlamış…

1571’de Kıbrıs’a Karaman bölgesinden gelen nüfus vardı.
Hatta, Karaman adını taşıyan birçok ailenin olduğu da bilinir.
Bazı ailelerin köklerinin Karaman’a kadar uzandığı da söylenmektedir.

Biz Beylik değil, devletiz.
Sonumuz ise belli değil…

Karamanoğulları 200 yıl kadar ayakta kalabilmişti…

Not: Karamanoğulları ile ilgili bilgiler Ermenek Belediyesi’nin resmi sitesinden alınmıştır.