Köşe Yazarları

Beş ayda biter çünkü…






Kıbrıs meselesinin beş ayda bitebileceğini yazdıktan sonra çok sayıda telefon ve mesaj aldım.

Gelen telefonların çoğunda soru ayni idi.
Bu sonuca nasıl varmıştım, arayanlar bunu soruyordu.
Türkiye’de 2014 yılında yerel yönetimler için seçimler var.
Ardından, Cumhurbaşkanı’nın ilk kez halk tarafından seçileceği seçim için sandıklar kurulacak.
Daha sonra ise genel seçimler var.
İktidardaki AK Parti seçim çalışmalarına çoktan başladı.
Hedef başta İstanbul olmak üzere AK Partili belediyeleri kaybetmemek ama bu arada İzmir gibi sembol olmuş CHP’li belediyeleri de kazanmak.
Çalışmalar bu çerçevede yapılıyor.
Her bölgede oluşturulan komiteler aday tespit çalışmalarını sürdürüyor.
Bölgelerde partili olmayanların da görüşü alınmak suretiyle geniş kapsamlı bir aday belirleme süreci izleniyor.
Her bölgede yapılan çalışmalar, ayın belirli günlerinde Ankara’da masaya yatırılıp değerlendiriliyor.
Kısacası AK Parti bu seçim meselesini çok ama çok fazla önemsiyor.
Ve önemsemenin gereklerini de yapıyor.
İşte Kıbrıs meselesini de bu çerçevede değerlendirmek lazım.
Kıbrıs meselesi her koşulda Türkiye’de iç politikada kullanılmaya fazlasıyla müsait ve alıcısı olan bir mesele.
Bir şekilde “Kıbrıs Türkiye için bir kamburdur” şeklinde özetlenebilecek iddialar ortaya atılsa da, Türkiye’deki Kıbrıs konusuna ilişkin hassasiyeti değiştirmek mümkün değil.
Türkiye’de Kıbrıs konusuna dönük çok büyük bir hassasiyet var.
Kıbrıs meselesinin çözüme ulaşabilmesi Kıbrıs’ta her iki tarafın da özverilerde bulunmasına bağlıdır.
Yani iki tarafın da bazı konularda taviz vermesine…
Çözüme ulaşma yolunda Rum tarafı anayasal konularda geri adımlar atmak durumundayken, buna karşılık olarak Türk tarafı da toprak konusunda adım atmak durumunda olacak.
Toprak konusunda atılacak adımların Türkiye’ye nasıl ve ne şekilde yansıyacağı çok önemli.
Seçim arifesinde Kıbrıs meselesine bulunacak bir çözüm Türkiye’de birileri tarafından iktidara karşı propaganda malzemesi olarak kullanılabilir.
Ve bu malzemeyi kullananlar çok rahat alıcı bulabilirler.
Türkiye’nin önünde çok hassas üç seçim var.
Özellikle de AK Parti iktidarı için bu üç seçimin çok büyük anlam ve önemi var.
AK Parti bu kadar çok önem verdiği seçimlere bir kala Kıbrıs konusunda kritik açılımlara imza koyma konusunda tereddüt edebilir.
Bunun için de seçim havasına tam anlamıyla girilmeden Kıbrıs konusunda ilerleme sağlanacaksa sağlanmalı, ortaya bir anlaşma metni çıkacak ve buna imzalar konulacaksa da konulmalıdır.
Gelinen aşamada başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere önemli aktörler Kıbrıs meselesinin artık tarihe mal olma zamanının geldiğini düşünüyorlar.
Bölgede sağlanacak bir anlaşma ile ortaya çıkacak işbirliği zemininin tüm paydaşların çıkarına olacağı düşüncesi, çözümün zorlanması gerektiği yönündeki isteği artırmış vaziyette.
Kıbrıs adası üzerinde dolaşan ekonomik kriz dalgasının ortadan kalkması ve Kıbrıs’ta refah seviyesinin artacağı bir zemin yaratılması da çözüme bağlı.
Çözüm de ancak ilgili tüm paydaşların kazanacağı bir noktada ortaya çıkarılabilir.
Çözüm için en uygun zamanda bulunmaktayız
Bu aşmada Kıbrıs meselesinin çözümü ilgili tüm tarafların kazanmasını sağlayacak.
Bu momentumun kaybedilmemesi için ilgili tarafların tümü elini çabuk tutmak zorunda.
Bunu yaparken de herkesin hassasiyetleri dikkate alınmalı.
Bunun için en uygun zaman önümüzdeki 4-5 aylık dönem…
Bu aylarda bir şey olacaksa olur, olmayacaksa işimiz zor.
Ama şu da işin bir başka boyutu. Önümüzdeki 4-5 ayda her şeye rağmen bir şey olmazsa Türk tarafı kendi yoluna gitme kararı verecek gibi.
Yani daha fazla bu oyunu oynamayacak…
Bekleyip göreceğiz…









Başa dön tuşu