DÜNYA BASININDA: Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Benter’in Angiotensin (1-7) isimli hormonun, kalp krizinden sonra faydalı olduğu görülen postconditioning metodunda önemli rolü olduğunu saptaması dünya basınında yer buldu
LABORATUAR ŞART: Benter: Biz eğer kendi üniversitelerimizde başarılı bu çalışmaları yapabilen değerli profesörler yetiştirmek istiyorsak bu laboratuarların burada kurulması lazım. Kıbrıslılar Avrupa ya da Amerika’ya gidip eğitim alıp döndükten sonra burada da verimli olmaya devam edebilsinler
EN FAZLA KALP: Benter, dünyada en fazla kalp hastalıklarından dolayı insanların yaşamını yitirdiğini anlattı ve sağlıksız beslenme, sigara kullanımı, hareketsizlik, spor yapmamak nedeniyle ortaya çıkan hiper tansiyon ve şeker hastalıkları gibi nedenlerin kalp problemlerini tetiklediğini söyledi
Vakıflar İdaresi Genel Müdürü ve DAÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Benter, diyabet hastaları için Angiotensin-(1-7) isimli ilacı geliştirilmesinin ardından büyük bir başarıya daha imza attı. Benter, kalp krizi geçirenlere tedavi bulmak için yapılan çalışmada kendi buluşu olan Angiotensin-(1-7) isimli hormonun, kalp krizinden sonra faydalı olduğu görülen postconditioning metodunda önemli rolü olduğu saptandı.
Benter’in tıp alanındaki buluşunun, kalp krizinden sonra meydana gelen zararın önlenmesinde önemli etkisi olacağı öne sürülüyor.
Başarı dünya basınında
Dünyanın en prestijli kalp/damar dergilerinden “American Journal of Physiology – Heart and Circulatory Physiology”, Aralık 2015 sayısında, Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Fadıl Benter’in yeni gözlemlerini yayımladı.
Benter: En çok ölüm kalp rahatsızlıklarından
Havadis’e konuşan İbrahim Benter, dünyada en fazla kalp hastalıklarından dolayı insanların yaşamını yitirdiğini anlattı ve sağlıksız beslenme, sigara kullanımı, hareketsizlik, spor yapmamak nedeniyle ortaya çıkan hiper tansiyon ve şeker hastalıkları gibi nedenlerin kalp problemlerini tetiklediğini söyledi.
Benter, sağlıksız beslenme, sigara kullanımı, hareketsizlik, spor yapmamak nedeniyle kalpte problemler oluştuğunu açıkladı. Bu problemlerden dolayı kalp krizi ve damar tıkanmaları rahatsızlıkları yaşandığına işaret eden Benter, bu neden bu konulardaki tedavinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
“Sebebi ve tedavisi için çalışmalar yaptık”
Benter yaptığı çalışmalarda özellikle hiper tansiyon, şeker hastalığı ve kardiyovasküler problemlerin nasıl tedavi edilebileceği ya da önlenebileceği şeklinde olduğunu anlattı. Bu konuda yaptığımız çalışmalarda yüksek tansiyon olduğunda ya da yüksek şeker olduğunda ne gibi kötü mekanizmalar çalışmaya başladığının tespit edilmesi yönünde olduğunu söyleyen Benter, ayrıca bu mekanizmaların ortaya çıkarılması ve ilaçlar geliştirip bu mekanizmaların durdurulması için çalıştıklarını belirtti. Benter, bu mekanizmalar durdurulduğunda, yüksek tansiyon ya da şekerin getireceği zararın önlendiğini ifade etti.
“Sorunu ortaya çıkarmak ve durdurmak için çalışıyoruz”
İbrahim Benter bir insanın kalp krizi geçirdiğinde acilen müdahale edilmesi gerektiğine dikkati çekti ve kalp krizinden hemen sonra saniyeler içerisinde ya da dakikalar içerisinde kalp hücreleri içinde birçok olay olduğunu anlattı.
Benter, “Bizim yapmaya çalıştığımız bu olan kötü olayların ne olduğunu ortaya çıkarmak ve durdurmak” dedi.
“Şu andaki tedavi yöntemleri yetersiz”
Kalp krizi sonrasında şu anda da uygulanan tedavi yöntemleri olduğunu ancak bu yöntemlerin yetersiz kaldığını kaydeden Benter şu ifadeleri kullandı:
“Senelerdir bu konuda çalışıyoruz. Birçok gözlemimiz oldu. Bilinen bir tedavi metodu vardır. Ona da postconditioning diyorlar.
Yani kalp krizi geçirdikten sonra doktorun yapabileceği bir müdahale vardır, onun zararı azalttığı gösterilmiştir. Fakat o tedavi kalbe tam nasıl faydalı olur bilinmiyor. Bizim bu uygulamamızla o uygulamanın nasıl çalıştığı anlaşıldı. Bu da o tedavinin daha da geliştirilmesi için bize faydalı olacak.
Şu anda elimizde bazı tedaviler vardır ancak bunların yeterli olmaması nedeniyle yine de insanlar ölüyor. Bizim bulduğumuz signaling in parotid mekanizma kalp krizi geçiren insanlara hemen müdahale ederken ne yapmamız gerektiği konusunda önemli bir bilgi vermiş olur.”
“Laboratuar şart”
Kıbrıs’ta bu araştırmaların yapılacağı laboratuarların kurulmasının şart olduğuna vurgu yapan Benter devamla şunları söyledi:
“Şu an ben DAÜ Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Fakat orada şu anda bizim çalışabileceğimiz laboratuarlar yok. Onları kurmak istiyoruz. Bu çalışmalar benim yurt dışındaki arkadaşlarla yaptığım çalışmalardır. Benim öğrencilerim var. Onarlın yaptığı çalışmalar var. Ümidimiz bu laboratuarları Kıbrıs’ta da kurup bu çalışmalara devam etmek. Bunların Kıbrıs’ta yapılmaması için hiçbir neden yok.
DAÜ’ye ilaveten ben YDÜ’de profesör Nedime Serakıncı Genetik Bölüm Başkanı, onunla da bazı projeler başlatıyoruz. Onlar büyük bir ihtimalle TUBİTAK tarafından desteklenecek. Bu çalışmalarımızı devam ettireceğiz.
Biz eğer kendi üniversitelerimizde başarılı bu çalışmaları yapabilen değerli profesörler yetiştirmek istiyorsak bu laboratuarların burada kurulması lazım. Kıbrıslılar Avrupa ya da Amerika’ya gidip eğitim alıp döndükten sonra burada da verimli olmaya devam edebilsinler.
Örneğin Amerika’da çalışırken laboratuarlar iyi olduğu için çalışıyorlar ancak buraya geldiklerinde duruyor. Çünkü o laboratuarlar o çevre yok. o verimin devam etmesi için bu laboratuarların kurulması gerekir.”
“1991’den beri çalışıyorum”
Benter, Angiotensin-(1-7) hormonun üzerinde 1991’den beri çalıştığını kaydedetti.
O dönemler de kimsenin kendisine inanmadığını belirten Benter hatta konferanslarda kendisine çok negatif eleştiriler geldiğini kaydetti.
Benter şimdi ise bu Pettitte üzerine çalışan dünyanın her yerinde yüzlerce üniversitenin laboratuar olduğuna dikkati çekerek, “Bu Pettittein hiper tansiyon hastalıklarında, değişik kardiyovasküler problemlerde hatta romatizma ve bazı beyinle ilgili problemlerde bile etkili olduğu ortaya çıktı” dedi.
































