Kemal Deniz Dana şu soruyu sormakta haklı:
“Bugüne kadar, Sayın Akıncı da dahil, yaptıkları tüm atamalar doğru mu?”
Sahi…
Sayın Akıncı Turizm Bakanlığı yapmadı mı?
Yaptı…
DP’den, UBP’den kalan isimleri görevden almadı mı?
Aldı…
Kim mi?
Benim ilk aklıma gelen isim Yalçın Vehit…
Neredeyse, 30 yıl KKTC’nin “lokomotif oteli” Salamis’i yönetti.
Sonra turizm müsteşarı olarak atandı.
Öyle siyasi bir kişiliği de olmadı.
DP ile de özdeşleşen bir isim olmadı.
Sadece işini yaptı…
Mustafa Akıncı, ilk iş, Yalçın Vehit’i aldı görevden…
Yerine kimi atadı?
Bülent Kanol…
Bülent Kanol kim?
İki toplumlu projelerle tanıdığımız bir isim.
Turizm geçmişi var mıydı?
Hayır…
Turizm tecrübesi var mıydı?
Hayır…
Tek özelliği neydi?
Sayın Akıncı’ya yakın bir isim olması…
O kadar.
Başarılı oldu mu Sayın Kanol?
Oldu.
Ama bu görevi yapmadan, bilemezdik…
Sayın Akıncı Cumhurbaşkanı oldu…
Atanan isimlerin atanmadan önce yaptıkları son işe bakacak olursak…
Müsteşarı üniversitede gazetecilik eğitimi veren bir isim…
Özel Kalem Müdürü İlkokul Öğretmeni…
Sözcüsü kebapçı…
Bu görevleri yapıp yapamayacaklarına, ancak görevlerini tamamladıkları zaman karar vereceğiz.
Ama tamamı “Sayın Akıncı’ya yakın isim” oldukları için o görevde…
Hepsi cumhurbaşkanlığında görev yapıyor…
Üstelik tekinin bile diplomasi geçmişi yok.
Eleştirenlere de bakmak lazım
Serdar Denktaş, “Mustafa Akıncı haklı” dedi…
Cezaevindeki adamı Devlet Tiyatroları Müdürü olarak atayan sanki benim?
Atamalar konusunda “zerre eleştiri” hakkı yok sayın serdar Denktaş’ın…
İsterseniz geçmişte yaptığı atamaları tek tek inceleyelim…
Kemal Deniz Dana’nın Turizm Bakanlığı Müsteşarı olarak atanmasından çok daha kötü atamaların altına imza atan bir isim kendisi…
Sayın Mehmet Ali Talat da Akıncı’ya hak verdi…
Sayın Talat’ın da geçmişten bu güne yapılan tüm atamalarda “nokta atışı” yaptığı söylenemez…
***
Evet, yanlış atama
Kimse, yukarıda yazdıklarıma bakarak, “Dün öyle, bugün böyle” demesin.
Maalesef, aynı noktadayım…
Kemal Deniz Dana;
İçişleri Bakanı olur…
Merkez Kaymakam olur…
Beş ilçeye kaymakam olur…
Bayındırlık ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı olur, hatta bakan da olur…
Ulaştırma Bakanı olur…
Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı olur…
Ama Turizm Bakanlığı Müsteşarı olmaz…
***
İlkesel doğru ama ya mantık...
Geçmişten günümüze yapılan atamalara bakıldığında, “ilkesel olarak doğru” olabilir.
Siyasetçiler de “ilkesel doğru” arayabilir…
Zaten kamu yöneticileri “ilkesel” davrandıkları için bu noktada dğeil miyiz?
“İşe göre adam değil, adamına göre iş” aradıkları için bu noktada değil miyiz?
Siyaset “ilke” arayabilir…
İlkenin çeşnisi mantık” değil mi?
Yani Hüseyin Özgürgün kurultay hesabı yapıyor diye…
“Başka yer kalmadığı” için “içişlerinde” uzman olan birini turizm bakanlığı müsteşarı yapmak istedi diye…
Biz de buna “yasalara uygun, o zaman tamam” mı diyeceğiz?
Ben demem…
***
Evet, eleştiririm
Ve evet…
Ve illa…
Ve haklı olarak…
Ben bu atamayı eleştiririm.
Çünkü mantığı yok.
Tek mantığı var…
Ki, Kemal Deniz Dana da onu söylüyor:
“Geçmişte yapılan atamalar yerinde miydi?”
E değildi…
E onları da eleştirmedik mi?
Neler neler yazdık bu sütunlarda…
Ya da, “ne kaldı yazmadığımız?”
Tınmayanlar belli…
Ben sonuna kadar eleştiri hakkımı kullanacağım bu konuda…
Kullanmaya da devam edeceğim.
Ama bu sütünlarda, ama radyo mikrofonlarında, ama TV ekranlarında…
***
Aşıkoğlu’nun yerinde olsam ne yapardım?
Ne mi yapardım…
Kesinlikle bu göreve devam etmezdim.
Bir parti düşünün ki başkanı size “şaibeli” diyor…
Bir bakan düşünün ki size, “Yahu Kemal Deniz Dana müsteşar olsun, senle de sözleşme yaparız” diye tabiri caizse, “ahlaksız” teklif yapıyor…
Bir turizm sektörü düşünün ki, adınızı tartışmaya başlıyor…
“Şunun adamı, bunun adamı” diye bugüne kadar vermiş olduğunuz hizmetleri aşağılıyor.
Zaten, Şahap Aşıkoğlu bu ortamda nasıl faydalı olacak ki?
Ben olsam, istifa etmekte gecikmem…
“Bekara karı boşamak kolay” belki…
Belki “sektör Aşıkoğlu’ndan çok şey” bekliyor…
Belki toplumsal konsensüs kalmasından yana…
Ne önemi var?
***
İkisi de mağdur
Şimdi, bu sürecin iki mağduru var…
Biri Kemal Deniz Dana…
Diğeri Şahap Aşıkoğlu…
Aşıkoğlu’nun da…
Dana’nın da kendi alanlarında kamuya ciddi hizmetleri var…
Ama şimdi oturduk ve “geçmiş hizmetlerini yok sayarak” ikisini de yerden yere vuruyoruz…
Vurmasak da, söylediğimiz her şey “aleyhlerine” algılanıyor.
Bu kavganın, eleştirilerin iki masum tarafı bu iki isim…
Kemal Deniz Dana…
Şahap Aşıkoğlu…
































