Köşe Yazarları

Belediyelere mali disiplin geliyor


Belediyeler Değişiklik Yasa Tasarısı, önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu’ndan geçirilerek, KKTC Cumhuriyet Meclisi’ne gönderilecek. Bu yasa tasarısının içerisindeki en önemli hususlardan biri de, belediyelerin sosyal güvenlik kurumlarına olan borçlarıyla ilgilidir.

Yapılacak olan düzenlemeyle, belediyelerde yatırılmayan Sosyal Sigorta, İhtiyat Sandığı yatırımları ile ilgili olarak önlemler alınacak. Buna göre, belediyeler arka arkaya 2 ay Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı yatırımlarını yapmazlarsa, Maliye Bakanlığı, belediyelere devlet bütçesinden yapılan devlet katkısından kesinti yaparak, yatırım yapmayan belediyeye ait Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı yatırımlarını sosyal güvenlik kurumlarına yatıracaktır.
Bu yasa yürürlüğe girdikten sonra, bazı belediyelerde yaşanan, çalışanların yatırılmayan sosyal güvenlik prim ve depozit sorunları da böylece çözülmüş olacaktır. Ayrıca, çalışanlarının sosyal güvenlik yatırımlarını uzun süredir yapmayan belediyelerin geçmiş birikmiş borçlarının da ödenebilmesi için faiz affı hariç, 15 yıla kadar taksitlendirme ve yapılandırma imkanı olacaktır.
Belediyeler Yasası’nda yapılan bu değişiklikler, gerçekten çok önemli ve çalışanların haklarını koruyan çok büyük adımlardır. Bundan sonra, artık hiçbir belediye başkanı, hesapsız, plansız davranamayacaktır. Gereksiz, popülist, bütçeyi umursamayan, istihdam ve harcamalar yapamayacaktır. Keyfilik sona erecektir. Herkes, ayağını yorganına göre uzatmaya alışmalıdır.
Herhangi bir belediye başkanı, çalışanların sosyal güvenlik yatırımları ve maaşlarını ödeyemiyorsa bence orada oturmasına hiç gerek yoktur. Önümüzde yerel seçimler vardır. Belediyelere, hele de yüklü miktarda borçları olan belediyelere talip olan başkan ve belediye meclis üyeleri hesap ve kitaplarını iyi yapsınlar. Belediyeler, iş bulma kurumları ve istihdam depoları değildir. Hele hele de eş, dost, akraba ve partililere ekmek kapısı yaratma yeri hiç değildir.

Belediyeler, kimsenin çiftliği değildir. Borç içinde yüzen belediye yöneticilerine sormak gerekir. Belediyeler, kendi işletmeleri olsa, böyle mi yönetirlerdi? İnancıma göre, belediyelerin büyük bir çoğunluğunda personel kadroları, ağzına kadar doludur. Uzun yıllar da personel ihtiyaçları olmayacaktır. Bu yüzden, hiçbir aday, kimseye istihdam amaçlı söz ve vaatte bulunmamalıdır.

Bu tür vaatlerde bulunan adaylara da, hiç kimse inanmamalıdır. Çünkü, bu yola başvuracak belediyelerin geleceği pek parlak olmayacak ve iflas bayrağı çok geçmeden çekilecektir. Sonuçta yine grevler ve eylemler başlayacak, kentler ve yaşam alanları tekrardan çöplere teslim olacak ve iş barışı, huzuru bozulacaktır. Bu yüzden, herkesin iyi düşünmesi ve planlarını da geçmiş tecrübeleri de dikkate alarak yapması gerekmektedir.

Ülkenin, yeni sorunları ve belirsizlikleri kaldıracak gücü kalmamıştır. Belediyeler halkındır. Halk da, belediyelerini kötü yöneten, borç batağına sokan yöneticilere prim tanımamalı, gereğini yapmalıdır. Daha sonra ağlamak, sızlamak boşunadır.

Belediyelerin, İhtiyat Sandığı’na yaklaşık 63 milyon TL, devletin diğer kurumlarına da 60 milyon TL olmak üzere toplamda 123 milyon TL borçları oluşmuştur. Bu borçların daha da artmaması ve biriken borçların süreç içinde takvimlendirilip, ödeme planına bağlanması konusu büyük önem arz etmektedir.
Bu yüzden, yeni düzenlemeleri içeren belediyeler yasa tasarısının, süratle, Bakanlar Kurulu’ndan geçip, Meclis’e gitmesi, ivedi bir şekilde görüşülüp, yasallaşması ve uygulamaya geçmesi çok büyük bir adım olacaktır.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı