Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Beklenen bir değişiklik. Ya sonra?

Önce “özerklik” hedefi belirlendi…

Ardından da…
Kıb- Tek Yönetim Kurulu, 24 Eylül tarihinde “alelacele” atandı…
Neden alelacele?
Zira kurumun akaryakıt alacak gücü kalmamış, hızla yeni bir borçlanma süreci gerekiyordu. 
O dönemde, kurumun Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirildi Erkan Okandan.
Okandan, hesap- kitap adamı…
Kamu Maliyesi gündemdeyse, kamu çalışanları içerisinde hesabı- kitabı yapabilen ender isimlerden de bir tanesi…
Neden?
Hayatı maliye bakanlığında geçti…
O “acele” içerisinde ataması yapıldı.

“Geçici olduğu” belliydi
Okandan’ın atandığı dönemde de yazmıştım…
“Kıb- Tek’i özerkleştirecek bir yönetim atanmadı” diye…
Şimdi İsmet Akim atandı.
Mali konularda CTP’nin en güvendiği isim.
CTP yıllarca devlet kasasını emanet ettiği Akim’e, emekliliği sonrasında parti kasasını emanet etti.
Şimdi de Kıb- Tek’i…
Kıb- Tek’in mali olarak “yeniden ayağa kalkması” için göreve getirildi.
Kıb- Tek, mali olarak bir noktaya gelmezse, özerkleşmesi de beklenemez. Bu net…
Okandan daha atandığı dönemde, “geçici” olduğu belliydi.
Zira Okandan aynı zamanda, Maliye Bakanlığı Bakanlık Müdürü.
Yoğun bir gündemi var…
Kendisi de “geçici olarak Kıb- Tek’te olduğunu” biliyordu, eminim…

“2+ 2= 4” mantığı ile…
Kıb- Tek Yönetim Kurulu Başkanı olan Okandan, önce borçlanma yaptı, ardından da “fiyat ayarlaması…” Yani zam…
Kıb- Tek ile ilgili mali rapor hazırlayan Okandan, “zam kaçınılmaz” dedi.
Hatta kendisine sormuştum: Zam çok mu gerekli?
Cevaplamıştı: Kıb- Tek yasasına göre, üretim maliyetinin altında faturalandırmak suçtur. Ben bu suçu işlemeyeceğim…
Hesap- kitap yaptı Okandan ve “zam kararı” aldı…
Bakanlar Kurulu da onayladı…
Hatta eleştiri de şuydu: Sadece mali hesap yapan ve piyasayı bilmeyen birini Kıb- Tek’te başa getirirsen, yapacağı tek şey zam olur…
Bu sürede “özerkleşmenin”, “ö”sü için dahi adım atılmadı.
Kıb- Tek, üretimini sürdürmek için sadece “zam” yaptı…

Akifler kabul etmedi
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, Kıb- Tek ile bizzat ilgilendi.
Kıb- Tek için ilk tercih aslında, kamuyu da özel sektörü de çok iyi bilen Ünal Akifler oldu.
Akifler, hem kamu kaynağını koruyacak, hem de yatırım kabiliyetini geliştirecek ekonomik akla sahip.
Yorgancıoğlu adına, Alpay Afşaroğlu, Akifler ile bir araya geldi.
Akifler önce “evet” dedi…
Sonra doktoru, sağlık sorunları nedeniyle bu stresli ortamın kendisine iyi gelmeyeceğini belirtti.
“Hayır” dedi Akifler…
Okandan’ın bir an önce asıl görevi olan Maliye Bakanlığı’na dönmesi gerekiyordu.
Hazır kurultay da bitmişken…
İsmet Akim göreve atandı…

“Parti kadrosu değil, Kıb-Tek kadrosu”
Bu güne kadar Kıb-Tek ile ilgili çok yazı yazdım…
CTP, Kıb- Tek’i “özerk” bir yapıya kavuşturacaksa ve hem mali hem de yönetim olarak güçlü bir yapı kuracaksa, “parti kadrolarına” takılıp kalmamalı…
Mali yapıyı bilen…
Hukuk bilgisi olan…
Şeffaf…
Yatırımcı…
İşletmeci, hukuku bilen, finans alanında uzman bir kadro ile ancak Kıb- Tek, “özerk” yapıya kavuşabilir.

Akim yetmez…
Tek başına İsmet Akim yetmez…
Akim, mali hukuku bilen ve kurumdaki kaçağı önleyebilecek ender isimlerden biri…
Kıb- Tek yönetimi, Okandan ile “dar bir” süreçten, “tüketime en az 7, en fazla 27 kuruş zam yaparak” çıktı…
Ama yeterli değildir…
Bu nedenle Akim, “ateşten bir gömlek” daha giyerken…
Sadece “mali” olarak Kıb- Tek’i düzlüğe çıkarma görevi yoktur…
Adaletsiz maaş dağılımı da…
Kamu alacaklarının toparlanması da…
Özel şahıs ve şirketlerinin borçları da…
Belediyelerin verecekleri de…
Tümü yetki ve sorumluluğundadır…
Bir de, “kurumun parasını har vurup harman savuranlarla” ilgili adımlar var…
Hesap sormak da Akim’in görevleri arasındadır…