Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Beklenen araseçim hezimeti

Yarın, 4 Kasım salı günü Amerika’da araseçimler olacak. Cumhurbaşkanlığı seçiminden iki yıl sonra yapılan ara seçimlerde, 435 üyeli Temsilciler Meclisinin tümü ve 100 üyeli Senato’nun üçte biri yenilenecek. Anketler Cumhuriyetçi Partinin hem Temsilciler Meclisinde hem de Senato’daki sandalye sayısını artırıp Amerikan Kongresi’nde kontrolü eline geçireceğini öngörüyor. Bunun gerçekleşmesi durumunda Obama, adını Amerikan politika tarihine başkanlığı sırasındaki iki araseçimde hem Temsilciler Meclisinde hem de Senatoda partisi en fazla kayıp yaşayan Amerikan Cumhurbaşkanı olarak yazdıracak. 

* * *
Obama’nın üyesi olduğu Demokrat Parti 2009 yılındaki araseçimde, Temsilciler Meclisinde 63 sandalye kaybedip çoğunluğu Cumhuriyetçilere kaptırmıştı. Senatoda ise 6 sandalye kaybedip, toplam Demokrat Senatör sayısını 57’den 51’e düşürmüştü.
* * *
Yarınki araseçimlerde ise Demokratların Temsilciler Meclisinde 5-12; Senatoda ise 5-10 arası sandalye daha kaybedeceği tahminleri yapılıyor.
* * *
Obama için işin kötü tarafı şu: Demokratların beklenilen kayıpları yaşaması, Temsilciler Meclisine ek olarak Senatonun da Cumhuriyetçilerin kontrolüne geçmesi anlamına geliyor. Son altı yıldır Obama ve Cumhuriyetçi Parti liderleri sağlıktan enerjiye, savunma harcamalarından vergilere kadar, neredeyse hiçbir konuda anlaşıp, partiler üstü, ortak karar veremediler. Uzun bir süreden beridir Amerika’da yasama ve yürütme işlevsel olmaktan çıkmış vaziyette. Zaten bu yüzden de Amerikalılar arasında sadece Obama’nın değil, bütün seçilmiş politikacıların kredibilitesi sıfıra yakın. Anlayacağınız, Cumhuriyetçilerin araseçimlerde başarılı olmasının beklenmesi, Amerikalıların onlardan memnun olduğu anlamına gelmiyor. Sadece, bu durumdan memnun olmayan ve geleneksel olarak Demokrat partiye oy veren çok sayıda genç, kadın, Hispanik ve Afrika kökenli Amerikalı bu seçimlerde gidip oy vermeyecek. Diğer yandan geleneksel olarak Cumhuriyetçi partiye oy veren kesimler, her ne kadar durumdan hoşnut olmasalar da görece daha büyük sayılarda gidip oy verecek.
* * *
Özet olarak, daha iyi yaptığı için değil, seçmenini harekete geçirmekte daha başarılı olduğundan Cumhuriyetçi Parti sandalye sayısını artıracak gibi görünüyor. Fakat bu artış Cumhuriyetçilerin Kongre’de Obama’nın veto yetkisini kullanmasını engelleyecek süper çoğunluğa ulaşmasına yetecek kadar büyük değil. Bunun anlamı ise son altı yılda işlevsel olmaktan çıkmış yasama ve yürütmenin 2016 yılında yapılacak başkanlık seçimlerine kadar yerini politik tıkanıklığa bırakacağı. Obama’nın karizmasının çizilmesini—Amerikan politika tarihine başkan olduğu iki araseçimde hem Temsilciler Meclisinde hem de Senatoda partisi en fazla kayıp yaşayan Amerikan Cumhurbaşkanı olarak adını yazdırmasını—saymazsak, esasında pek de değişen bir şey olmayacak.
* * *