Journal of Child Psychology and Psychiatry adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmanın kıdemli yazarı, UCL’de Profesör Clare Llewellyn BBC’ye yaptığı açıklamada, “Bazı çocukların belli yiyecekleri denemekte oldukça ‘acımasız’ davranmasının, bazılarının ise daha maceracı olup aile yemeklerine memnuniyetle katılmasının nedeni, ebeveynlik tarzlarından ziyade, çocuklar arasındaki genetik farklılıklardan kaynaklanıyor” dedi.

Çalışmanın baş yazarı Dr Zeynep Nas da, “yemek seçmenin yaygın olmasına rağmen aileler için kaygı sebebi olduğunu vurguladı ve bulguların “ebeveynlerin suçluluk duygularından kurtulmasına” yardımcı olmasını umduğunu söyledi.

Dr. Llewellyn, çalışmanın yemek seçenlere yardımcı olacak stratejileri incelemek üzere tasarlanmadığını, ancak diğer çalışmaların belirli tekniklerin yardımcı olduğunu öne sürdüğünü belirtti.

Bunlar arasında öne çıkan bazı stratejiler şöyle:

  • Çocuklara geniş yelpazede yiyecekler sunmaya devam etmek
  • Çocukların daha önce reddettiği yiyecekleri düzenli olarak sunmak. Bu, sakin bir ortamda yapılmalı ve yemek saatleri dışında da denenebilir
  • Mümkünse çocuklarla birlikte oturup yemek yemek ve çok fazla strese girmemeye çalışmak.

Araştırmacılar yemek seçmenin yaygın bir özellik olabileceği ancak aşırı yemek seçmenin yakın zamanda tanınan bir yeme bozukluğunun belirtisi olabileceği konusunda uyarıyor.

Bu sorun Kaçınmacı ve Kısıtlayıcı Gıda Alım Bozukluğu (ARFID) olarak adlandırılıyor ve önemli sağlık riskleri barındırıyor.

Bu gibi durumlarda sağlık uzmanlarından yardım alınması tavsiye ediliyor.