Baz istasyonlarının tamamen keyfi bir şekilde toplu yaşam alanlarının içine bir hastalık ve hatta “ölüm makinesi” olarak yerleştirildiğini iddia eden Mamalı, WHO, NGO, GENELEC, ICNIRP, IEEE, IRPA ve benzeri uluslararası kuruluşların bu konuda belirlediği standart test, ölçüm limit ve kaidelerinin hiçe sayıldığını savundu.
Mamalı yaptığı yazılı açıklamada, yapılan çeşitli tıbbi araştırmalarla baz istasyonlarının insan üzerinde dokularda ısınma (Termal Etki), insan doku hücrelerinin yapısını bozma (Kimyasal Etki), insan hücrelerinde büyük moleküllerin yani proteinlerin deforme oluşu, uykusuzluk, sinirlilik, unutkanlık, depresyon, baş ağrısı ve dönmesi gibi etkiler ile alzheimer hastalığı ve parkinson (Titreme) gibi tehlikeli beyin hastalıkları yapabileceğini ifade etti.
Yayılan dalgaların 3 tür kanser yapıcı etkisi bulunduğunu savunan Mamalı, baz istasyonlarının kendisi kanser yaptığı gibi, kanser yapıcı maddelerin hücreye girişini hızlandırdığını ayrıca, var olan ama gizli kalmış kanserin gidişini hızlandırdığı görüşünü ileri sürdü.
İnsan sağlığı üzerindeki olumsuz ve bozucu etkilerinin ortaya çıkmasından sonra çağdaş ülkelerde baz istasyonları hakkında çeşitli tedbirler alındığını da kaydeden Mamalı, Avrupa’da kanserli hastaların elektromanyetik alanlara maruz kalması ve/veya cep telefonu kullanmaları doktorlar tarafından yasaklandığını hatırlattı.
































