Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

“Bayramım onlara kavuştuğum gün”

Eşini ve oğlunu 42 yıl önce kaybeden 79 yaşındaki Cemaliye Şöförel’in gözünde yaş dinmedi. Eşini ve evladını bir daha göremeyen acılı anne bir cümle ile acısını kalbine gömdü

 

Devrim DEMİR

Cemaliye Şöförel, Dohni köyünde şehit edilen eşi ve oğlu için yas tutmaya devam ediyor. Gözyaşı bir gün bile dinmeyen şehit eşi- annesi Şoförel, Taşkent köyünde acısı ile yaşayan kadınlardan sadece bir tanesi.

20 yaşındaki oğlu Hamit ve 37 yaşındaki eşi Cuma Şöförel’i  42 yıl önce esir veren annenin acısı hiç dinmedi. Kalan 4 çocuğunu bin bir zorlukla büyüten Cemaliye nene, 42 yıl boyunca oğlunun ve eşinin bir gün geleceğine inandı ancak acı gerçeği geçtiğimiz 15 Ağustos tarihinde kabullendi.

Dohni Şehitleri ile birlikte, Taşkent’te eşi ve oğlunun tabutuna sarılan Cemaliye Şoförel, acısının, onlara kavuştuğu gün dineceğine inanarak yaşıyor.

Cemaliye teyzenin 42 yıl yaşadığına inandığı oğlu ve eşi Kayıp Şahıslar Komitesi’nin yaptığı çalışmalarda bulunup, 15 Ağustos tarihinde kimlik tespiti yapılarak defnedilmişti.

Özlemini duyduğu ve sarılmayı hayal ettiği oğlu ve eşinin tabutuna sarılan acılı anne acısını kalbine gömdü, fotoğraflarda teselli buluyor.

Gözü yaşlı anne kapılarını Havadis’e araladı.

Cemaliye Şöförel, 20 yaşındaki oğlu Hamit’i en son 42 yıl önce esir tutulduğu bir ilkokulun avlusunda hatırladığını anlattı.

“Anne beni öp”

Yaşadığı acının tarifi olmadığını söyleyen Cemaliye nene, yıllarca gelecekler ümidiyle yaşadı ve kalan 4 çocuğuna sarıldı.

Oğlunu ve eşini son gördüğü günü gözlerinden süzülen yaşlarla anlattı Cemaliye Şöförel.

Ogün yaşananları şöyle anlatıyor:

“Her gün ilk gün gibi hatırlıyorum evin önünden alındıkları günü. Komşumun evinde oturuyordum, Hamit’im 20 yaşındaydı küçük kardeşini tutarken kapının önünde kardeşini bırakıp, onu alıp gittiler. Eşimi de oturduğu kahveden aldılar.

Günlerce haber almadık, sonra bir okulun bahçesinde esir tutulduklarını öğrendik. Gece ayaz olur diye uzun pantolon istedi eşim haber yolladı ama ben onları görmek istiyordum. Bir arkadaşımın yardımı ile esir tutuldukları okula gittim.

Canım oğlum kırık bir camdan bana seslendi, yanına gittim. “Anne beni öp” sözü kulaklarımda. Bir daha onu göremeyeceğim korkusunu o an hissettim ve başını çıkardığı o kırık camdan onu son kez öptüm.

Üzülmesin diye ağlamadım, ertesi gün yine gitmek istedim ancak toplanan esirlerin yerinde yeller esiyordu.”

“Hep yaşadıklarına inandım”

Yıllarca bir gün oğlu ve eşi tarafından kapısının çalınacağına inanan Cemaliye nene 42 yıldır hissettiklerini şu cümlelerle özetledi:

“Ben onların hep yaşadığına inandım. Sanki hep bir yerlerde onları saklıyorlar, bir gün gelecekler diye bekledim.

42 yıl boyunca içimde hep o umutla yaşadım, bulunan kayıplarda onların olmamasına hem sevinip hem üzülüyordum. Sanki yaşıyorlar, geri gelip beni bulacaklar diye bekledim. Allah kimseye evlat acısını tattırmasın. Acıyı bilen bir anneyim, 42 yıl boyunca yaşarlar diye bekledim.”

“Ben onlara kavuştuğum gün bayram”   

Cemaliye nene şehitlerine 15 Ağustos tarihinde 42 yıl sonra son kez baktı. Cenazeye katılan gözü yaşlı anne hissettiklerini bir cümlede özetledi, “Ben her gün öldüm bayram neyime. Onlara kavuştuğum gün bayramım olacak” dedi.