Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bayramda neredeyiz?

Bizi sorarsanız…

Bayramda nerelerdesiniz derseniz…

Biz ailecek evimizde olacağız.

Bu bayramda, giderek ergenliğe doğru yol almış olan çocuklarımızla kaliteli vakit geçirmek olmalı bayram dedik kendi kendimize eşimle.

İstanbul’u boşalmış haliyle ailecek yaşamaya çalışacağız bayramda.

Bu bayram fiziken İstanbul’da olsam da, düşüncelerimde ve hayallerimde Lefkoşa’da Meriç sokakta büyüdüğüm evimizde ve Kumsal’daki mahallemizde olacağım.

Bayram sabahlarında gittiğimiz yakın akraba evlerinde, eski günlerin özleminde…

Demeyin sakın “eski bayramlar diyecek yaşa geldin mi diye”…

Öyle değil…

Dur ya,  belki de öyle.

51 yaşındayım. İki ay sonra 52.

Ama madem itiraf ettirdiniz bana.

Birlikte bakalım eskiye, size de ait bir şey bulunur mu diye…

Eminim bulunur.

Kocaman sofralar var geçmişteki bayramlarda.

Fırında annemin yaptığı domatesli soğanlı patates ve tavuk. Yanında da şehriyeli pilav, humus ve salata.

İkinci gün bol domatesli İzmir köftesi ve bir gün önceden kalırsa humus ve pilav.

Çocuklara Bel-Kola ve Bubble-up.

Küçücük dünyamızdaki o zamana göre tüm hayalleri aldıracak bayram harçlıkları.

Bunun verdiği mutluluk ve tatmin olma duygusu.

Hikâye ve fıkra anlatma üstadı rahmetli yazar Hizber (Hikmet) eniştemin öncülüğünde bol sohbet… Kahkaha…

En önemlisi ait olma.

Sorumluluğun üzerinde olmadığı, başın her sıkıştığında kucağına koşacak onlarca insanın içinde yaşama…

Dede, anneanne, babaanne amca, enişte, teyze, yenge, baba ve anne…

Ve komşular…

Şimdi sokakta gördüklerini bırak mahallendekini tanımıyorsun ya…

O zamanlar tüm mahallenin evladı olma…

Yıllar geçtikçe eksilme ve giderek yabancılaşma mahalleye.

O eksilmeyle artan sorumluluk sahibi olma…

Olgunlaşma…

Neyse ya…

Bu satırları yazdığım Bayram arifesinde bu kadar da duygusallık fazla…

****

Bunları yazarken çocukluğumdaki bayram sabahlarını düşündüm ya.

Şimdi ayaklarımın altı acıyor…

Sebebini biliyorum.

Çocukluğumdaki bayramlara yürüdüm farkında olmadan.

45 sene öncesine.

Az yol değil İstanbul’dan Kıbrıs’a yürümek.

Bayramınız şimdiden kutlu olsun.

En önemlisi nerede olursak olalım sağlık ve yaşadığımız topraklarda huzur.

Özellikle yanı başımızdaki coğrafyaya bakıp biraz düşününce gerisi gerçekten teferruat değil mi?