Köşe Yazarları

Başpiskopos “İNNE” Deyince Çözüm “Şonodon” Gelir







Mont Pelerin zirvesine bir hafta ara verilmesi, Akıncı ve Anastasiyadis’in tarihe geçecek önemli bir hamlesi olarak not edilmelidir.




       Güney Kıbrıs’ta, çözüm istemeyem insanlar küçük küçük partilerde örgütlenerek, boylarından büyük işler yapmaktadırlar.



       Televizyon programlarında, açık oturumlarda, tüm Partilere yer verildiği için, bu çözüm karşıtı partiler, halkı manipüle etmede genellikle başarılı olmaktadırlar.

       AKEL ve DİSİ’nin ikisi de en büyük güç olmalarına ve oy oranları % 60 ları geçmesine rağmen, işbirliği yerine, şimdiye kadar didişmeyi seçtiklerinden, küçük partilere MUHTAÇ VE ESİR olmaktadırlar.

       Rum tarafının bir de ULUSAL KONSEY saçmalığı vardır:

       Ulusal Konsey’de tüm küçük Partiler ve diğer Ulusal Güçler, eski Cumhurbaşkanları, Dini yetkililer de yer almaktadır. Bu toplantılarda, genellikle Hayır’cıların BORUSU ötmektedir.

       Anastasiyadis, Bu çevrelerin ortak hareket etmesini engellemek için,  Ulusal Konsey Toplantısından VAZGEÇEREK, Partileri Cuma günü, 45 er dakikalık baş başa görüşmelerde bilgilendirme yolunu seçerek, üzerindeki muhtemel baskıları baştan ETKİSİZLEŞTİRMİŞTİR.

       Anastasiyadis, Mont Pelerin’den döner dönmez, Başpiskopos ile tarihi bir toplantı yapmıştır.

       Bu tarihi toplantıdan sonra, Başpiskopos, TOPRAK KONUSUNDA, Akıncı’nın sunduğu önerileri aktaran Anastasiyadis’in açıklamalarından duyduğu memnuniyeti ve bu bilgiler ışığında ANASTASİYADİSİ DESTEKLEDİĞİNİ yeniden halkla paylaşmıştır.

       Başpiskopos’un “ İNNE” si, Türkçesiyle EVET’i Anastasiyadis’e büyük bir güç ve özgüven vermektedir.

       Çarşamba günü, Çipras’tan da çözüm yönünde DESTEK alan Anastasiyadis, artık Mont Pelerin’e güçlü bir pozisyonda gidecektir.

       Zaten, AKEL de bu çözüm şansının kaçırılmaması gerektiğini açıklayarak, RET CEPHESİNDE değil, EVET cephesinde olduğunu gösterme ihtiyacını göstermiştir.

       Kıbrıs Rum tarafında etkili pozisyonda olan kaynaklardan, son gelişmelerin bir değerlendirmesini almaya çalıştım:

       Rum Kaynakları, Anastasiyadis’in tek şansının, Kıbrıs Sorununu çözmede başarılı olması noktasında birleşmektedirler.

       AKEL ile ilgili Türk tarafındaki tereddütleri aktarınca, AKEL’in de bu kez çözüm politikasından kaçamayacağı, aksi halde Parti’nin parçalanacağı noktasında  herkes  hemfikirdir.

       Politis gazetesi’nin etkili ismi Yorgos Kaskanis ise, Çözümün  “ŞONODON” gelmekte olduğunu dillendirdi…

        Kaskanis tarafından, ŞONODON kelimesi, coşkulu dökülme , akma , sürecin çok hızlı ilerleyeceği ve kimsenin bu durumu engelleyemeyeceği anlamında kullanıldı.

       Rum toplumunda en etkili kurumlardan olan Kilise’nin, yeni Planda, Kuzey’de kalan mal varlıklarının önemli bir kısmının geri verileceği ve Kilise’nin EVET’inin bu kez sağlanacağı, Annan Planı’ndaki bu belirsizliğin giderileceği söylemi de, Başpiskopos’un açıklamalarıyla doğrulanmış oldu.

        Kuzey Kıbrıs’ta, 15 Kasım törenlerinde Tayyip Erdoğan ve diğer yetkililerin de, Akıncı’nın yürüttüğü Görüşme Sürecine desteğin ve FEDERASYON  hedefinin yeniden VURGULANMASI , Kıbrıs Sürecinde önemli bir noktada olunduğunu gösteren işaretlerdir.

       20 Kasım’da Mont Pelerin’de yeniden başlayacak olan süreç, tarihi ve BELİRLEYİCİ bir süreç olacaktır.

       20 Kasım süreci, YENİ BİR KIBRIS’ı doğuracak bir süreç olacaktır.

       Bu YENİ KIBRIS’ın, BİRLEŞMEYİ temsil etmesi OLASILIĞI YÜKSEKTİR.









Başa dön tuşu