Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Başınıza düşse, basına saldıramayacaktınız

İnşaat çöktü önceki gün Gönyeli-Lefkoşa sınırında…

İki işçi yaralandı…
Sonra, basın gitti olay yerine…
“İnşaatın altında kalmaktan” kurtulan işçiler, olayı görüntüleyen basın mensuplarının üzerine saldırdılar…
Kamera kırdılar…
Muhabir tartakladılar…
Bunun adı, cehalet, başka bir şey değil…
Neden mi?
Soma’ya bakın…

Soma’da yaşananlar, hepimizin yüzüne çarpılan bir tokattır…
Yüreğimize düşen bir acıdır…
Bin maden, dul kalan bir kadının bir damla gözyaşını ödeyemez…
Öksüz kalan bir evladın acısını dindiremez…
Evladını kaybeden bir annenin yüreğindeki acıyı dindiremez.
Maden işçileri, durmaksızın ölüyor Türkiye’de…
Bizde durum farklı mı?
Bizde çalışma koşulları çok mu iyi?

Rakamlar ürkütücü
Bakınız…
Dün Havadis Gazetesi’nde manşette yayınladık…
Duygu Alan, rakam rakam yazdı…
Herkesle konuştu…
Tablo oldukça ürkütücü…
2006- 2013 yılları arasında 2 bin 60 kez iş kazası meydana geldi.
2 bin 22 yaralı var…
“Yaralı” deyip geçmeyin…
Bu ciddi bir “ekonomik kayıp…”
Neden mi?
Bir kere, Sosyal Sigortalar Dairesi, yaralanan çalışanlar için ciddi bir kaynak ödüyor.
İş gücü kaybı yaşanıyor.
Sadece “tedbir alsa” işverenler, kamunun kasasında, daha farklı amaçlar için kullanılması gereken trilyonlar kalıyor…

Ve ölenler…
Ölü sayısına bakar mısınız 2006- 2013 yılları arasında?
2 bin 60 iş kazasında, 51 kişi hayatını kaybetti…
Pisi pisine ölümler bunlar.
51 kişi, iş güvenliği sağlanmadığı için bugün aramızda yok.
51 ailenin yüreği, anlamsız ölümler nedeniyle yaralı…

İnşaat sektörü…
51 ölü var ya iş kazaları nedeniyle yaşamını yitiren…
22 kişisi inşaat sektöründe…
Yarıya yakını…
Yani, tıpkı o çöken inşaat gibi…
O medyaya saldıran inşaat çalışanları var ya…
Onlarla aynı işi yapan 22 kişi, son yedi yılda yaşamını kaybetti.
İnşaatta yeterli, tedbir alınmadığı için…
Çalışanlar, “örgütsüz ve sadece sağlanan koşulda çalışmayı kabul ettiği” için…

Şimdi anladınız mı?
Sektörde çalışanlara ve basına saldıranlara sesleniyorum şimdi…
Size düşen görev, sağlıklı koşullarda çalışmak için mücadele etmektir, patron yalakalığı yapmak değil…
O saldırdığınız medya mensupları var ya…
Bütünü, “iş koşullarının iyileştirilmesi için” bir şekilde mücadele veriyor.
Sizin için de…
Yani, sendikasız çalışma…
Denetimsizlik…
Sorumsuz bazı işveren ya da taşeronun sorumsuzluğu…
Sadece “işçi canına” neden oluyor…
Bunun için devlet mücadele etmiyor…
Devlet denetlemiyor…
Ama medya bu denetimi yapıyor…
Yani dediğim o ki, “medya mensubu emekçi arkadaşlara” saldırdı ya bir grup inşaat işçisi…
“Başlarına bina çöküp, ağır yaralanmadıkları veya ölmedikleri” içindir…

Daha kötüsü olabilirdi.
Enerjilerini de, “iş koşullarını iyileştirmek” için harcamaları gerekir…
Bu memlekette, böyle…
Yanlarında, o saldırdıkları medya mensuplarından başka mücadele edecek olan da yoktur…
Çünkü bu ülkede böyledir…
Düzen değişir…
Yöneten değişir…
Hizmet standardı değişmez…