Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Basın özgürlüğü halkın özgürlüğü

(ÜVEY EVLAT GAZETELER…)

“Haberleri artık internetten okuruk”  cümlesi karşısında çılgına  dönenlerdenim.

Yeni dönemin modası budur.

Dünyada internet devasa bir sektör haline geldi ya bizde de ona öykünme moda oldu.

Dünya internette haber okumanın bedelini ödüyor, sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde internet haberciliği yapan sitelere verilen reklamları toplamı yüzlerce milyar dolara ulaştı.

Fakat bizdekilerin ellerini ceplerine atma niyeti yok.

Herşeyi bedava istiyorlar.

Ancak düşünün ki en iyi internet siteleri  ayda ancak 2 ya da 3 personeli istihdam edecek kadar para kazanabiliyorlar.

Ve internet üzerinden geleneksel basılı gazetelerin köküne kezzap suyu dökmeye çalışıyorlar.

Neyse, dünyada da öyle olacağı sanıldı. Fakat, geleneksel basılı gazeteler adeta küllerinden yeniden doğdu, toparlandılar ve yükselişe geçtiler.

Mürekkep kokusunun asla bitmeyeceğinden ve basılı gazetelerin kazanacağından eminim.

Umudumu yükselten ve basın günü hediyesi olarak saydığım paylaşımlar oldu.

Başını bazı akademisyenlerin çektiği birçok insan “basın özgürlüğü halkın özgürlüğüdür, özgürlüğüne sahip çıkmak istiyorsan her gün gazete bayiinden bir gazete satın al” kampanyası başlattılar.

Bu kampanya biz basılı medya emekçileri için müthiş bir moral-motivasyon oldu.

                                                                                              ***

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş kağıda basılı gazeteleri desteklemek için 5 yıllık bir destek programı hazırladıklarını açıkladı.

5 yıllık destek programının detayları Perşembe günü yapılacak bakanlar kurulu toplantısından sonra Başbakan Hüseyin Özgürgün tarafından açıklanacakmış.

Destek programının detayları henüz belli değil ama doğrusu her ikisini de şimdiden tebrik etmek isterim.

Çünkü basılı geleneksel medyanın desteklenmesi konusu yıllardır tartışılan bir yılan hikayesi  gibiydi.

Her gelen hükümetlerin cekli caklı nutuklar attığı ama gerçekte hiçbirşey yapmadığı bir yılan hikayesi.

Sadece Ömer Kalyoncu’nun başbakanlığı döneminde kdv ile ilgili bir düzenleme yapılmış ve dönemin birkaç aylık Maliye Bakanı da “artık bizden bu kadar” demişti.

Fakat, gazetelerin sorunları katlanarak arttı.

Memlekette nerdyese tüm sektörler yüz milyonlarca liraya varan destekler alırken gazetelere adeta üvey evlat muamelesi yapıldı.

Umarım şimdi bu üvey evlatlık giderilir.

Ve ülkenin son direnen kalelerinden olan gazeteler ayakta tutulur, yaşatılır.

Perşembeyi dört gözle bekleyeceğiz…