Röportaj

Başarı için 7 yıl boyunca 7 gün, 20 saat çalıştı


BEDELSİZ BAŞARI OLMAZ:  21’inde işbaşı yapan Mehmet Saydam, 28 yaşına dek 7 gün, 20 saat çalışmış. 35 yaşına kadar biri balayı olmak üzere sadece 4 kez tatil yapabilmiş. Genç yaşında önemli işlere imza atan Saydam’a göre bir bedel ödenmeden de başarıya ulaşılamıyor

Kader BALIKÇI

KKTC’nin saygın ve güvenilir mali müşavirlik ve danışmanlık şirketlerinden G. Saydam& CO’nun kurucu ortaklarından Mehmet Saydam İş’te Başarı röportajlar dizimizin bugünkü konuğu. 21 yaşında muhasebe ve finans elamanı olarak girdiği iş yaşamına 14 yılda önemli başarılar sığdıran Mehmet Saydam, babasından devraldığı şirketiyle yurt içi ve yurt dışında kurulu yüzlerce şirketin yurtdışında denetim ve danışmanlığını yapıyor. Mali müşavirlik, bağımsız denetim, yatırım danışmanlığı, vergi planlaması, bütçeleme ve aile şirketlerinin kurumsallaşması alanlarında hizmet veren şirketin tepe yöneticiliğini yürüten Mehmet Saydam’a göre, başarılarının sırrı insana güven ve sonuç odaklı çalışmalar yürütmek. Türkiye ve KKTC’de edindiği iş tecrübesini geniş vizyonu ile birleştirince şirketin başarısını kıtalar ötesine taşıyan Mehmet Saydam’ın hikayesinde bu işe baş koymuş herkesin çıkarması gereken önemli dersler bulunuyor.  21 ila 28 yaşları arasında 7 gün 20 saat çalışan ve iş maratonu hala süren Mehmet Saydam, 50’li yaşlarında Karpaz’a yerleşip balık tutmayı ve toprakla uğraşmayı planlıyor

Maraton Türkiye’de başladı
-20 yaşına kadar Kıbrıs’ta yaşamışsınız. Neler yaptınız o zamana kadar? Türkiye serüveniniz nasıl başladı?

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi’ni bitirdim. Babam Göksel Saydam ve annem Emine Saydam şirketimizin kurucularıdır. Ancak ben okulu bitirdikten sonra 1999 yılında kendi hayallerimi gerçekleştirmek üzere Türkiye’ye gitmeye karar verdim. 21 yaşımdaydım. Ankara’da başta inşaat sektörü olmak üzere pek çok alanda yatırım yapan bir şirkette muhasebe ve finans elemanı olarak yetiştirilmek üzere işe alındım. İlk iş günümde takım elbiselerimi giyip şirket merkezine gittim. Şık bir ofis falan verileceğini sanıyordum. Ama onlar bana İstanbul’daki şantiyenin yolunu gösterdiler. Gittim ve işe koyuldum. 3’er aylık periyotlarla görev yerim değişiyordu. Bu sayede Türkiye içinde ve Türkiye dışında pek çok tecrübe edindim. Her yeni görevimde yeni bir yatırım üzerinde uzmanlaşıyordum. Yol şantiyesi sonrasında, Hidroelektrik Santrali, Enerji Dağıtım Yatırımları, Yük Liman ve Marina  Yapımı ve İşletmeciliği, Turizm, Madencilik ve Sanayi gibi geniş bir yelpazede pratik eğitim aldım. Bir yandan da teorik eğitim sürüyordu. Süreç içerisinde tam anlamı ile bir mühendis olarak yetiştirildim.

7 gün 20 saat çalışıyordum

-Şirket içindeki yükselişiniz nasıl gerçekleşti?
Hafta içi şantiyelerdeydim. Hafta sonlarında ise Türkiye’nin en iyi vergi uzmanları ve maliye profesörlerinden özel eğitim alıyordum. İşin mutfağında 7 gün 20 saat çalışıyordum. O dönem Türkiye’de başlayan özelleştirmelerde benim de içinde bulunduğum grup önemli başarılara imza atıyordu. Merkezde çalışmaya başlamamla beraber şirket tüm eğitim masraflarımı karşılayarak yurt dışında ve yurt içinde ekonomi ve finans üzerine yüksek lisans yapmamı sağladı. Yönetim Kurulu, 28 yaşımın ilk günlerinde beni ana şirketin Finansal Koordinatörü olarak atadı. Ardından Yönetim Kurulu Danışmanlığı geldi.

İnsana yatırım en büyük kazanç

-Kendi şirketlerinizi ne zaman kurdunuz?
Her zaman kendi işimi kurmayı hayal ediyordum. O dönem bu hayalimi Türkiye’de çalıştığım şirketin Yönetim Kurulu ile paylaştım. Onlar, Türkiye’de ve yurtdışında kurmuş olduğum şirketlerimin ilk yatırım maliyetlerini dahi karşılayarak bana tam destek oldular. Kurmuş olduğum Finansal Yönetim-Yatırım Danışmanlığı ve Mali Müşavirlik şirketlerim ile başta Türkiye olmak üzere birçok ülkede hizmet vermeye başladım.

-Adaya dönme kararını nasıl verdiniz?

2008 yazında ailemi ziyaret için adaya geldiğim zaman babam artık yorulduğunu ve işi devralmam gerektiğini söyledi. Babam Göksel ve annem Emine Saydam’ın 1994’de kurduğu G. Saydam & CO’da ikisi dahil 5 kişi çalışıyordu. Ada’daki potansiyeli görmüştüm ve oğlumu burada yetiştirmek istiyordum. Hızla kararımı verdim ve Türkiye’de kurduğum 2 şirketimle ailemin şirketini birleştirdik. 2008 yılı Eylül ayı sonu itibarıyla KKTC’de çalışmaya başladım.

Dünya çapında kaliteli hizmet

-Şirketiniz ada dışında nerelerde hizmet veriyor?
Şu an konusunda uzman 45 kişiyle adanın en büyük yatırımlarını yapan şirketlerin, bankaların, beş yıldızlı pek çok otelin ve özelleştirmeye tabii şirketlerin danışmanlığını yürütüyoruz. Türkiye’deki 125 şirketin vergi danışmanlığı ve finansal yönetim danışmanlığı bizim elimizde. Yurt dışında da uluslararası 21 şirkete denetim ve danışmanlık yapıyoruz. İnsana yatırımı en büyük kazanç olarak görürüm. Bu nedenle doğru insanları tek bir çatı altında topladık. Çalışanlarımızın yaş ortalamaları 30. Ancak diyebilirim ki 40 yıllık tecrübeye sahipler. İşinin ehli bu 45 kişiyle mali danışmanlık, bağımsız denetim,  iç denetim, kurumsal finans, yönetim, yatırım danışmanlığı, vergi planlaması, bütçeleme ve aile şirketlerinin kurumsallaşması alanlarında önemli işlere imza atıyoruz. Merkezi Türkiye, KKTC ve Dubai olan 3 farklı alandaki ana şirketimiz, Güney Afrika, Rusya, Hollanda, İngiltere, Dubai, Afganistan, İsrail, Uganda, Kenya, Bulgaristan, Azerbaycan, Suriye, Libya, Lübnan, Polonya, Kazakistan, Türkmenistan ve diğer  bölge ülkelerinde G.Saydam&Co. North Face Investment Consultancy Ltd., KMS Danışmanlık, Cyprus Academy  ve NF Audit Company Ltd. olarak görev yapıyor.

Başarı için doğru insanlarla çalışın

-Şirketinizin çalışma prensipleri nelerdir?
Doğruluk, açıklık, gizlilik, kalite, profesyonellik, yaratıcılık, yenilikçilik, etik değerlere öncelik veren dinamik ve yüksek motivasyonlu hizmet şirketimizin çalışma prensipleridir. Doğru kişilerle ortaklık ve doğru insanlarla çalışmak başarının kapılarını sonuna kadar açar. Her ikisi de meslektaşım olan kurucu ortaklarımız anne ve babamın şirketle birlikte bana devrettiği saygın geçmiş ve bilgi birikimi başarı yolundaki en büyük avantajımdı. Denetimden Sorumlu Ortağımız Ebru Usar, Vergi Planlaması ve Danışmanlığı konusunda ciddi bir bilgi birikimine sahip olan Sorumlu Ortağımız Mine Onbaşı, Mali İşler Müdürlerimiz Servet Şahan, Mustafa Dik ve Çağlar Ünal ile sistemi kurgulama ve koordinasyon görevini yürüten Çise Kurtoğlu ve diğer tüm çalışma arkadaşlarımızla sektörde farkındalık yaratarak başarıya ulaştık.

Bilgi ve menfaati paylaşın

-Mehmet Saydam’ın başarısının sırrını açıklar mısınız?
İnsana güvenmek, bilgiyi ve onun getirdiği her türlü menfaati paylaşmayı bilmek, tamamıyla sonuç odaklı çalışmak. İş yaşamında benim için asla değişmeyecek bir altın kural vardır. Doğru kişilerle ortaklık ve doğru kişilerle çalışmak. Ayrıca yoğun tempoma rağmen müthiş sabrıyla desteğini hiç bir zaman esirgemeyen ve biricik oğlum Can’ı bana hediye eden sevgili eşim Demet Saydam’ın da başarımdaki payı çok önemlidir.

-Çok çalışmış, çok başarılar elde etmişsiniz. Ama siz bunları yaparken de hayat akıp gitmiş. Kaçırdığınız bir şey oldu mu?
Evet, 21 ila 28 yaşlarım arasında çok çalıştım. Hiç bir sosyal hayatım yoktu. Bu yoğun temponun tam ortalarında 24 yaşımda evlendim. 26’sında baba oldum. Oğlumun nasıl büyüdüğünü göremedim. Eşime, oğluma, aileme, dostlarıma ve kendime zaman ayıramadım. Geriye dönüp baktığım zaman keşke bunları yapabilseydim diyorum. Ancak her başarının bir bedeli vardır. Ve ben bu bedeli fazlasıyla ödeyerek bulunduğum noktaya ulaştım.

Zorluklara güler geçerim

-Karşınıza çıkan zorluklara ilk tepkiniz ne olur? Risk alır mısınız?
İş hayatımda en çok kullandığım iki cümle, “Hadi başlayalım, hadi bir daha deneyelim” olmuştur. Zorluklar her zaman insanın karşısına çıkabilir. Ancak bunlar hayata tutunmanın ve yaşanandan daha güçlü çıkmanın en önemli öğesidir. Zorluklara güler geçerim ve tekrar denerim. Ticari hayatta her zaman risk vardır. Ve siz bu riskleri tamamen yönetemezsiniz. Sadece minimize edebilirsiniz. Biz de yeni bir yola çıkarken bunu göz ardı etmeyiz.

 

***

HAYALİ KARPAZ’DA EMEKLİLİK
-Hayaliniz: Yönettiğim şirketlerin hedeflediğim büyüklüğe ulaşması durumunda 50’li yaşlarımda emekli olarak dünyanın en güzel köyü Karpaz’a yerleşip balık tutmak ve toprakla uğraşmak.
-Hayal kırıklığınız: Ülkemizdeki trafik kazalarında insanların hayatlarını kaybetmesi ve kanser vakalarının artması.
-En sık kullandığınız söz: Hadi başlayalım, hadi tekrar deneyelim.
-Sevdiğiniz şarkı: Bak Yeşil Yeşil…
-Son okuduğunuz kitap: The Power of Destroy—William H. Nixon
-Tatil tercihiniz: Şu an önceliğim çalışmak. Ancak oğlum Can’la her pazar birlikte balık tutmak en büyük keyfim.

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı