DAHA 4 YAŞINDA: Dört yaşındaki Barış Yılmaz, milyonda bir kişide görülen hastalığı nedeni ile çocukluğunu yaşayamıyor. Derisindeki dökülme ve erime nedeni ile ne okula gidebiliyor ne de sokağa çıkıp oyun oynayabiliyor. Üç yaşındaki bir çocuğun vücut ölçülerine sahip olan Barış, göz göre göre eriyor
AİLE ÇARESİZ: Barış’ın uzun yaşayabilmesi için çok iyi bakılması gerekiyor. Beslenmesinden, kıyafetlerinin türüne kadar itina gerektiriyor. Ailesinin kazancı, Barış’ın bakımını karşılamaya yetmiyor. Anne ev hanımı, baba ise bir taş ocağında asgari ücret ile çalışıyor
VATANDAŞ DEĞİL DİYE: KKTC’de 12 yıldır baba Hüseyin Yılmaz’ın çalışma izni ile ikamet eden Yılmaz ailesi, vatandaş olmadıkları için hiçbir haktan yararlanamıyor. Hayatını adeta küçük oğulları Barış’a adayan Yılmaz ailesi, insaniyet namına devletten yardım bekliyor
Fatoş ASLAN
On iki sene önce Hatay’dan gelip ülkemize yerleşen ancak halen vatandaş olamayan 3 çocuk sahibi 37 yaşındaki Hüseyin Yılmaz ve 28 yaşındaki Zeliha Yılmaz çifti; en küçük oğulları 4 yaşındaki Barış’ın doğumundan bu yana zor günler geçiriyor.
Doğuştan Epidermolizis Bülloza, yani halk dilinde “kelebek hastalığı” diye adlandırılan deri döküntüsü ve erimesi hastalığı bulunan Barış’ın tedavisi için aile büyük çaba harcıyor.
Taş ocağında işçi olarak çalışan baba Hüseyin Yılmaz, maaşı ile üç çocuğuna bakmak zorunda kalırken, anne Zeliha Yılmaz ise hayatını Barış’a adadı.
Çocukluğundan mahrum
Epidermolizis Bülloza hastası olarak dünyaya gelen küçük Barış’ın vücudunda sürekli yaralar oluşuyor.
Milyonda bir kişide görülen ve kesin tedavisi henüz bilinmeyen Epidermolizis Bülloza hastalığı ile günden güne eriyen küçük Barış, yaşıtları gibi çıkıp sokakta oyun oynayamıyor, okula gidemiyor. Hatta büyüyemiyor.
Dört yaşında olmasına rağmen 3 yaşındaki bir çocuğun vücut ölçülerine sahip olan Barış, olağan seyirde gelişmiyor.
Çaresizlik kahrediyor
Ailesi, Barış’ın sağlığına kavuşması için dört yıldır elinden gelenin fazlasını yapıyor ancak başarılı olamıyor. Çocuklarının günden güne eridiğini izleyen anne ve babası çaresizlikten kahroluyor.
Zeliha Yılmaz, yaşadıkları büyük dramı Havadis okurları ile paylaştı.
Milyonda bir kişide görülen bu hastalığın teşhisinin KKTC’de konulduğunu söyleyen Zeliha Yılmaz, hastalığın teşhisi konulduktan sonra vakit kaybeden Barış’ı İstanbul Şişli Araştırma Hastanesi’ne oradan da Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne götürdüklerini, ancak hastalığın tedavisi için hiçbir olumlu sonuç alınamadıklarını belirtti.
Küçük oğulları Barış’ın hastalığı nedeni ile normal bir hayat yaşamadığını söyleyen anne Zeliha Yılmaz, çocuğunun okula gidemediğini, yaşıtları gibi dışarı çıkıp oynayamadığını söyledi.
Barış’ın özel bir bakıma ihtiyacı olduğunu ve sürekli korunması gerektiğini söyleyen Zeliha Yılmaz, “Biz elimizden gelenin fazlasını yapıyoruz ama yetmiyor. Oğlumun çok daha iyi şartlarda bakılması gerekiyor. Bu şartlar altında oğlum daha fazla direnemez” diye gözyaşı döktü.
Devletten yardım bekliyor
Barış’a ihtiyacı olduğu bakımı sağlayabilmek için yardıma ihtiyaçlarının olduğunu söyleyen çaresiz anne Zeliha Yılmaz, devletten yardım elini uzatmasını istedi.
Anne Yılmaz, şunları söyledi: “Barış, doğduğundan beri böyle. Derisi kendiliğinden eriyor, doktorlar milyonda bir görülen bir hastalık olduğunu söylediler. Hastalığını ilk kez burada teşhis ettiler. Barış’ı Türkiye’de birçok gelişmiş hastaneye götürdük. Her götürdüğümüz hastane hastalığı için aynı teşhis konuldu ancak tedavi ettiremedik. Eşim, taş ocaklarında, asgari ücret ile çalışıyor. Evimiz kira yani maddi yönden çok zor durumdayız. Barış için ona daha iyi bakabilmek için KKTC’de de Türkiye’de de birçok yardım kuruluşuna başvurduk ancak sonuç alamadık.
“Yetmiyoruz”
Ne maddi ne de manevi hiçbir yerden desteğimiz yok. 12 senedir KKTC’de ikamet etmemize rağmen vatandaş olamıyoruz. KKTC vatandaşı olmadığımız içinde hiçbir haktan yararlanamıyoruz. Eşimin maaşıyla çok zor geçiniyoruz.
Barış’ın sağlık sorunu nedeni ile yanından ayrılamıyorum, dolayısıyla ben de çalışamıyorum. Barışın özel bakıma ve tedaviye ihtiyacı var. Bunları karşılamak için maddi gücümüz yetersiz… Doktorlar, iyi bakılmazsa Barış’ın çok uzun yaşayamayacağını söylediler. Barış, çok iyi beslenmeli, derisine zarar verilmemesi için tüm kıyafetleri yüzde yüz pamuklu olmalı. Yeteri kadar iyi beslenemediği için çocuğumun bütün dişleri çürüdü. Biz yetemiyoruz, yetinemiyoruz. Tek umudumuz devlet. Elimizi açtık evladımın hayatı için tardım bekliyoruz.”
Hastalığı nedeni ile Barış’ın vücudunda sürekli yaralar oluşuyor, derisinde dökülme ve erime oluyor
Hayatını küçük oğulları Barış’a adayan ailesi, iyileşmesi için elinden geleni yapıyor ancak kazançları Barış’ın ihtiyacı olan bakımı karşılamaya yetmiyor
































