Kemal Deniz Dana, dün önemli bir gün yaşadı.
Uzun süredir beklediği güçlü destek, Demokrat Parti’den geldi.
Serdar Denktaş, “DP Takımı ile uyum içinde çalışacağına söz ver” dedi.
Dana da basın önünde söz verdi…
Ardından, UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün ile medyanın karşısına geçti.
Uzun uzun projelerini anlattı, beş “mega” proje sundu.
Ben, “Bu personel yapısı ile, Lefkoşa’ya kimse mega proje yapamaz” dedi.
Dana, sorumu cevaplarken, “Bana Lefkoşa’yı yeniden inşa et deseler, 300 personel yeter” dedi.
Sonra da, 904 ve kendisi ile birlikte, Lefkoşa’nın gelirini nasıl artıracağını uzun uzun anlattı.
Başkent Lefkoşa’da 904 kişilik icraat olmadığını Sayın Dana da kabul etti.
Kendi rakamları ile de açıkladı.
Personel maaşı 4 milyon 350 bin TL…
Banka taksiti 1 milyon 70 bin TL…
Şu anda belediyenin aylık geliri 3. 5 milyon civarında…
Bu tabloda, kim nasıl mega proje gerçekleştirecek ve Lefkoşa’yı olduğundan daha iyi duruma getirecek, merak etmeyi sürdürüyorum.
Kimileri benim bu konudaki yaklaşımlarını, “Çalışan durdurulsun” olarak algılıyor.
Böyle bir şey yok.
Sadece bu konuya birilerinin dikkat çekmesi gerekiyor.
Madem ki başkan adayları “popülizm” yapıyor bu konuda…
Ben de söylüyorum.
Bu gelirler, ancak da personel ödemeye yeter.
Bir 10 yıl sonra da yatırımlar başlar…
***
Bas bas bağırıyorum: Hayal satıyorlar
Dün, içimiz dışımız Lefkoşa Türk Belediyesi oldu…
Mega projeler havada uçuşuyor.
Sanki, başkentteki bu sorunları hiç yaşamadık…
Sanki, 130 milyon TL civarında borcu olan LTB değil…
Topladığı para, çalışana yetmeyen LTB değil…
Kentin hak ettiği kadar temiz olmadığı ve organizasyonu sağlayacak ekonomik koşullardan yoksun olan LTB değil…
Geriye tek yol kalıyor:
– Lefkoşa halkı, yüksek vergi ödeyecek…
– Yeni vergiler düzenlenecek…
Aksi takdirde, Lefkoşa’yı kurtaracak mali kaynak yoktur.
Sosyal Sigorta ve İhtiyat sandığı ödenmiyor, ödenemiyor, bunun sonucunda da belediyenin borç yükü artıyor.
Yani, borcu da artarak ilerliyor.
Ben diyorum ki, “hiçbir şey yapılmasa, ancak da çalışanın maaşı ödenecek…”
Ve akılcı mali politikalar ortaya koymayan, personel konusunda samimi olmayan adaylar…
“Bir süre daha Lefkoşa böyle gidecek, emekli olup, sayısı azalana kadar çalışanın, hizmet seviyesi de bu olacak” demeyen aday, hayal satıyor, samimi değildir.
Yok eğer, “Dur kazanayım da, işlemeyen, işe yaramayan, Lefkoşalının ensesinden geçinen ama Lefkoşalıya hizmet etmeyen 200 kişiyi kapının önüne koyacağım” diye aklından geçiren ama bunu Lefkoşalı ile paylaşmayan aday varsa…
Popülizmin ağa babasını yapıyor demektir…
***
O meclis üyeleri
LTB’nin geçmiş sekiz yılının, yedi yılında, Cemal Bulutoğluları görevdeydi.
Seçimi kazandı…
DP adayı olarak…
İlk işi, istihdam yapmaya başlamak oldu…
LTB Meclisi’nde sesler yükseldi.
Bulutoğluları, meclis toplantısında, üyelerin önüne birer “kağıt” koydu…
“Yazın istediğiniz ismi, işe alacağım” dedi…
Ve ne acıdır ki, UBP ve DP’lilerin hepsi…
CTP’den de “bazı isimler” o “kağıda” isim yazdı…
Kimi kızını…
Kimi oğlunu…
Kimi gelinini…
Kimi damadını…
İstihdamlara tepki, o gün durdu.
“Bazı CTP’lilerin de yakınlarını istihdam ettirmesi” ile CTP’li meclis üyeleri de uzun bir süre istihdamlar konusunda bir şey diyemedi…
Maalesef, bugün 904 olan, bir dönem de bin sınırına yaklaşan istihdamlarla ilgili, böyle de bir mazimiz var.
O meclis üyelerinin tamamına yakını, ya meclis üyeliğini bıraktı, ya seçilemedi, ya da bu dönemde aday değil…
Ama, bu ayıp, uzun yıllar hafızamdan, hafızamızdan silinmeyecek.
O meclis üyelerinin ağzına çalışan bir parmak bal, bugün, kosko0ca Lefkoşa’nın ve Lefkoşalının sırtında kocaman bir yük halindedir…
Öyle bir yük ki, atsan atılmaz, satsan satılmaz…
Ama “o meclis üyeleri” bugün, hiçbir şey yokmuş gibi, hayatına devam ediyor.
































