Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bakü Uluslararası İnsancıl Forumu

Dünyanın her tarafından gelen 800 kadar davetlinin katılımı ile ekim ayı başında yapılan Bakü Uluslararası İnsancıl Forumu çok iyi bir organizasyondu. Misafirlerin havaalanındaki VIP salonundan alınıp beş yıldızlı hotellere yerleştirilmesi, ultra modern Haydar Aliyev Merkezi’ndeki ilk günkü açılış programı çok iyi düzenlenmişti. İkinci gün değişik konularda bildiriler sunulan oturumlar da son derece ilginçti.  Forum sonrasında, Azerbaycan’ın değişik bölgelerine yapılan geziler de dâhil tüm program belli ki dikkatli bir şekilde, konukların Bakü ve Azerbaycan’la ilgili olabilecek en iyi izlenimlerle ayrılması için itina ile hazırlanmıştı.

* * *
İlk gün, Nobel ödülünü kazanmış on üç bilim insanı sahnede tek sıra halinde dizilmiş sandalyelerde yerlerini alıp, kısa konuşmalarını yaptılar. Onlar sahneye gelmeden önce de altı tane eski cumhurbaşkanı aynı formatta konuştular. Programda diğer cumhurbaşkanları ile aynı seansta olan Süleyman Demirel ise, konuşmasını açılış konuşmalarının yapıldığı ilk seansta oturarak okudu.
* * *
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve Rusya Başkanı Putin’in ortak başkanlığını yaptığı forumun bu yıl üçüncüsü gerçekleşti. Batı’nın Dünya Ekonomik Forum’una alternatif olarak görülen bu toplantı her ne kadar Rus-Azeri ortaklığı gibi görünse bile organizasyon tümüyle Bakü’de gerçekleşti ve üzerinde Azeri damgası vardı. Azerbaycan’ın üst düzey yetkili ve etkili insanlarının dünyanın dört bir yanından gelen konuklarla tanışması, onlarla bilgi alışverişinde bulunması ve network yapması için çok güzel bir ortam yaratılmıştı.
* * *
Forum’un en ilgimi çeken konuşmasını Cumhurbaşkanı Aliyev yaptı. Daha sonra, ofisindekilerden hiçbir yardım almadan tümünü kendisinin hazırladığını öğrendiğim konuşmasında, Aliyev dünyanın geleceğinin birlikte çalışma, karşılıklı anlayış ve karşılıklı saygı üzerine, değişik kültürler arasında diyalog üzerine kurulmasına inandığını belirtti. Günümüzde insani ve politik işbirliğinin düzeyinin hiç de iyi olmadığını gözlemlediğini ve bu yüzden de maalesef insanlığı büyük sorunların ve felaketlerin bekleyebileceğini söyledi. Bunda uluslararası ilişkilerin tesisini yapan seçilmiş politikacıların hesaba katmadıkları teknik olarak politik olmayan faktörlerin önemli rol oynadığını iddia etti.  Aliyev’e göre, bırakınız aralarında husumet olanları, “dost ülke” temsilcileri arasında bile ciddi bir güvensizlik ve birbirinden kuşku duyma mevcut ve bu da insani ve politik işbirliğinin istenilen düzeye gelmesine engel oluyor.  Aliyev’e göre insani ve politik işbirliğinin istenilen düzeye gelmesi için “kendimize güvenme”, “başkalarına güvenme” ve “ilişkilerimizde içtenlikli olmayı” önemli politik kategoriler olarak görmemiz gerekiyor. Türkiye ve Kıbrıs’ın da bulunduğu coğrafyadaki bir politikacının yaptığı bu gözlemin doğruluğuna katılmamak elde değil.
* * *