Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BAHÇELİ, ERDOĞAN FAY HATTI

Erdoğan Özbalıkçı

Kıbrıs sorununda yeni bir döneme girişin sinyallerini çok önceden almıştık.

Trump’ın seçimiyle birlikte tüm dünyada yeni bir yapının oluşacağı ortaya çıkmıştı.

Trump-Erdoğan İşbirliğini Orta Doğu’da ve Doğu Akdeniz’de daha sık ve daha belirleyici olarak göreceğiz.

Trump seçildiği ilk günden,  Rusya ve Çin’i zayıflatma statejisini adım adım ortaya koydu.

Trump, Rusya’nın özellikle Suriye’den çıkartılmasından sonra, bu bölgede İsrail ve Türkiye’ye dayanarak hedeflediği kontrolü kolaylıkla sağlayamaya yönelik politikalarını  hayata geçirmeye başladı.

Bu politikaların hayata geçirilmesindeki en büyük engel İsrail saldırganlığıdır.

Gazze iyice yıkıldıktan sonra , Netanyahu iktidarının çökertilmesi ve Erdoğan ile İsrail arasında yakınlaşmanın yeniden başlatılması, Trump’ın ana stratejisi olacaktır.

Amerikancı  ve Türkiye ile işbirliğine yakın bir İsrail bu ana stratejinin olmassa olmazıdır.

Türkiye, İsrail, ABD işbirliği olmadan, Rusya’nın Batı Avrupa üzerindeki ENERJİ HAKİMİYETİNİ kırmak mümkün değildir.

ÜÇ GÜN ÖNCE BATILI ÜLKELER 2028 yılından sonra, Rus gazı ve petrolünü kullanmak istemediklerini açıkladılar.

Rus enerjisine bağımlılığı KIRMANIN YOLU, AB ülkelerine yeni enerji kaynakları ve yolları bulmaktan geçer.

Böyle bir adımda , Türkiye gerek Azerbaycan üzerinden gelecek Orta Asya enerjileri, gerekse, Mısır, İsrail ve Kıbrıs Gazının geçmek zorunda olacağı ana NOKTA olacaktır.

Bu stratejinin hayata geçebilmesi için Türkiye’nin AB ülkeleriyle daha yakın bir işbirliğine ihtiyacı vardır.

Kıbrıs Sorunu çözümlenmeden gerek AB ülkeleriyle, gerekse İsrail- Mısır -Kıbrıs gazınının iletiminde başarıya ulaşmak mümkün değildir.

Erdoğan’ın ABD ye yakınlaşması ve bu yeni stratejiyi ileriye götürmeye çalışması, Türkiye’nin Kıbrıs Sorununda politika değiştirmesini gerektirmektedir,

Tatar ile yeni bir politika üretmek mümkün değildi. Şimdi Tufan ile, Türkiye DIŞ POLİTİKASI yeni yaratıcı politikaları üretme şansına kavuştu.

Tam da bu noktada DEVLET BAHÇELİ’nin iki kritik hamlesiyle karşılaşıldı.

Bahçeli, Erdoğan’ın Trump ile yakınlaşması sonucunda, Kuzey Kıbrıs üzerinden MHP nin sahip olduğu KARA PARA TRAFİĞİNİ kaybedeceğini anladı.

Türkiye’yi Trump’tan, dolayısıyla ÇÖZÜM ODAKLI MANEVRALARDAN alıkoymak için, TÜRKİYE-RUSYA-ÇİN ittifakını önerdi.

BAHÇELİ, Erdoğan’ı AMERİKA İTTİFAKINDAN kopartamayınca, Kuzey Kıbrıs’taki CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNİN sonucunu kullanarak, Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’ye bağlanması ve seçimin tanınmamasını ısrarla talep etti.

Erdoğan,  son aylarda BAHÇELİ’NİN EKSEN DEĞİŞTİRMEYE YÖNELİK POLİTİKALARINDAN HİÇBİRİNİ DESTEKLEMEDİ.

Gelecek günlerde Erdoğan-Bahçeli savaşı daha da kızışacaktır.

Türkiye’yı AB ülkelerine yakınlaştıracak ve Trump’ın Doğu Akdeniz ve Orta Doğudaki gücünü İsrail ile paylaşacak Erdoğan’ın  politikalarının gerek Kıbrıs’ta, gerekse Türkiye’de yaratacağı büyük dalgalanmalarını izleyeceğiz

Bahçeli, bu adımları engellemek için şimdi sivri ve tehlikeli politikaları ileri sürmektedir. Ancak bu politikaların karşılığı yoktur.