Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Bahçalarda böğrülce”

 

Bahçalarda böğrülce
Oynar gelin görümce

Maniler genellikle sözel kültürün bir parçasıdır ve kuşaktan kuşağa aktarılırken, yeni kuşaklar bunlardan eski hayatlara dair ipuçları ararlar.

“Bahçalarda böğrülce” olunca, gelin ile görümcenin neden oynamaya başladıkları bilinmiyor.

Çalmadan oynayan bir millet olduğumuz açık da, bunun “böğrülce “ ile ilgisi nedir?

Kıbrıs Adası Osmanlılar tarafından işgal edileceğinde mesele II. Selim’in Kıbrıs şaraplarına karşı olan düşkünlüğüne bağlanmıştı ama
Ebusuud’a bakılırsa durum İslami bir meseledir.

Ne vakit ki Sarı Selim Kıbrıs’ı almaya karar verir, haliyle Şeyhülislam Ebusuud Efendi’nin görüşlerine başvurulur.
O da “Önceden Müslüman yönetiminde bulunmuş toprakların tekrar fethi yerinde olur” şeklinde çok bilimsel bir fetva verir.
Efendinin Müslümanlar dediği Emevilerdir.

İsim vermeye gerek yok.
İslami yazarların çoğunun Kıbrıs’a bakış açısı “Kıbrıs Kıbrıslılara bırakılmayacak kadar stratejiktir” şeklindeki görüş çerçevesindedir.

On iki yıl oldu.
Hacılar baştadır.

Maraş konuşulunca,
O bölgenin Vakıf malları olduğu meselesi de konuşulur.
Bu konuşulursa bakın,
Yarın Abdülhamid’in şerhi de gündeme getirilir kim bilir.
Lozan ve Londra antlaşmalarına rağmen.
Zaten İslami yazarlar getiriyorlar.

Abdülhamid Han adayı İngilizlere verdiğinde “Hukuk-i Şahaneme asla halel gelmemek şartıyla muahedenameyi tasdik ederim” şeklinde şerh düşmüştü.

Zaten iki ayyaştan biri olan İsmet Paşa’yı Kıbrıs’ı verdi diye neredeyse “hain” biliyorlar.

Cumhuriyet dönemini hazmedemeyip Osmanlı’yla övünen hacıların ne yapacaklarını kestirmek zordur.
Hani Şah Süleyman’dan fevkalade bir şekilde geri çekilen Hacıların, aynı fevkaladelik içinde buradan geri çekileceğini düşünmek, hayalleri zorlamak olmaz mı?
En azından bu ortamda…

Ebusuud Efendi’nin fetvası akıllarındadır.
Nasıl ki Mustafa Kemal Paşa ile İsmet Paşa hep akıllarındaysa…

Bu çerçevede herhangi bir federal çözümün Ebusuud Efendi’nin fetvasına ters olduğunu biliyorlar.
Çünkü kafalarındaki mekanizma böyle çalıyor.
Suriye, Mısır ve diğer meselelerde akıllarının nasıl çalıştığı bilindiğine göre, bademlerin burada çözüm istediklerine inanmak doğrusu mantıklı gelmiyor.

Her çözüm dediklerinde aklınıza Ebusuud gelsin.

Peki “ne yapmalı?”

Siz, siz olmalı…
Bu kadarı yeterlidir…

Yoksa gerisi oyun havasıdır:
Bahçalarda böğrülce
Oynar gelin görümce
Oynasınlar bakalım
Bir araya gelince