Köşe Yazarları

B planı veya erken seçim senaryosu

Son zamanlarda “ B planı veya referandum olmazsa erken seçim ” gibi Kuzey Kıbrıs ekonomi-politiğini kökten değiştirecek açılımlar konuşulmaya başlandı. Tabii ki bunlar doğal ve sağlıklı tartışmalar.Lakin,bunları ortaya koyarken bir yol haritası ve programın-reçetenin de ortaya konulması lazım.

Ötesinde, bütün bunlar elbette müzakere sürecinin çökmesi veya referandumda taraflardan birinin hayır demesi sonrası daha mantıklı çabalar olacaktır. Ama madem bu tartışmalar başladı, o vakit bizde bu tartışmaları yapanlara katkı amaçlı bir çaba ortaya koyalım. Önce acı bir durum tespiti yapalım…

KKTC ekonomisi 8 yıldır PATINAJ yapıyor. Yani,ekonomiyi yeterince büyütemediğimiz,vatandaşın refah kaybı yaşadığı,gelir dağılımının bozulduğu,satın alma gücünün düştüğü,çok yüksek kamu borç stoğunun ve özel sektör-tüketici borçluluğunun içerisinde,kamusal bataklıklar ve mali açıklarla,orta gelir tuzağında kıvranan bir ekonomi içindeyiz.

Bu tuzaktan çıkmak için, hem bir taraftan çok köklü acılı reformlar yapmamız (TMK mülkiyet rejiminden tutunda,sosyal güvenliğe,özelleştirmeden tutunda kamu reformuna,eğitime kadar hayatın bir çok alanında) lazım, hem de ekonomiyi dış taleple (yani Kuzeye finansman,sermaye ve insan taşıyacak,daha çok dışarıya hizmet ve az biraz mal satacağımız bir politika paketi ) büyütecek yeni bir hikaye-kurgu-vizyon lazım…

Bu vizyonu da ancak aşağıdaki “makro ekonomi-politiği paketi” kurgusuyla desteklersek,kurgularsak ekonomide başarılı olabiliriz.Bu paket “kaba ayardır ”,yani Kuzey’in fabrika ayarlarını yeniden revize etmekle alakalıdır.Bunları yapmadan ne yaparsak, ya eksik,ya da yarım-yamalak olacaktır….

  • Başkanlık rejimine geçilmeli(parlamenter sistemi terketmeliyiz)
  • Türkiye ile aşağıdaki 3 ekonomik alandaki ilişkiyi revize etmeliyiz
  • Defacto TL para birliğini ya terketmeli(başka para), ya da TC para –merkez bankacılığı sistemine dahil olmalıyız
  • TC’nin Kuzey Kıbrıs’a kredi ve yardım politikasını değiştirmeliyiz
  • TC-KKTC defacto ekonomik entegrasyon(mal-hizmet-kişi-sermaye) ilişkimizi Kuzey lehine-ihtiyaçlarına göre yeniden güçlü bir şekilde ekonomik kurgulamalıyız.
  • TC-KKTC ekonomik programını ve KKTC orta vadeli ekonomik programını da yukarda bahsettiğim ve aşağıda bahsedeceğim temel bazı politikalara göre bunları DÖNÜŞÜM ve BÜYÜME vizyonuyla yeniden dizayn etmeliyiz.
  • Mülkiyet rejimini(TMK) yeniden revize etmeliyiz(nasıl olacağını çok anlattık)…

 

Bunlar çözüm dışındaki olasılıklarda MUTLAKA YAPMAMIZ gereken makro açılımlardır(zaten çözümle hepsini tepeden topuz zoruyla yapacağız). Ve bu açılımları da aşağıda ortaya koyacağım bazı temel makro ekonomi vizyonu ve politikalarıyla da mutlaka desteklemeliyiz.

Lakin bu politikaların da bir çapası-temel ekonomik vizyonu,referansı olması lazım.Ki,ekonomik programların referansı bu olmalıdır.Yani,KKTC ekonomisinin rotasını oturtacağımız ve herkesi bağlayacak ekonomik vizyonun temeli.

Bu vizyon ve çapa da şöyle olmalıdır; “ Kuzey Kıbrıs ekonomisi turizm ve üniversite sektörleri lokomotifliğinde HİZMETLER sektörüne dayalı bir ekonomidir. Tarım ve sanayi sektörlerine yönelik politikalar, hizmetler sektörüne REKABETÇİ değil, TAMAMLAYICI vizyonla uygulanır.”……NOKTA…..

Ve bu temel ekonomik vizyona bağlı kalarak; genelde  “ devleti, üretici-işletmeci fonksiyondan çıkarıp,düzenleyici-denetleyici fonksiyona sokacak ” şekilde aşağıda örnek olması için bazılarını saydığım önemli makro ekonomik politikaları içerecek DÖNÜŞÜMÜ ve BÜYÜMEYİ öngören ekonomik programı hayata geçireceğiz;

  • Yasakçı ve korumacı ithalat rejimini terkedeceğiz
  • Kamusal hizmetlerin çoğunu özelleştireceğiz
  • Bir çok sektörü ve piyasayı liberalize edeceğiz.
  • Yatırımcı dostu vergi reformu yapacağız(ör.tek oranlı) .
  • Ekonomideki teşvik ve sübvansiye sistemini kökten değiştireceğiz.
  • Finansmana erişim ve finansman maliyetini iyileştirici açılımlarla ve yeni finansal enstrümanları hayata geçireceğiz.
  • İş ve yatırım ikliminin önündeki bürokrasiyi iyileştirip-basitleştireceğiz
  • Yabancı sermaye-yatırımcı dostu politikalar uygulayacağız.
  • Girişimciliği ve hayatın bir çok alanında birleşmeleri teşvik edeceğiz.
  • İnsan kaynaklarımızı hem ülke ihtiyaçlarına, hem de yeni dünya ekonomisine göre dönüştürmek için eğitim sistemimizi değiştireceğiz.

 

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı