Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ayağa kalksana…

Yobaz çıktı,

“Annen de olsa diz kapağının üstü tahrik eder” dedi.

Düşün.
Anası evde.
Dizinin üstünü görünce,
Sulanıyor…

Bir de şortlu kadın, mini etekli kadın gördüğünde ne hale girer!
Tekmil çileden çıkar…

Sonra dönerler gazeteciyi yazılarından ötürü tutuklarlar.
Düşünce belirtti ya.
Çok zararlı.

Churchill, Stalin’e “duyduğumuz kadarıyla Sovyetler Birliği’nde konuşma özgürlüğü yokmuş” diyor. Stalin “yanlış duymuşsunuz” diye cevap veriyor, “isteyenin istediği kadar konuşma özgürlüğü var, sadece, konuştuktan sonra özgürlük garantisi yok!” (Yılmaz Özdil)

Özgürlük garantisi yobazda.
Diğerleri konuştuktan sonra içeri alınıyor.
Yobaz sırıtıyor.
Özgür ya.
Altı yaşında çocuğa da sulanabilir,
Anasına da.

İyi ki onlara bu “özgürlük” verilmiş!
Nasıl bir sapıklık ve manyaklık içinde oldukları bir bir dökülüyor.

Kral Abdullah öldü.
Medine de Mekke de onun ülkesinde.
Tam 30 karısı vardı, 37 çocuğu.
Dünyanın en zenginlerinden.
Günde beş vakit namazında.
Tuvaleti altından.
Altın olmazsa yapamazdı!

Her şey masumane başladı.
Niye türban takmasınlardı.
Mini etek giyenler vardı da.

Sıraya aldılar.
Daha fazla cami falan.
Niye olmasındı.
Müslüman değiller miydi?

Sonra sarıklılar, kara çarşaflılar doldu sokaklar.
İstanbul’un silüetini bozan gökdelenler gibi ülkenin sokakları çarşaflı, sarıklı insanlarla dolarken, sokakların caddelerin manzarası kirlendi bu kez.

Özgürlük var ya!
Tılsımlı sözcüktür.
O sözcük adına ilkokul çocuklarını kapatmaya başladılar.
Baktılar karşılarında güç yok.
Muhalefetin dermanı kalmamış.
Osmanlıcayı, 16 devletin simgesini gündeme getirdiler.
Bu arada, malı alan Üsküdar’ı geçti.
Kendi sermayelerini çoktan yaratmışlar;
Üstüne üstlük devlet içinde hırsızlık diz boyuna ulaşmıştı.

Ortaya saçıldı ama ahalinin gözü bağlanmıştı bir kere.
Zamanın ruhu var!
Hava onlardan yana.

Artık tam gaz.
Sıra çocuklarda.
Altı yaşında çocuk da alınabilir.
Anası eteğini dizinin üstüne çekerse, tahrik de olabilir…

Şimdi.
Kızma.
Temiz dinimiz ile bunları karıştırmayın diyenler,
Salak salak oturuyorlar.

Ayağa kalksana.
Laf yetiştireceğine dinini kurtar.
Sıranın senin anana gelmesini bekleme…