Seyahat

AVRUPA’NIN BOHEM ŞEHRİ PRAG


Çekce adı ‘Praha‘ farklı deyişiyle ‘Prag’ konumu itibarıyla Avrupa’nın kalbi olarak bilinmektedir. 1 Ocak 1993 yılından itibaren Çek Cumhuriyeti’nin başkenti ve en büyük şehri olan bu bohem şehir Vltava Nehri ile ikiye bölünmüştür.

Adını birçok kez duyduğum bu şehri gezmek için yine bir Noel döneminde üniversite arkadaşım Ümit ve eşi Sinan’ı da alarak yola çıktık. Yola çıkmadan önce detaylı program yaptığım bu şehirde 3 gece -4 gün konaklamanın şehri tanımak için ideal süre olacağına karar vermiştik. Birbirinden güzel anılarla her günü dolu dolu geçen gezimizi bu haftaki yazı dizimde sizlerle paylaşmış olacağım. Bu arada gezimizden çok kısa bir süre sonra aramızdan ayrılan Sinan arkadaşımızı da rahmetle anmış oluyorum.

Prag şehri de Avrupa’daki pek çok ülke gibi I. Dünya Savaşından etkilenmiştir. Ancak, II. Dünya Savaşında şans eseri şehir savaştan fazla etkilenmeyince Barok ve Gotik tarzdaki eserler günümüze kadar gelebilmiştir. İşte bu nedenledir ki kent Orta Avrupa’nın tarihi ve en romantik şehirleri arasında yerini almıştır. Şehrin tarihi sokaklarında dolaşırken nereye giderseniz gidin mutlaka karşınıza tüm ihtişamıyla bir tarihi bina çıkmaktadır. Kent genelinde Roma İmparatorluğu, Habsburg Hanedanlığı, Komünist Çekoslovakya ve Demokratik Çek Cumhuriyetinden kalma dokuyu görürsünüz. Ülkede 40 yıldan fazla hakimiyet süren komünist rejimi 17 Kasım 1989 yılından itibaren ’Kadife Devrim’ ile değişmiştir. 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliğine giren Çek Cumhuriyeti günümüzde ayni statüyü korumaktadır. Avrupa resmi para birimi olan € geçmemiş olup ülkede çek kronu kullanılmaktadır. Ülke konumu itibarıyla doğuda Slovakya, batıda Almanya, kuzeyde Polonya ve güneyde ise Avusturya ile komşudur. Şehrin nüfusunun yapılan istatistiklerde ise 1 milyon 200 bin olduğu biliniyor.

 

NASIL GİDİLİR

Eğer Kıbrıs çıkışlı havayolu ile gitmek isterseniz 2 alternatifiniz vardır. Uçuşunuzu Ercan çıkışlı Istanbul aktarmalı yapabilirsiniz. Böyle bir uçuş Istanbul’dan 2 saat 40 dakika sürmekte olup fiyatları dönemine göre €120’ dan başlamaktadır. Eğer Larnaka Havaalanını kullanarak Prag’a uçmak isterseniz dönemine göre direkt uçuşlar bu havaalanından yapılmaktadır. Böyle bir uçuşun fiyatı da yine€120’ dan başlamaktadır. Eğer Avrupa’da iseniz başta demiryolu ağı olmak üzere tren veya karayolu üzerinden otobüsleri de kullanarak şehre gidebilirsiniz.(www.skyscanner.net)

 

 

 

 

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Şehir içini yürüyerek gezebilirsiniz. Toplu taşıma aracı olarak şehir genelinde otobüs, finiküler, metro ve tramvay vardır. 50 kilometre uzunluğundaki şehir metrosu A, B ve C olmak üzere toplamda 3 farklı hattan oluşmaktadır. Bu hatlardan A yeşil hat, B sarı hat, C kırmızı hat olarak hizmet vermektedir.  Şehir metrosu sabah 05.00 – 24.00 arası çalışmaktadır. Genelde 5-10 dakika sıklıkta çalışan metrolara iş çıkış saatlerinde ek seferler uygulayarak duraklardaki bekleme süreleri 2-3 dakikaya kadar düşürülmüştür.

Prag’da tramvay hattı 500 kilometre uzunluğundadır. Sabah 04.30-24.00 arası düzenli olarak çalışmaktadır. Özellikle Prag Kalesi ve Belvedere arasında 22 numaralı tramvaylar hizmet verir.

Belediye otobüslerinin çalışma saatleri ise duraklara asılmıştır. Bu panolardan otobüs saatlerini ve destinasyonlarını takip edebilirsiniz. Taksiler yine ulaşımda kullanılan bir başka alternatiftir. Bu araçların tümünde taksimetre uygulanır. Bilinen taksiler yanı sıra Avrupa genelinde yaygın olarak kullanılan uber taksiler de şehir genelinde kullanılmaktadır. Akıllı telefonunuza bu uygulamayı indirmişseniz internet üzerinden ödeme ve çağrı yapabilirsiniz.

Old Town’da nostaljik takılmak istiyorsanız sizin için 2 alternatif vardır. Bunlardan bir tanesi antika arabalar ile yapılan turlardır. Bu turlar 40 dakika sürmekte olup ücreti €50 (1200CZK). Bu araçlarla tur yapmak istiyorsanız rezervasyonunuzu çok önceden  www.veterancars.cz internet sitesinden yaptırabilirsiniz. Fayton olarak bilinen at arabaları ile de tur yapmanız mümkündür. Bu arabalar birbirinden güzel bakımlı atlarla ve 1900‘lü yıllardan kalma kıyafetleri giymiş sürücüleri ile nostaljik bir gezi yapabilirsiniz.

Prag’a varışımızın ardından şehirde geçerli olan Prag Card’lardan almıştık. Bu kartlar 2,3 ve 4 gün seçenekleri olmak üzere farklı alternatifler sunuyor. Bu avantajlar arasında 60 turistik yere ücretsiz giriş, ücretsiz şehir turu gibi alternatiflerde vardır. Bu kartların 2 günlük olanları €62, 3 günlük olanları €72 ve 4 günlük olanları ise €83’dur. (www.praguecard.com)

GEZİLECEK YERLER

Karl Köprüsü (Karluv Most):1357 -1400 yıllarında yapılan köprüde birbirinden farklı güzellikte olan 30 tane heykel vardır. Bu heykeller arasında en ünlü olanı ise Aziz John Nepomuk’un heykelidir. 516 metre uzunluğundaki köprüye destek sağlamak   için köprünün iki tarafına 30 metre yüksekliğinde kuleler yapılmıştır. Sadece yaya trafiğine açık olan bu köprü üzerinde günün her saatinde yoğunluk yaşanmaktadır. Bizler de köprü üzerindeki insan seli arasına kapılmış olarak yürürken akordeon çalanları, resim çizen ressamları, seyyar tezgahlarda hediyelik eşya satan satıcıları ve tüm bu kişilerin arasında hayran bakışlar ve merakla köprü üzerinde gezmeye gelen insanları görmek ve izlemek muhteşemdi. Karl Köprüsü konum itibarı ile eski şehir ile Prag Kalesini birbirine bağlamaktadır.

Prag Kalesi (Prazky Hrad): 9.cu yüzyılda yapımına başlanan kalenin yapımı 300 yıl sürmüş ve ancak 12.ci yüzyılda tamamlanmıştır. Çek Cumhuriyeti Devlet konutu olarak kullanılan bu kale bir dönem Bohemya ve Kutsal Roma İmparatorluğu tarafından da kullanılmıştı. Kale içerisinde Aziz George Basilikası, Aziz Vitus Katedrali ve Kraliyet Bahçeleri vardır.  Muhteşem bir yapıya sahip olan kale Guiness Rekorlar kitabında ‘Dünyanın En Büyük Antik Kalesi’ olarak anılır. Şehir içinden Kaleye gitmek için 22 veya 23 numaralı tramvayları kullanabilirsiniz.

Aziz Vitus Katedrali: 1344 yılında inşasına başlanan Katedralin tamamlanması 1929 yılına denk gelmiştir. Evet yanlış okumadınız Katedralin yapımı tamı tamına 585 yıl sürmüştür. Prag Kalesi içinde bulunan bu dini yapıda eskiden taç giyme törenleri yapılmaktaydı.

Petrin Kulesi: TV kulesi olarak kullanılmaktadır. Kulenin olduğu yerden baktığınız zaman tüm görkemi ile Prag Kalesi ve Karl Köprüsü görülmektedir.

Eski Şehir (Starometske Namesti): 10.cu yüzyılda yapılan meydan şehrin en eski meydanıdır. Burası taç giyme törenleri başta olmak üzere yüzyıllar boyunca birçok etkinliğe sahne olmuştur. Hatta idamlar dahi bu meydanda yapılmaktaydı. Kısacası Prag’ın kalbinin attığı yer olan eski şehir ve buradaki tarihi yapılar 1992 yılından itibaren UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almaktadır.

Tyn Kilisesi (Tynsky Chram): Yapımına 14.cü yüzyılda başlanan kilise 16.cı yüzyılda tamamlanmıştır. Old Town olarak da bilinen eski şehirde yer alan kilisenin 80 metre uzunluğundaki kuleleri vardır. Kiliseye dıştan baktığınızda yapının Gotik yapı stilini ancak kilisenin içi gezildiği zaman ise dıştan tamamen farklı olarak Barok yapı stilinde olduğunu görürsünüz.

Astronomik Saat (Prazsky Orloj): Eski şehir meydanında olup Eski Belediye Sarayı olarak kullanılan bina üzerine 1410 yılında inşa edilmiştir. Saat üzerindeki 12 saat dilimi 12 burcu temsil etmektedir. Her saat başı saatin penceresinden görünen figür ve heykeller var. Bunlar arasında iskelet ölümü, elinde kese tutan Yahudi aç gözlülüğü, mandolin çalan Osmanlı sürekli sefayı, elinde ayna tutan figür ise kibiri tasvir etmektedir. Her saat başı figür ve heykellerin sunduğu bu gösteriyi izlemek için yüzlerce turist bu meydanda toplanıp bekleyiş içine girmektedirler. Kimisi saatin önünde ayakta, kimisi meydandaki kafelerde çok önceden yerlerini alarak tüm dikkatlerini saate doğru çevirmiştir. Bizler de ayakta beklemek yerine meydandaki kafelerden birinde dış mekanda oturup dizlerimize kırmızı battaniyeleri örtünüp sıcak şaraplarımızı yudumlarken saatin çalmasını merak içinde beklemiştik. Astronomik saat günümüzde Dünya üzerinde hala çalışmakta olan en eski saat olma özelliğini taşımaktadır.

St. Nikolas Kilisesi (Kostel Svateho Mikulase): 1700 yılında Barok tarzında yapılmıştır. Kilise içindeki süslemeler inanılmaz şekilde göz alıcı olup görenleri hayretler içinde bırakmaktadır. Kilise içinde bir de kocaman piyano vardır. Bir zamanlar Mozart’ın da bu piyanoda bestelerini çaldığı bilinmektedir.

Prag Yahudi Mahallesi: Mahalle Old Town ile Vltava Nehri arasında yer alır. Bu semt Josef olarak da bilinmektedir. Yahudilerin şehre ilk olarak 10.cu yüzyılda geldikleri tahmin edilir. Mezarlık içerisinde 100 binin üzerinde mezar vardır. İşte o nedenledir ki bu semtteki Yahudi Mezarlığı Avrupa’daki en büyük ve en eski Yahudi Mezarlığıdır. Ayrıca bölgedeki sinagoglar 1600’lü yıllardan kalma olup halen kullanılmaktadır.

Ulusal Tiyatro (Narodni Divadlo): Binanın önünden Vltava Nehri geçmektedir. Özgürlüğün ve ayrıca da kültürün sembolü olarak bilinen bu binanın çatısı altın renginde olup 19.cu yüzyılda inşa edilmiştir.

Toz Kulesi (Prasna Brana): Eski şehre açılan bir kapıdır.

Bot Turları: Şehrin farklı bölgelerinde yapılan kara turlarına ek olarak nehir üzerinde yapılan bot turları vardır. Vltava Nehri üzerinde dilerseniz hem yemeğinizi yer hem de müzik eşliğinde romantik bir gece turu yapmış olursunuz. Harika bir turdur eğer zamanınız varsa almanızı tavsiye ederim. Nehir üzerinde süzülürken şehrin ışıklandırılmış manzarası muhteşemdir.  Eğer siz bu turu akşam değil de daha kısa olarak gündüz yapmak istiyorsanız 45 dakika süren turları tercih edebilirsiniz. Böyle bir turun fiyatı ise €16’dan başlamaktadır.

Prag, Avrupa’nın en ünlü ve en çok bilinen kültür merkezlerinden olunca opera, konser ve tiyatro salonlarının olması da tabii ki kaçınılmazdır. Şehirde sizlere saymakla bitiremeyeceğim çok farklı müzeler de vardır. Bu müzelerden sadece birkaçını sayacak olursam en başta hiç tartışmasız Kafka, İşkence ve Komünizm Müzeleri gelmektedir.

İKLİM

Ilıman, karasal iklime sahip olan ülke genelinde olduğu gibi Prag’da kışlar soğuk ve karlı yazlar ise sıcak olmasa bile oldukça ılık geçmektedir. Şehri ziyaret etmek için en güzel aylar Mayıs, Haziran, Eylül ve Ekim aylarıdır.  Soğuk ve karlı hava sizin için sorun olmazsa bizler gibi Noel döneminde de kente gitmenizi özellikle tavsiye ederim. İşte bu dönemde kar altında tahta kulübelerden yapılmış Noel tezgahlarını dolaşmak sıcak yerel şaraplardan yudumlamak ve alışveriş yapmanın zevki asla tartışılamaz.

 

NE YENİR

Kahvaltıda krep yiyerek güne başlayabilirsiniz. Çorbalardan Gulaş çorbası, karışık sebzeler hazırlanarak yapılan Bramboracka çorbası, patates ve mantardan yapılan Kulajda çorbası Prag’a ait yiyeceklerin başında gelir. Svickova, krema ile pişirilen havuçlu sığır filetosudur. Smazeny syr ise kızartılmış peynir yemeğidir.

Çek Cumhuriyeti dünyanın günde en çok bira tüketen ülkelerinin başında gelir. Böyle de olunca Budweiser, Cerna Hora, Lobkowicz en popüler olan ve tüketilen bira markalarıdır.

 

 

NEREDE KALINIR

Prag şehrinde konaklamak için farklı alternatifler vardır. Kent genelinde Avrupa’nın pek çok kentinde uygulanan ayni yöntem vardır. Bu yöntem doğrultusunda şehir semtleri 1-10 arasında numaralandırılıyor. Rakamlar büyüdükçe şehir merkezinden uzaklaşmış olursunuz.  Her biri farklı konsept içeren olan oteller şehrin farklı bölgelerine dağılmışlardır. Old Town’da konaklamayı tercih eden misafirler eğer bu bölgede kalırlarsa tarihi yerleri daha kolay gezebilirler. Hareketli olan gece hayatını tercih eden misafirler ise hiç tartışmasız Zizkov bölgesini tercih etmelidirler. Nove Mesto ise adından da anlaşılacağı üzere yeni şehir bölgesidir. Bizler Prag’da konaklamamızda Eurostars Thalia (5*) oteli tercih etmiştik. Otelin konumu muazzam olup Nehre 1 dakika, Old Town’a ise 5 dakika yürüme mesafesinde idi. Sizlere tavsiye edeceğim 4* ve 3* oteller arasında Grand Majestic Hotel Prag (4*) ve Hotel King George (3*) vardır. (www.booking.com)

 

FESTİVALLER

Prag’da yıl boyu devam eden festivaller var. Bunlar klasik ve modern müzik dinletileri, film festivalleri, bira festivalleri olarak bilinir. Ayrıca Avrupa Film Günleri ve Bohemya karnavalı şehirde önemli olan etkinliklerdendir.

 

NE ALINIR

Yöreye has kupa, magnet, t-shirt, eldiven gibi hediyelikler alabilirsiniz. Taşımada hafif ancak değerde pahalı olarak lal taşı ise takılara meraklı olanların vazgeçilmezidir. Kristal ve kristalden yapılmış çok farklı bardak, kase, avize gibi alternatiflerde vardır. Ahşap oyuncaklar ve Çek porseleni de yerel hediyeliklerdendir. Prag’da birbirinden güzel hediyelik eşya satan küçük dükkanlar olmasına rağmen pek tabii ki günümüzün alışveriş tutkunlarına hitap edecek kocaman alışveriş merkezleri de vardır. Bu merkezler arasında en çok bilineni ise şehirdeki Kotva’dır.

Gerek tarihi gerekse kültür merkezlerinden dolayı Avrupa’nın kalbi olarak bilinen  tarihi PRAG şehrini henüz gezmemişseniz ilk fırsatınızda gezmenizi tavsiye ederim.

Haftaya bir başka Şirin’ce GEZİyorum’da buluşuncaya kadar sevgiyle kalınız…




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı