Avrupa’da görülmesi gereken köyler, masalsı güzelliğiyle, ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Kendine ait kültürü, yerel mutfağı, mimarisi, muhteşem doğası ve binlerce yıllık tarihiyle, bu köylerin her biri ilgi odağı olmayı başarıyor.
Alp Dağları’nın nefis manzarasından, Akdeniz’in mavisine kadar uzanan köyler, buzul gölleri, yemyeşil dağların arasında kalmış rengarenk çiçekleri, birbirinden leziz mutfakları ile eşsiz bir gezi deneyimi sunuyor.
Bu şirin yerlerin bazılarına ulaşmak ekstra çaba gerektirse de gösterilen çabanın sonucunda karşılaşılan manzara ödüle dönüşüyor. Avrupa tatili rotanıza aldığınıza pişman olmayacağınız en güzel 12 köyün listesini sizler için hazırladık.
1. Hallstatt, Avusturya

Avrupa-Koy-Halstatt
Hallstatt,muhteşem doğasıyla ziyaretçilerini büyülüyor.
Avusturya’nın masal kenti Hallstatt, tertemiz göl ve yemyeşil dağların arasında muhteşem bir konuma sahip. Binlerce yıl öncesine dayayan tuz madenciliği öyküsü, meydanında bulunan sarmaşık kaplı binaları ve yazın ayrı kışın ayrı güzel olan manzarasıyla şehir, ziyaretçilerini büyülüyor.
2. Manarola, İtalya

Avrupa-Koy-Manarola
Manarola, rengarek evleriyle ve değişik mimarisiyle ilgi görüyor.
Manarola, İtalya’da bulunan küçük ve renkli bir kasaba. Büyük bir kayanın üzerine kurulan şehir, değişik mimarisi ve evlerin önünde araba yerine tekne bulundurmasıyla ziyaretçilerini etkisi altına alıyor. Beş Arazi olarak da bilinen Cinque Terre kasabalarından biri olan Manarola, turistlerin en çok uğradığı ikinci bölge.
3. Bibury, İngiltere

Avrupa-Koy-Bibury
Bibury, masal gibi mimarisiyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor.
Bibury, eğimli çatıları, eski taş evleri ve yemyeşil çayırlarıyla İngiltere’deki “Üstün Doğal Güzellik Alanı” da olan sevimli bir köy. Alabalıklarla dolu olan Coln Nehri’nin ikiye böldüğü bölge, diğer doğal alanlara yakınlığı ile dikkat çekiyor. Bibury, muhteşem doğasıyla birçok kişinin beğenisini topluyor.
4. Colmar, Fransa

Avrupa-Koy-Colmar
Colmar, renkleri ve mimarisiyle fotoğrafçıların en çok tercih ettiği yerlerden.
Fransız ve Alman etkilerinin bir arada korunduğu Alsas Köyü Colmar‘da, yerel pastaneler hem kurvasan hem Almanya’ya özgü kugelhopf kekini, restoranlarsa kaz ciğeri ve lahana turşunu aynı anda satabiliyor. Köyde, II. Dünya Savaşı’nın yıkımından kurtulan birçok tarihi güzellik, yarı ahşap evler, sakin kanallar ve Arnavut kaldırımları bulunuyor.
5. Reine, Norveç

Avrupa-Koy-Reine
Buzul gölünün kenarındaki Reine, her yıl ziyaretçi akınına uğruyor.
Reine, Kuzey Kutup Dairesi’nde, saf güzelliği, el değmemiş doğası, safir koyları, fiyortları ve dağlarıyla sevimli bir balıkçı köyü. Bölgede “robuer” olarak da adlandırılan birçok parlak kırmızı balıkçı kabini, ziyaretçilere Norveç Denizi’ne doğrudan erişim sunmak için rahat evlere dönüştürülmüş. Burada, yazın gece yarısı güneşinden kışın kuzey ışıklarına, gece gökyüzünün büyüleyici görüntüsü rahatlıkla izlenebiliyor.
6. Pucisca (Pučiśća), Hırvatistan

Avrupa-Koy-Pucisca
Pucisca, ziyaretçilerine birbirinden farklı gezi rotaları sunuyor.
Pucisca, Dalmaçya Kıyısı‘nda, muhteşem manzarası ve doğal güzellikleriyle ilgi gören yerlerden. Brač Adası’nın pişmiş toprak çatılı beyaz taş villaları, Arnavut kaldırımlı dar sokak araları ve taş döşeli meydan görülmeye değer. Turkuaz renkli Adriyatik Denizi‘nde sakinliğin tadını çıkaran ziyaretçiler, doğa ile baş başa yüzmenin keyfini çıkarıyor.
7. Telč, Çek Cumhuriyeti

Avrupa-Koy-Telc
Telc, birbirinden güzel bina ve kafeleriyle ziyaretçilerine ev sahipliği yapıyor.
Moravia’da küçük bir kasaba olan Telč sakinleri, her binanın birbirinden daha güzel göründüğü ince uzun meydanda, ziyaretçileri ağırlıyor. Soluk Barok ve Rönesans tarzı cepheler, pastel boyalı yüksek çatılı yapılar, şimdilerde küçük dükkanlar ve kafelerde de görülüyor. Kasaba meydanını aynı dönemden kalma büyük bir şato ve geniş bir gölet çevreliyor.
8. Cong, İrlanda

Avrupa-Koy-Cong
Cong, muhteşem doğasıyla binlerce yıllık tarihini bir arada sunuyor.
Akarsularla çevrili, tablo güzelliğindeki Cong Köyü, gölleri ve yemyeşil çayırlarıyla dikkat çeken komşu bölgelerin birleşim noktası. Burada sayısız taş köprü, bir Ortaçağ manastırı, sazdan çatılı yazlık evler, Ashford Kalesi ve romantik bir lüks otele dönüştürülen Büyük Viktorya Malikanesi ziyaretçilerine keyifli zamanlar yaşatıyor.
9. Gruyères, İsviçre

Avrupa-Koy-Gruyeres
Gruyeres, özellikle mutfağı sayesinde dünyaca bilinen yerler arasında.
Gruyères, İsviçre’de yer alan Ortaçağ köylerinden biri. Burada bulunan geniş taş döşeli sokak, ziyaretçilerini 13. yüzyıldan kalma Gruyères Kalesi’ne ve onun heybetli surlarıyla çevresindeki Alp eteklerindeki geniş manzarasına kadar götürüyor. Köy ayrıca kendisiyle aynı adı taşıyan hafif, cevizli lezzetiyle fondü yapımında da kullanılan ve ülkemizde Gravyer olarak da bilinen peyniriyle ünlü.
10. Bled, Slovenya

Avrupa-Koy-Gruyeres
Bled, gölün ortasındaki adada bulunan kilisesiyle ilgi odağı olmayı başarıyor.
Slovenya’da bulunan ve küçük bir Alp kasabası olan Bled, buzul mavi suları ve içindeki adada küçük bir Barok Kilisesi’nin bulunduğu gölün kıyısında yer alıyor. Muhteşem panoramik manzaraya sahip Ortaçağ tepesi yürüyüş sevenler için bir çekim merkezine dönüşüyor. Ayrıca Hotel Park’ta bulunan krem ve muhallebi ile dolu şekerli bir pasta olan “kremšnita” gezginlerin denemesi gereken lezzetlerden.
11. Albarracin, İspanya

Avrupanin-Koyleri-Albarracin
Albarracin, farklı mimarisiyle dikkat çekiyor.
Albarracin, Avrupa’nın adeta tablo görünümündeki sevimli bir köyü. Ortaçağ İspanyası’nın merkezi olan Aragon Bölgesi, köyün çorak tepelerle çevrili duvarları arasında korunuyor. Alt Albaraccin’in dar sokakları ve dolambaçlı yollarında ziyaretçileri antik taş kuleler, hardal sarısı renkli kale ve şapel bekliyor. Bir zamanlar İber Yarımadası‘nda Müslümanların hakim olduğu dönemde bölgeye hakim olan Mağribi Al Banu Razin ailesi için adlandırılan bu şirin kasaba, 1961 yılında ulusal anıt ilan edilmiş.
12. Folegandros, Yunanistan

Avrupanin-Koyleri-Folegandros
Folegandros, coğrafi konumu ve beyaz evleriyle her yıl turist sayısını artırıyor.
Kiklad’ın güney kenarında yer alan bir ada olan Folegandros, ruhani güzelliği dikkat çekiyor. Yunanlıların 19. yüzyılda sahip olduğu adanın eski sakinleri Dorlar olsa da tarihte birçok farklı ülke bu coğrafyada hakimiyet kurmuş. Adada bulunan küçük sevimli köyler, beyaz duvarlı, renkli pencereli evleriyle ziyaretçilerine keyifli gezi rotaları çiziyor. Burası ayrıca Kiklad Adaları’nın en güzel plajlarından birine de sahip.
Her ne kadar vizesiz ülkeler arasında yer almasalar da, Avrupa tatilinde ziyaret edilebilecek bu 10 köy, masalsı bir gezi deneyimi yaşamak isteyenleri cezbediyor. Kendilerine özgü yapılarıyla köyler, mevsim gözetmeksizin ziyaretçilerini bekliyor.
Buzul göllerinin soğuğundan, güneşin yakıcı sıcaklığına kadar birçok deneyimin en güzel haliyle yaşanabileceği bu yerlere gezginlerin ilgisini artıyor. Güzel bir Avrupa seyahati yapmak isteyenlere yalnızca rotayı seçmek kalıyor.
































