TEKNİK OLARAK MÜMKÜN: Cengaver Cem: 1974’ten sonra askerlik süresi 30 aydan 24 aya, 24 aydan 18 aya, 18 aydan 15’e ve 12’ye düştü. Kimse mazeret üretmesin. Bu düşüş yaşanırken, şartları oluşturuldu, askeri makamlar ile bu konu görüşüldü. Meclis karar aldı. Bu teknik olarak mümkündür
PROFESYONEL ASKERLİK MÜMKÜN: Cem, askerlik süresinin kısalması için profesyonel askerliğin geliştirilmesi gerektiğini anımsatarak, “Dünyanın 88 ülkesinde profesyonel askerlik sistemi uygulanıyor. Bizde de uzman alımı ile kısmen de olsa, bir profesyonelliğe kayış vardır. Bu sisteme geçilmesi için altyapısının oluşması ve mali boyutunun karşılanması lazım” dedi
SİYASETÇİLER KARAR VERECEK: Emekli Tuğgeneral Cengaver Cem, ülkede “vicdani ret” için yasa olmadığını hatırlattı. Dünyadan örnekler veren Cem, “Anayasa Mahkemesi vicdani reddi bir hak olarak kabul ediyor ama iç hukukumuzda bir düzenleme olmadığına atıfta bulunarak, konuyu Meclis’in ve siyasi iradenin gündemine getiriyor” dedi
VİCDANI RET HAKTIR: Dünyanın birçok ülkesinde vicdani retçilerin başvuracağı kurumlar ve kurumlarca retçilere verilen başka görevlerin düzenlendiğini belirten Cem, KKTC’deki siyasetçilere seslenerek, “vicdani reddi bir hak olarak görmüyorsanız, burada bir sorun vardır” ifadesini kullandı
“Vicdani ret konusunda siyasi erkin ne düşündüğünü açıklaması gerekiyor” diyen Cengaver Cem, bu konuda siyasi erkin karar vermesi gerektiğinin altını çizdi. Cengaver Cem, “Siyasiler, vicdani ret konusunda bir hassasiyet var ve bunu görmüyorsa, burada bir sıkıntı var demektir” şeklinde konuştu. Türkiye’de askerlik süresinin 15 aydan 12 aya indirilmesi konusunda yapılan düzenlemenin Kuzey Kıbrıs’ta yeni bir tartışma yarattığını kaydeden Cengaver Cem, teknik olarak askerlik süresinin kısaltılabileceğini ancak bu konuda ülke şartlarının da göz önünde tutulması gerektiğini vurguladı. Kuzey Kıbrıs’ta Profesyonel askerliğe geçişin de mümkün olduğunu söyleyen Cem, bu konuda esas belirleyici unsurun maliyet olduğuna vurgu yaptı.
“Biz askerliği kaldırdık diyelim, İngiliz üslerine ne diyeceksiniz”
Emekli Tuğgeneral Salih Cengaver Cem, askerliğin kaldırılması, profesyonel askerliğe geçiş, vicdani ret ve askerlik süresinin kısaltılmasına ilişkin HAVADİS’e önemli açıklamalarda bulundu.
Kuzey Kıbrıs’ta binlerce askerin bulunmasının yarattığı maddi ve manevi etkiyi, Kıbrıs koşullarında hala gerekli olup olmadığı tartışmalarını nasıl yorumladığını değerlendiren Salih Cengaver Cem, bu konuda şunları söyledi:
“Askerlik gerekli midir değil midir tartışılmaları her dönemde olmuştur. Ancak şunu sormak gerekiyor Askerlik olmayan bir ülke var mıdır, bir örnek verebilir misiniz. Meseleye buradan bakmalıyız.
Bir ideal olarak savaş olmasın, askerlik olmasın konuşulur. Ama pratikte bu mümkün müdür? Bunu sorduğumuzda cevaplar farklı olabilir. Ama bu idealin şu anki koşullarda oluşması çok mümkün görülmüyor. En azından biz kaldırdık diyelim, 2 İngiliz üssü var, onlara ne diyeceksiniz.
Niçin bu adamlar burada? Bunu da sorgulamak gerekmez mi. Dolayısıyla idealler, bir noktada anlaşılabilir ama bunların ne kadarının uygulanabilir olduğunu da tartışmak gerekiyor.
Bu her zaman tartışılacak bir konudur. Bu tartışma olmasın demekle olacak bir şey değil. Bugün dünya genelinde tüm ülkelerde askerlik ya mecburidir, ya da profesyonel olarak, böyle bir kurum vardır. Bunu yadsıyamayız.
Yakın bir gelecekte de bu güvenlik hizmeti bizim ülkemiz için de sağlanacak. Biz bunu yapmıyoruz derseniz, o zaman da birinin bu güvenliği sağlaması gerekir. O zaman da bunun bedelini ödemek zorunda kalırsınız.”
“Vicdani ret konusunda siyasi erkin ne düşündüğünü açıklaması gerekiyor”
Vicdani ret konusunda yasal düzenleme olmadığını belirten Emekli Tuğgeneral Salih Cengaver Cem, her bireyin politik düşünceleri doğrultusunda askerlik yapmayı reddetmesinin birçok ülkede kabul gördüğünü belirtti. Cem, bu konuda düzenlemeler yapıldığını anlatarak, ülkemizde hala bu konuda bir düzenleme yapılmamasının siyasi otoriteden kaynaklandığını belirtti.
Cem sözlerine şöyle devam etti:
“Bir bireyin kendi politik görüşleri, ahlaki değerleri ve dinsel inançları bakımından mecburi askerliği yapmayı reddetmesine Vicdani Ret deniyor. Bu konunun ülkemizde çok doğru tartışıldığı kanaatinde değilim.
Dünyada 19. yüzyılda tartışılan vicdani ret konusunda bir takım esas ve usuller getirilerek, yasal güvence altına alınmıştır. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de bunu bir İnsan Hakkı olarak kabul etmiştir. Hukuken bir hak olarak, özellikle de inanç ve düşünce özgürlükleri bakımından bir hak olarak gelişmiş demokrasilerde kabul görmüştür.
Avrupa Birliği ülkelerinin tamamında bu hak bireylere tanınmıştır. Herkes bu haktan yararlanmıyor. Bu konudaki istismarların önüne geçilmesi için de bir takım düzenlemeler geliştirilmiştir. Bu tür bireylerin müracaatlarını kabul edecek, Bağımsız ve yargı denetimine tabii bir takım kriterler konulmuştur.
Uygun görülenlere de askerlik hizmetinin karşılığında ona eşdeğer bir kamu hizmeti görevi veriliyor. Kuzey Kıbrıs’ta iç hukukumuzda vicdani ret ile ilgili bir düzenleme henüz yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda verdiği bir karar vardır, Vicdani Ret’i bir hak olarak kabul ediyor ama iç hukukumuzda bir düzenleme olmadığına atıfta bulunarak, konuyu Meclis’in ve siyasi iradenin gündemine getiriyor.
Önemli olan siyasi iradenin bu konuda ne düşündüğüdür. Bu tür konuları ya tabu sayıp, ya da bu niyetleri ötekileştirip halının altına süpürüyoruz. Çok tartışmıyoruz, ya da eksik bilgi ile tartışıyoruz. En önemlisi siyasi irademizin, yasama organının bu konuda bir çaba ortaya koymayarak, toplumda oluşan hassasiyete cevap verecek açıklamalar yapmaktan kaçınmasıdır.”
“Vicdani ret konusunda siyasi erk karar vermelidir”
“Vicdani ret konusunda siyasi irade karar vermelidir” diyen Emekli Tuğgeneral Salih Cengaver Cem devamla şunları söyledi:
“Toplumda böyle bir hassasiyet varsa, ya uygularsınız ya da biz bunu nedenlerini ortaya koyarak uygulamıyoruz dersiniz, ama açıklama yaparak toplumu rahatlatırsınız.
Teknik olarak, Batı’da bu iş için bir takım kurallar konulmuştur. Bu kişi bir kamu hizmeti yapacaksa, mecburi askerlik görevi yapan kişilerin maddi, manevi ve sosyal yükümlülükleri ayarında bir kamu görevi yapması gerekir.
Kamu görevinin en az askerlik süresi kadar olması gerekir. Bazı ülkelerde askerlik süresinden daha fazladır. Bir diğer önemli nokta da bu konuda karar verecek bir kurum oluşturulmasıdır.
Vicdani retçilerin bu taleplerini dile getirecekleri bir merci oluşturulmuş ve buna yetki verilmiş, bir takım kriterler oluşturulmuştur.
Toplumda böyle bir istek ve hassasiyet varsa, siyasi irade oturur, beklentiye uygun bir düzenleme yapar veya nedenlerini ortaya koyarak bunu yapmaya müsait olmadığını anlatır.”
“Vicdani ret hakkı görülmüyorsa sorun var demektir”
“Vicdani ret konusunun ülkemizde bir tabu olarak görüldüğü” sorusuna yanıt veren Cem, “Bu konuda siyasilerin ne düşündüğünü bilemem, verilecek cevap varsayıma dayalı olacaktır” dedi.
Cem, normal bir yönetim anlayışında siyasi erk toplumda böyle bir hassasiyet olduğunu görüyor ve bu konuda olumlu ya da olumsuz bir şey demiyorsa burada bir sıkıntı var demektir” saptamasında bulundu.
Cem şunları söyledi:
“Bu sıkıntı, yönetim anlayışından mı kaynaklanıyor, öncelik olarak mı görülmüyor, tabu olarak mı görülüyor, onun cevabını siyasiler vermelidir. Bu ve benzeri meselelerin bu mantıkla tartışılmasını arzu ediyorum. Çünkü çağımızın yönetim anlayışı bunu gerektiriyor. Bir takım sorunları, talepleri göz ardı ederek, ötekileştirerek çözmüş olmuyorsunuz.”
“Profesyonel askerliğe geçilebilir, paranız varsa…”
Kuzey Kıbrıs’ta profesyonel askerliğe geçmenin teknik olarak mümkün olduğunu ifade eden Cengaver Cem, bu konuda esas olanın maliyet olduğunun altını çizdi.
Cengaver Cem, bu konuda şunları söyledi:
“Dünyanın 88 ülkesinde profesyonel askerlik sistemi uygulanıyor. Bizde de uzman alımı ile kısmen de olsa, bir profesyonelliğe kayış vardır. Bu sisteme geçilmesi için alt yapısının oluşması ve mali boyutunun karşılanması lazım. Uzman olarak istihdam edeceğiniz kişilerin maaş, özlük hakları, emeklilik haklarını ve sosyal haklarını düşünmeniz ve bunları bütçelemeniz gerekmektedir. Ciddi bir maliyet gerektirir. Teknik olarak mümkündür, ancak mali boyutu önemlidir.”
“Bizde konuşulmuyor”
Türkiye’de askerlik süresinin 3 ay kısalmasının ardından bu uygulamanın Kuzey Kıbrıs’ta uygulanması taleplerine ilişkin de sorularımızı yanıtlayan Cengaver Cem, bu konunun Türkiye’de bir yıldır tartışıldığını, ülkemizde ise bu konuda hiçbir açıklama yapılmadığına dikkat çekti.
Cem, bu konuda ne olumlu ne de olumsuz bir açıklama bulunduğunu belirterek, siyasi erkin beklentiler doğrultusunda bir pozisyon ortaya koymasının gerekliliğine işaret etti.
Cem, “Türkiye’de askerliğin 3 ay kısaltılması için bir yıllık bir çalışma ortaya konuldu, tartışmalar yapıldı. Biz bu konuyu kararın alınması ile tartışmaya başladık. Bir yıldır neredeydiniz mademki böyle bir ihtiyaç vardı. Bence, bu konular çok doğru bilgilerle tartışılmıyor. Türkiye’de askerlik süresi kısaldı, o halde bizde de kısalacak mantığı doğru bir mantık değildir” saptamasında bulundu.
Emekli Tuğgeneral Salih Cengaver Cem, askerlikle ilgili şu bilgileri paylaştı:
“Türkiye’nin askerlik sistemini besleyen nüfus kaynağı farklıdır, bizim askerlik sistemini besleyen nüfus kaynağı daha farklıdır. Orada, asker kaynağında bir fazlalık vardı, bunu kısaltmak mümkündür. Bunun bize bire bir yansıması bu mantık çerçevesinde mümkün değildir.
Bu konuda bir toplumsal ihtiyaç ve beklenti varsa, öyle anlaşılıyor ki Türkiye’deki gelişme ile bu tetiklenmiştir, herkes bu konuda görüş belirtiyor. Ancak siyasi iradeden, Hükümet kanadından bu konuda bir ses yok, bir açıklama görmedim.
Şunu söyleyebilirsiniz ‘bizim partimiz de geçmişten beri kısaltılsın ister, profesyonel askerliğe geçilmesini ister’, ben de sorarım bu konuda bunu isterdiniz de bir öneriniz var mı, bir çalışmanız var mı, somut bir öneri ile birilerine gidip bunu talep ettiniz mi, Meclis’e bir yasa tasarısı sundunuz mu? Artık -meli, -malı -edilmeli gibi bir tarzla bir noktaya varmak mümkün değildir. Bu anlayış toplumdaki beklentileri sürekli tetikler, beklenti yaratıyor. Bu uygun veya değildir çıkın söyleyin, ikisini de anlayabilirim. Ama hiç kelam edilmemesini anlamış değildir.”
“Askerlik süresi geçmişten bugüne kademeli olarak düştü”
Askerlik süresinin kısaltılması için sadece siyasi erkin bir karar üretmesinin yeterli olup olmadığını sorduğumuz Cengaver Cem, alınacak bir kararın devletin tüm organları ile koordineli alındığını, bu konuda müşterek çalışıldığını ifade etti.
“Kimse bir mazeretin arkasına saklanmasın” diyen Emekli Tuğgeneral Salih Cengâver Cem, geçmişten bugüne askerliğin 5 yıldan kademeli olarak 12 aya kadar düştüğünü hatırlattı.
Cengaver Cem, “Siyasi bir erk bir karar aldığında bunu devletin organları ile koordine eder, bu konuda müşterek çalışır. Kimse bu konuda bir mazeretin arkasına saklanmasın. Bu ülkede askerlik 1974’ten önce 5 sene, 6 sene şeklinde uzun seneler yapılıyordu. 1974’ten sonra bu 30 aydan 24 aya, 24 aydan 18 aya, 18 aydan 15’e, 12’ye düştü. Dolayısıyla bu konuda kimse bir mazeret üretmesin. Bu düşüş yaşanırken, bunu şartları oluşturulmuştur, askeri makamlar ile bu konu görüşülmüştür. Bu kararı Meclis almıştır. Bu teknik olarak mümkündür. Ama siz, bunun hiçbir çalışmasını yapmaz, Türkiye’de düştü, bizde de düşsün derseniz, bunun mümkün olmadığını açıkça söyleyebilirim” diye konuştu.
“Teknik olarak askerlik süresi kısaltılabilir”
“Askerlik süresinin kısalmasında esas olanın askerlik yaşındaki nüfusun, askerlik ihtiyaçlarınızın ihtiyaçlarını ne kadar karşıladığı ile ilgilidir” diyen Cengaver Cem sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’de bu karşılama oranı yüksek olduğu için bu süreler kısaltılabilir. Bizde daha önce olduğu gibi bu sürelerin kısaltılması için ihtiyaç duyulan personel miktarını uzman personel alarak kapatmıştır. Bu süreler de bu şekilde kısaltılmıştır. Uzman personel alarak, teknik olarak askerlik süresini kısaltmak mümkündür. Ama şu anda ülke şartları nedir bu konuda bilgi sahibi olmadığım için bunun mümkün olup olmadığını bilemiyorum. Teknik olarak mümkündür, daha önce bu yapıldı, ilgililerle koordine edilerek yapıldı. Ama hiç tartışmadan, alt yapısını hazırlamadan, doğru bir sonuca varamayız, çünkü bizim ülkemizin koşul ve kaynakları farklıdır, bunu yapmak için de mali bir kaynağa ihtiyaç vardır, bunu da düşünmek gerekir” diye belirti.
“Askerliğe bakış açısı değişiyor”
Geçmişten günümüze askere olan güvende ve askerliğe bakış açısında bir değişim yaşanıp yaşanmadığını ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Cengaver Cem, “Zaman değiştikçe insanların bakış açısı da değişiyor. Geçmiş dönemlerdeki şartlar düşünceleri besliyordu. Geçmişte insanlar can ve mal güvenliği için bunun daha da gerekli olduğunu düşünüyordu. Zaman ve çağ değişti, insanların bakış açısı da değişti. Tehdit ortadan kalkınca bu konudaki anlayış da değişime uğradı. Bu bize özgü bir durum değildir. Tüm dünyada da bu konular tartışılmıştır. Düşüncelerin, şartlara bağlı olarak değişmesi normaldir” dedi.
Askeri darbe iddiaları ve asker sivil ilişkileri üzerinde olumsuz bir etki yaratıp yaratmadığını da değerlendiren Cem, “Bizim kendi ülkemiz ile ilgili bunu bağdaştırırsak, bunun bizim ülkemizde güven duygusunda herhangi bir erozyona uğratacağını düşünmüyorum. Bu Türkiye’nin kendi iç meselesidir. Bizim meselelerimizle ilintili değildir. Dolayısıyla bizim insanlarımızın bakış açılarını çok da etkileyip değiştireceğini düşünmüyorum” dedi.
































