Köşe Yazarları

Aşk Tesadüfleri Sever 2


Bazı filmler vardır: İzlense de olur izlenmese de olur. Bazı filmler vardır bunlar “mutlaka izlenmeli” kategorisinde olur. İşte Aşk Tesadüfleri Sever 2 onlardan biri. Mutlaka izlenmeli. Neden mutlaka izlenmeli? Aslında bu sorunun cevabı çok katmanlı. Birincisi filmin isminden de anlaşılacağı üzere “Aşk”a dair bakış açımızı değiştireceği için izlenmeli. İkincisi coğrafyamızın acılı tarihiyle yüzleşmeye vesile olacağı için izlenmeli. Üçüncüsü bu topraklarda farklı ulusların devlet aklının, bölgesel çıkar çatışmalarının, bireylerin hayatında açtığı tuzlanmış ve dağlanmış yaralara pansuman niteliğinde olduğu için izlenmeli. Mutlaka izlemek için sayacak çok sebebim var daha ama yazının bu kısmından itibaren “spoiler” uyarısı veriyorum, bir sonraki paragrafı artık filmi izleyip öyle okuyun ki sürprizleri bozmayalım…

 

Evlerinden Koparılmış İnsanlar

 Bir insanın yaşadığı evi, bırakıp başka bir yere göç etmek zorunda kalması belki modern toplumlarda çok bilindik bir vakıa değildir. Bir Avrupalıya bunu anlattığınız zaman bu ona çok uzak bir deneyim gibi gelebilir. Bir Fransız, bir İngiliz, Bir Amerikalı İkinci Dünya savaşı haricinde belki de hiç böyle bir deneyim yaşamamıştır, bilemez. Bir gün, seninle hiç ilgisi olmayan (devletlerarası gerginlikler sebebiyle) olduğu gibi, belki de herhangi bir Salı günü, bütün düzenini, bütün yaşamını, evini, mahalleni, komşularını bırakıp gitmek… Gitmek zorunda kalmak… Batılılar için uzak bir deneyim sayılsa da biz Ortadoğulular için neredeyse 1-2 kuşakta bir yaşanan bir deneyim. Filmin içerisinde anlatılan hikaye evini bırakmak zorunda kalan İstanbul Rumlarının hikayesi olsa da, evini bırakıp gitmek, Kıbrıs için de çok tanıdık bir yara. Güney Kıbrıs’tan Kuzeye, Kuzey Kıbrıs’tan Güneye göçen binlerce insanın 2003 yılında sınır kapılarının açılmasıyla eski evlerini ziyarete etmesine tanık olmuş bir nesiliz biz. Kapılarının önünde ağlayanlardan, 30 yıl önce bıraktıkları fotoğraflarını gelip alanlara kadar, “başka bir yaşam ihtimalleri” çalınan binlerce ruh. Ve üstelik her milletten, her dinden, her dilden… Uluslarının dönemsel çıkar kavgalarının kurbanı olmuş, binlerce masum insan. Aşk Tesadüfleri Sever 2 işte bu insanların ruhlarında hissettikleri ağır acıyı izleyicinin kalbine taşıyor. Herhangi bir etnik gruba veya düşünceye dönük kitlesel linç kültürü, öfke ve nefret söylemi adeta ormanda yaşayan hayvanlardan birinin, bile isteye, orman yangını çıkarmasına benziyor. O yangının kendisini de yakacağından habersiz, içindeki nefretin kıvılcımıyla tüm bir ormanı kül etmek… Ancak üzerinden bin yıl da geçse, o orman size küllerin içinden yine de konuşuyor…  Önce vicdanınız aracılığıyla, bazen de bir film aracılığıyla konuşuyor… Söylediği tek bir kelime var: Yazık…

 

Aşk Sevmekten Vazgeçmemektir

 “Aşk sevmekten vazgeçmemektir.” filmin aynı zamanda sloganı olarak da kullanılmış. İki farklı zamanda gerçekleşen aşkların, dönemlerine göre farklılaşan seremonileri oldukça renkli biçimde ele alınmış. Eski zamanların çay bahçelerinde buluşmasından, aşk mektuplarına, şimdilerin facebook aşklarına kadar radikal bir kıyas görmek mümkün. Zaman ve flört biçimleri her ne kadar farklı olsa da aşkın özünün tüm zamanlarda “Vazgeçmemek” olduğunu anlatan bir hikayemiz var. Peki nereden vazgeçmemek? Sadece sevgiliyle duyulan aşktan, romantizmden veya flörtten değil, aşkı tüm unsurlarıyla kucaklayıp, acıdan da, hasretten de, bedel ödemekten de vazgeçmemek mevzu bahis. Özellikle yeni nesil aşklarda bireylerin sıkça inşa etmeyi sevdiği “Ben ilişki yapamıyorum abi”, “Çok üstüme gelmeyin” gibi konfor duvarlarının yıkıldığını görüyoruz. Nefsin duvarlarının yıkılmasıyla ancak gerçek Aşktan bahsetmek mümkün oluyor ki galiba beğensek de beğenmesek de bunun için her zaman biraz acı çekmek gerekiyor. Aşka dair bir diğer önemli ipucu, aşkları halının altına süpürüp yapılan mantık evliliklerinin aslında sadece o nesli etkilemediği gerçeği. Bir aşkın herhangi bir sebeple yok sayılması veya kurban edilmesi sadece o aşkın taraflarını değil, onların çocuklarını ve belki torunlarını dahi etkileyecek nitelikte bir yıkım. Bu yüzden her ne kadar acı verirse versin, Aşktan vazgeçememek büyük fotoğrafa baktığınızda en doğru adım.

 

Filmin çift zamanlı kurgusu gerçekten çok emek verildiği belli olan bir sanat eseri. Filmin Yönetmenleri Ömer Faruk Sorak ve İpek Sorak’ı şahsen tanıma şansına sahip olduğum için samimiyetle söyleyebilirim ki filmin başından sonuna yönetmenlerin karakter özelliği olan tevazu ve temiz enerji, filmin her karesine sinmiş. Ayrıca Görüntü Yönetmeni Oktay Başpınar’ı da yaratılan görsel zenginlik ve filmin iki katmanlı zamanı arasındaki şahane geçişlerden ötürü haddimize olmasa da tebrik etmek gerek. Bir insan film yapacaksa, torunlarının dahi izlediği zaman gurur duyacağı bir film yapmalı. Aşk Tesadüfleri Sever 2, sanki yüreğinizle naneli bir şeker çiğnemişsiniz gibi hissettirecek. Biraz acılı ama bir o kadar da ferahlatıcı…



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı