Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ARAMIZDAKİ KORKUNÇ FARK…

Türkiye, PKK ile çatışma halindedir.
Uzun bir süredir silahlar susmuştu ama ortam yine gerginliğe dönüştü ve daha dün yapılan operasyonda Türk askerleri 3 PKK’lıyı öldürdü.
Abdullah Öcalan PKK’nın lideridir.
Üstelik Abdullah Öcalan adeta kutsanmış bir lidere dönüştü.
Öcalan ne derse PKK için emir olarak kabul edilir.
Türkiye, PKK ile çarpışıyor, PKK’yı terörist örgüt olarak sayıyor.
Fakat diğer yandan PKK’nın lideri Abdullah Öcalan ile resmi olarak görüşüyor.
Kürt sorununun çözülmesi için pazarlık yapıyor.
Şimdi, sıcak ve kanlı çatışmaların yaşandığı Kobani’de denetimi elinde bulunduran PYD, Abdullah Öcalan’ı lider olarak kabul ediyor.
PYD, PKK’nın Suriye kolu sayılıyor. Enteresandır, Kobani’deki çoğunluk nüfus Türk Devleti’nin 1980’li yıllardan itibaren Güneydoğu’daki Kürtlere uyguladığı göç ettirme politikasının bir sonucu olarak oraya gitmiş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürtlerden oluşuyor. Bölge bir dönem önce Ermenilerin çoğunlukta olduğu bir yerdi. Ermeniler gidince yerini Kürtler aldı.
Suriye’deki merkezi yönetiminin zayıflamasından sonra PYD orada “özerk demokratik yönetim” adı altında bir sistemi devreye soktu.
Bu sistem Abdullah Öcalan’ın üzerinde çalıştığı ve onun kurmayı hayal ettiği bir sistemdir.
Irak’a ve Türkiye’ye de önerdiği düzendir.
Bu ne kadar uygulanır onu yapılan pazarlıklar belirleyecek ama resmi görüşme masasında bu da vardır.
Kobani’deki PYD yönetimi IŞİD saldırıları karşısında zor durumda kaldı.
Önce yüz bini aşkın sivil nüfusu tahliye etti. Türkiye bu nüfusu kabul etti ve iyi koşullarda bakmaya çalışıyor.
Sonra IŞİD’in kent merkezine kadar girmesi üzerine Amerika’dan yardım istedi. Amerikan uçakları hemen her gün IŞİD’i bombalıyor. Bu bombalar sayesinde IŞİD’in ilerlemesi durdu. Amerika birkaç gün önce PYD’ye silah yardımı da yaptı.
Türkiye’den istenen, sınırlarını PKK savaşçılarına açması ve PKK’lıların Kobani’ye yardıma girmesiydi.
Türkiye çatıştığı ve terörist saydığı bir örgüte sınırlarını açmadı.
“Güvenli bölge oluşturalım Türk ordusu girsin” dedi bunu da Kürtler kabul etmedi.
Türkiye, Amerika’nın Kobani’ye uçaklarla silah atmasını eleştirdi.
Ama sadece eleştirmekle kaldı çünkü bu kez Kuzey Irak’taki yasal peşmerge güçlerinin topraklarından geçerek Kobani’ye gitmesine izin verdi.
Birkaç gün içinde silahlı peşmergeler Türkiye’den geçip Kobani’ye gidecekler ve IŞİD’e karşı savaşacaklar.
Peki sonrası ne olacak?
Ne olacağını bugün itibarıyla bilemeyiz ama bu sorunu incelerken dikkatli ve ölçülü olmak gerektiği kesindir.
Çünkü o bölgede dün geçmişte kalmıştır, bugün yaşanandır, yarın ise bilinmezliklerle doludur.

      ***

Peki o bölge Kıbrıs sorununa benzer mi?
Kesinlikle hayır.
Biz 50 yıldır aynı cümlelerle aynı konuları tartışıp duruyoruz.
Bizdeki artık bayatladı.
Görüşmeler başlar “büyük umut” manşetleri atarız, görüşmeler kopar “büyük kriz” yazarız.
Hafta sonları da mangallarımızı yakıp, konyağın dibine vurup keyfimizi çatarız.
Kobani’de yükselen savaşın dumanlarıdır.
Bizdeki ise mangalın dumanları.
Aramızdaki korkunç fark budur…