Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Araf’ta kalmak

 

HASDER örgütü çığlık atıyor.

Diyorlar ki “Bandabuliya Sizi Çağırıyor.”

Duyan var mı?

Mete Hatay’ın Araf’ta adlı son CD’sindeki şarkıları dinlemeye çalışıyorum ancak kulaklarımda HASDER’in çığlığı:
Bandabuliya sizi çağırıyor…

HASDER kıymetli örgütlerimizden.
Kıbrıs kültürünü yaşatmak ve geliştirmek için elinden geleni yapıyor.

Mete Hatay da şarkısında haykırıyor:
Terk etmeden kaçtım durdum
Yola çıktım yolda kaldım
Geri döndüm ama varamadım
Ben ile ben arasında
Araf’ta kaldım

Kendi kültürümüzü geliştirmek için yabancılar bize yardım ediyor.
Para veriyorlar.
Buyurun sele-sepet örün, ahşap oyun, ipek kozasını canlandırın, yatırlarınızı koruyun, evlerinizi koruyun, çeşmelerinizden su aksın, çöplerinizi şöyle yapın böyle yapın falan diyorlar!
Öte yandan, Mete Hatay gibi değerli bir müzisyen ve araştırmacı biri de Araf’ta kaldığını haykırıyor…

Bandabuliya’ya gitmek…
Araf’ta kalmak…

Araf’ta sözcüğüne bakıyorum, ne gidebilmek ne kalabilmek, ne oralı ne buralı anlamına geliyor.
Yurtsuz gibi bir şey.
Ya da doğrusu bu…

HASDER “Bandabuliya Sizi Çağırıyor” şeklinde çığlık atma gereği duyduğuna göre, Bandabuliya’ya ne giden var ne gelen.
Millet Araf’ta kalmış!..

Araf’ta kaldığımız belli.
Sarayönü’ündeki Dikili Taş’ın çemberine kabartma taşlarla “Zero Point” yazmışlardı.
Yani şehrin göbeği orasıymış.
Halbuki Zero Point (Sıfır Noktası) Bandabuliya’da Kuyumcular Sokak’ta eskiden Avkıran’ın dükkanı olan iş yerinin duvarına asılı bir tabela ile belirlenmiş.
Bu arada, Sarayönü’ndeki çemberde yazılı olan kabartma yazı da kaldırılmış.
İyi yapmışlar.
(Bu konuyu konuştuğumuzdan dolayı Mustafa Akalın’ın bu havadise sevineceğinden eminim…)

Lusignan döneminde Lefkoşa kentinin çevresi 9 mil imiş. (*)
Venedikliler kenti 3 millik bir daire üzerinde daraltmışlar.
Bunu yaparken de ortalığı yıkıp dökmüşler.
Sadece 80 kiliseyi yok edip, taşlarını surların yapımında kullanmışlar…
Zero Point işte bu eski Venedik şehrinin tam orta noktası…

Bandabuliya dış kaynaklı maddi yardımlarla restore edilmiş.
Oldukça temiz ve düzenli.
Fakat, eski ruhu kaybolmuş.
Dükkanların ahşap yerine plastiğe benzer bir malzeme ile döşenmesi la-alaka olmuş.
Zaten Bandabuliya’ya ayak basacak nüfus çoktan oralardan göç etmiş…


“Bandabuliya Sizi Çağırıyor” çığlıkları üzerine koşup oraya vardım.
Bilemezsiniz.
Esnaf tekmil sinek avlamakta.
Sele-sepetler müşteri beklemekte.
Tam da o sırada resmi zevat bir etkinlik için Bedesten’e yığılmış…

Bedesten’le Selimiye Camii’nin arasındaki taş yolda durup, gelen geçeni “Bakın, görmedinizse Güneş Saati orada” diye uyardım.
O güne kadar Güneş Saati’nin farkında olmayanlar fotoğraf makinelerine sarıldı.

Bedesten’deki resmi zevat Güneş Saati’nden habersiz güneşin batışı ile birlikte şaraplarını yudumluyorlardı…


Mete Hatay’ın şarkı sözleri kulaklarımda:
Gerçekler darmadağın
Doğrular inzivada
Yolsuz bir yolculukta
Var ile yok arasında
Araf’ta kaldım

(*) Bazı kaynaklarda 11 mil olarak belirtilir.