Bir ülkenin televizyon yayınları susar mı?
Susar.
Savaştasınız, düşman bütün vericileri bombalar, uyduyu düşürür, televizyon yayınları susar.
Ülke batar, değil televizyon yayınına ekmek almaya bile ayıracak 3 kuruş kalmaz, televizyon yayınları susar.
Dünyada bunun örnekleri çok görüldü.
Ama Kıbrıs Türkü, piyade elde savaştığı günlerde bile kendi yayınlarını susturmadı.
Bankaların battığı, ekonominin çöktüğü günlerde bile yayın yapmasını becerdi.
Bu hükümet, kariyerine! televizyon yayınlarını susturma becerisini! de ekledi.
Hem de ne savaş varken ne de ekonomik krizden memleket yıkılmışken.
Batık bir kurumun alacaklarını tahsil etme aşkı uğruna, basit bir inatlaşma yüzünden memleketteki televizyon yayınları bir süreliğine kesildi dün.
Sonra bu kariyerin! alınlarında ömür boyu taşıyacakları iyi bir şey olmadığına karar vermiş olacaklar ki inatlaşmayı bıraktılar ve elektriği yeniden verip yayınları düzelttiler.
Hepsini teker teker tebrik etmek lazım Kıbrıs Türkü’ne bunu da gösterdikleri için.
***
Bir memlekette devletin televizyonu elektriksiz bırakılıp yayınları susturulurken bazılarının da devlet olanaklarını peşkeş çekip büyük paralar kazanması söz konusu olabilir mi?
Eğer o ülkenin adı KKTC ise olabilir.
“KKTC’yi tanıtacağız” ayaklarına KKTC adına uydudan ucuza kanal kiralayanlar, sonra bu kanallarda “ara beni, öpeyim seni” türünden ticari yayınlar yapıp da dikiş tutturamayanlar şimdilerde devlet eliyle elde ettikleri frekansları fahiş fiyatlarla satıp köşeyi dönme hayali kuruyorlar.
Ve buna hiçbir devlet yetkilisi ses çıkarmıyor.
Devlet bir yandan kendi ayağına kurşun sıkıp memleketi yayınsız bırakıyor, diğer yandan kendi sırtından büyük paralar kazanılmasına göz yumuyor.
Ve bu düzen de böyle sürüp gidiyor.
***
Bu düzen böyle sürüp gidecek mi?
Evet.
Düzeni değiştirmek için gelenler düzenin bir parçasına dönüşürlerse, evet.
Düzeni değiştirmek için gelenler düzen karşısında diz çökerlerse, evet.
Düzeni değiştirmek için gelenler tarihin ikinci en büyük beceriksizliğini sergilerlerse, evet.
Tek tesellileri “bu sorunları biz yaratmadık” olabilir.
Fakat bu teselli de yapılan beceriksizliklere örtü olamıyor artık.
Kıbrıs Türkü sizi makus talihini değiştirmek için o koltuklara yerleştirdi.
O koltukların örtüsü olasınız diye değil…
































