İki lider, Kıbrıs Türk lideri Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) ile Kıbrıs Rum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (KEBE) düzenlediği “Çözüm sonrası Kıbrıs ekonomisi ile ilgili vizyonumuz” temalı etkinlikte bir araya geldi.
Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Leading by Example” adlı proje çerçevesinde gerçekleşen etkinliğin açılış konuşmalarını AB Komisyonu Kıbrıs Temsilcisi Georgios Markopuliotis, Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros ve Kıbrıs Rum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Phidias Pilides yaptı.
Açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis, çözüm sonrası Kıbrıs ekonomisiyle ilgili vizyonlarını dile getirdikleri konuşmalarını yaptı.
Etkinliğe, Rum Yönetimi eski Başkanı Dimitris Hristofyas, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, Kıbrıslı Türk Müzakereci Özdil Nami, Rum Müzakereci Andreas Mavroyannis, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Erhan Erçin, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, Güney'deki yabancı misyon şef ve temsilcileri, Kıbrıslı Türk ve Rum siyasi parti ve sivil toplum temsilcileriyle çok sayıda iş insanı katıldı.
Akıncı: Bölünmüşlüğün bedeli, çözümün faturasından daha yüksek
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, federal Kıbrıs’ın ekonomisinin bütün vatandaşlarına refah sağlayabilmesi, bunun da kriz ve şoklara dirençli, rekabet edebilir ve farklı alanlara yönlendirilebilen ekonomi yaratmayı gerektirdiğini söyledi.
Akıncı, “Benim çözüm sonrası Kıbrıs ekonomisine ilişkin vizyonum, etnik kökeni ve geçmişine aldırmaksızın, bütün Kıbrıslıların esenliğini ve refahını kapsıyor” dedi.
Empati olmadan, iki toplumu yeniden yakınlaştıracak ve çalışabilir bir siyasi modele yönlendirecek olası bir ortak anlayış yaratmanın mümkün olmadığını kaydeden Akıncı, “Müzakere masasında karşımızda oturanlar, düşman değil, gelecekte ortak gelecek üreteceğimiz ortağımızdır” ifadesini kullandı.
Akıncı, toplumları çözüme hazırlamanın liderlerin görevi olduğuna işaret ederek, “Müzakere masasında karşımızda oturanlar, düşman değil, gelecekte ortak gelecek üreteceğimiz ortağımızdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, “arkadaşı Nikos” ile yarattıkları yeni momentumla, her iki toplumun barış, refah, eşit ve güven içinde yaşayacağı koşulları yaratabileceklerine inandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Brüksel ziyareti sırasında temaslarda bulunduğu AB yetkililerinden Kıbrıslı Türkleri olası AB üyeliğine hazırlamaya yardımcı olmalarını istediklerini söyledi. Olası çözümün başarıyla uygulanması için maddi desteğe ihtiyaç olacağını kaydeden Akıncı, görüştüğü üst düzey AB yetkililerinin, devam eden bölünmüşlüğün bedelinin, çözümün faturasından daha yüksek olduğunu farkında olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ın küçük olduğunu ve kaynaklarının da kıt olduğuna işaret ederek, işbirliğinin olmamasının bu kıt kaynakların israf edilmesine ve istismar edilmesine neden olduğunu belirtti. Akıncı, “Eş güdüm sağlayıp, fiziksel alt yapı, kaynaklar ve çevremizi koruyabilmek için zekice bir dizayn yapmalıyız” dedi.
Suyun adanın bir diğer kıt kaynağı olduğuna işaret eden Akıncı, mevcut kaynakları korumak için birlikte hareket etmek gerektiğini belirtti ve adaya borularla getirilecek suyun yaratacağı imkanlara değindi.
Anastasiadis: Statüko kabul edilebilir değildir
Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis, Kıbrıs’ta iki halkın geleceğinin, insan hakları ve temel haklar gibi konulara saygılı, AB üyesi birleşik bir Kıbrıs’ta olduğunu belirtti.
Rum lider Anastasiadis, iki ticaret odasına böyle bir çalışma yaptıkları için takdirlerini belirterek başladığı konuşmasında, 11 Şubat ortak açıklamasında, “Statüko kabul edilebilir değildir ve bunun Kıbrıslı Rumlar ve Türkler için olumsuz sonuçları vardır” denildiğini anımsatarak, bir anlaşmanın iki tarafa da sağlayacağı faydaları sıraladı.
Anastasiadis, kabul edilemez statükonun, sadece bir toplumu değil her iki toplumu da olumsuz etkilediğini belirterek, vizyonunun Akıncı’nın vizyonuyla kesiştiğini, bunun da tüm Kıbrıslılar için daha iyi bir gelecek sağlayacak ümit ve beklentilerin hayata geçmesini mümkün kılacak bir vizyon olduğunu söyledi.
Anastasiadis, vizyonunun, “İki toplum arasındaki güveni sağlayacak, Kıbrıslı Rumların ve Türklerin dayanışma, işbirliği, uyum karşılıklı saygı içinde yaşamasını sağlaması için gerekli refahı ve koşulları yaratacak, her vatandaşı için insan haklarını ve temel hakları güvence altına alacak, Kıbrıslıların kendilerinin ve devletlerinin geleceklerine ve kaderine özgürce karar verebilecekleri” bir anlaşmaya ulaşmak olduğunu ifade etti.
Anastasiadis, bir anlaşmayla birlikte, coğrafi konumunun da sağladığı rekabet edebilirlik avantajını da kullanarak Kıbrıs’ın yatırımlar, çok uluslu büyük şirketler için çekici bir uğrak yeri olabileceğini söyledi.
Maraş konusuna da değinen Anastasiadis, burada yaşanacak yeniden yapılanmanın istihdam ve iş alanları sağlayacağını; başta inşaat olmak üzere yatırım faaliyeti yapan sektörler için fırsatlar yaratacağını söyledi.
Denizcilik konusuna da değinen Anastasiadis, bu konularda Euro Bölgesi’nde ortaya çıkacak imkanların yanı sıra, Akıncı’nın da dediği gibi, çözümden sonra Türk limanlarının da açılmasıyla Kıbrıs bayrağı taşıyan gemilerin yapacağı faaliyetlerin tüm adaya sağlayacağı yararları dikkate getirdi.
Toros: Çözüm tüm Kıbrıs’a fayda sağlar
Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Fikri Toros ise yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk toplumunun Kıbrıs’ta kalıcı ve adil bir çözüme bağlılığının Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın seçilmesiyle yeniden teyit edildiğini söyledi. Toros, konuşmasında bir çözümün tüm Kıbrıs’a sağlayacağı faydaları anlattı.
Kıbrıs Rum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Phidias Pilides ise konuşmasında, Kıbrıs’ın işleyebilir, adil ve kalıcı bir çözüm çerçevesinde birleştirilmesinden sonra yaratılacak ekonominin, Kıbrıs’taki toplumlara yapacağı direkt etkinin yanında, iki toplumun birbiriyle entegrasyonu ve çözümün sürdürülebilirliğine katkı yapacağını vurguladı.
































