Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ANKARA’DAN KIBRIS’A BAKMAK

Türkiye Jokey Kulübü Başkanı Serdal Adalı ile sohbet ediyoruz.

Sohbetin önemli bir bölümünü Beşiktaş ve futbol işgal ediyor.
Beşiktaş’ta yaşadığı deneyimleri anlatıyor.
Türk futbolunun hangi evreden geçtiğine ilişkin can alıcı örnekler veriyor.
Sonra memlekete geçiyoruz.
“Babam Çetinkaya’da oynuyordu, Rumlar da beğenerek izliyordu” diyor.
Ve Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun attığı adımları doğru bulduğunu söylüyor.
İlgiyle dinliyoruz.
“Bu adımlar hem bizim Kıbrıslı gençleri uluslararası alana taşıyacak hem de Türkiye’deki takımları rahatlatacak. Şampiyonlar liginde iki tane takımımızın maç yapması ne müthiş olur” şeklinde konuşuyor.

***

Kıbrıs meraklısı akademisyen arkadaşlarla buluşuyoruz.
“Martta referandum mu olacak” diye soruyorlar hemen.
Yanıt veremiyorum.
Bendeki tereddüde hayret ediyorlar, “sen bu işleri bırakmışsın” diye takılıyorlar.
Kıbrıs sorununda bir hareketlilik olduğu ortak tespit.
“Ankara’da az da olsa yeninden Kıbrıs sorunu tartışılmaya başlandı” şeklinde gözlemleri var.
3 ay öncesine kadar kimse Kıbrıs sorunu hakkında bir tek kelime dahi duymak istemezmiş.
Şimdilerde “derinden” bir hazırlık varmış.
Nasıl başlayacağı ve nereye gideceği henüz tahmin edilemeyen bir sürecin olduğu noktasında herkes hemfikir.
“Önümüzdeki günlerde fotoğraf netleşir” diyorlar.
Ve doğal gaz yataklarının Kıbrıs sorunun çözümüne yeni bir boyut katacağını düşünüyorlar.

***

Yıllarca yardım heyetinde çalışmış, şimdilerde Türkiye’nin tarım sorunlarıyla uğraşan bir müşavir ile sohbet ediyoruz.
Zeki Ziya şikayetin de ötesinde adeta bağırıyor.
Bu dönem İngiltere’ye 15 bin ton nar ihraç etmişler.
Eskiden narlar üreticide 1 Türk Lirası’na alınırdı. Üreticiye 1 Euro vermişler. Üreticiler de ihraç edenler de durumdan memnun.
“Patates de göndereceğiz ama Mersin engelini aşamadık” diyor Zeki Ziya.
Müşavir hemen düzeltiyor.
“Mersin’de engel yok, siz Mağusa engelini aşamadınız.”
İngiltere’ye gidecek patatesler tırlarla Mersin’e taşınıyormuş. Mersin’deki çok gelişmiş laboratuvarda hastalık kontrolleri yapılırmış, bir adet patateste hastalık izine rastlansa bütün tırlar geri gönderilirmiş.
Zeki Ziya “bunu neden Mağusa’da yapmıyoruz” diye feveran ediyor.
“Mersin’deki laboratuvarın aynisinin Mağusa Limanı’nda yapılması için yer de bulduk, 3 dönem bütçeye parasını da koyduk ama sizin politikacılar ilgi göstermediler…”
Zeki Ziya isyan noktasına taşınıyor.
Ama sonuç değişmiyor.
“Üretelim, dünyaya satalım, kendi paramızı kendimiz kazanalım, kendimiz yönetelim” anlayışı bir kez daha kaybediyor.
Tarihte hep olduğu gibi.
Çok merak ediyorum, Kıbrıs sorunu çözülürse ne olacak?