Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Amaç aynı, yöntem farklı

ÇÖZÜMDEN ÖNCE OLMAZ: Cumhurbaşkanı adaylarından bir tek Derviş Eroğlu, Kıbrıs sorunu çözülmeden Maraş’ın açılmasına karşı çıkıyor. Eroğlu, “Maraş’ı verirsek kim bilir arkasından ne isteyecekler?” sözleriyle tavrını seçmenle paylaşıyor

ÇÖZÜMDEN ÖNCE DE MÜMKÜN: CTP BG adayı Sibel Siber’in, “BM gözetiminde açılabilir” sözleriyle özetlediği Maraş politikasına karşı bağımsız aday Kudret Özersay, “Kıbrıs Türk yönetimi altında” açılabilir yaklaşımını ortaya koyuyor. Mustafa Akıncı ise konunun Güven Yaratıcı Önlem kapsamında müzakerelere paralel görüşülmesinden yana

SİYASİLER ÜÇE BÖLÜNDÜ: Gazimağusalı siyasetçiler ise Maraş’ın açılmasının bölgedeki sosyal ve ekonomik yaşama katkı sağlayacağı görüşünde birleşiyor. Ayrılık noktası ise Cumhurbaşkanı adaylarındakine benzer bir şekilde Maraş’ın hangi süreçte ve hangi koşullarda açılacağı

Bertuğ TOPAL
Kapalı Maraş’ın açılması veya mal sahiplerine verilmesi konusunda Cumhurbaşkanı adaylarının yanı sıra Gazimağusa milletvekilleri de yöntem konusunda ayrışıyor.
Maraş’ın açılmasının Gazimağusa’ya hem ekonomik hem de sosyal anlamda büyük katkı sağlayacağı konusunda birleşen siyasiler, Kapalı Maraş’ın açılma yöntemi ve zamanlaması konusunda sol görüşlü parti mensupları ile sağ görüşlü parti mensupları ikiye bölünüyor.
Cumhurbaşkanı adayları ise yine partileri gibi kendi aralarında bölünme yaşıyor.
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Derviş Eroğlu, Kapalı Maraş’ın verilmesi halinde Rum tarafının başka bir şey isteyeceğini ifade ediyor. Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Cumhurbaşkanı adayı Sibel Siber ise Maraş’ın Birleşmiş Milletler gözetiminde açılmasından yana. Mustafa Akıncı ise Kapalı Maraş’ın Güven Yaratıcı Önlem olarak müzakerelerle birlikte ayrı bir şekilde görüşülmesinden ve gerçek sahiplerine verilmesinden yana. Kudret Özersay da Maraş’ın Kıbrıs Türk yönetimi kontrolü altında açılarak eski mal sahiplerine bazı şartlara bağlı olarak mal iadesi yapılması görüşünü benimsiyor.

Akansoy: BM gözetiminde ortak yaşam alanı olabilir
Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Gazimağusa Milletvekili Asım Akansoy, Maraş konusunun önemli olduğuna vurgu yaparak ister bütünlüklü çözümden yana olsun ister olunması bu konunun insani bir konu olduğunu belirtti. Gelinen aşamada Maraş’ın Kıbrıs Rum toplumu nezdinde bütünlüklü çözüm yolunda çok önemli bir unsur olacağına vurgu yapan Akansoy, Maraş’ın alternatif bir modelle BM gözetiminde Kıbrıslı Rumlar ve Türklerin ortak yaşam alanına dönüştürülebileceğini söyledi.

“Açılıma gidilebilir”
Akansoy, Maraş’ın ortak ekonomik ilişkinin tesis edilebileceği bir alana dönüştürülebileceğini belirterek Kıbrıslı Türklerin de özellikle ekonomik alanda yaşadığı sıkıntıların karşılanması adına bazı makul açılımlara gidilebileceğine vurgu yaptı. Akansoy, “Bu konuyu ayrılıkçı bir zihniyetle ele almaktan her şeyden önce kaçınmamız gerekir ve müzakere sürecine paralel bir konu olarak ele alıp bütünlüklü çözüm yolunda her iki toplumu da psikolojik, ekonomik ve sosyal bağlamda olumlu olarak etkileyeceğini dikkate alarak girişim yapılabilir. Maraş konusu tarafların çözüm istencinin en temel samimiyet sınavıdır. Eğer herhangi bir tarafın federal çözüme dair istencini ölçmek istersek Maraş konusundaki siyasetine bakmak lazım. Maraş konusu özelde Mağusa ama genelde tüm Kıbrıs’ın sorunudur. Bu konuda korkak ürkek ve kaçamak siyaset yapma zamanı bitmiştir. Dolayısıyla tüm siyasi aktörlerin özellikle federal çözüm konusunda taraf olan aktörlerin açık siyaset yapması bu konuyu mütekabiliyete indirgememesi devletler arası bir konu gibi olayı karikatürize etmemesi ve bir an önce girişimde bulunması gerekir” diye sözlerini tamamladı.

Şahali: Maraş GYÖ’de en önlerde yer alır
CTP-BG Gazimağusa Milletvekili Erkut Şahali, Maraş konusunda partinin görüşünün bütünlüklü çözümün parçası olduğu yönünde olduğunu söyledi. Çözüm öncesinde statüde değişiklik olmasa bile Kıbrıs sorununda Güven Yaratıcı Önlemler bakımından Maraş’ın en önde yer alacağını belirtti. Maraş konusunda yoğun bir konsantrasyon olduğuna değinen Şahali, Maraş’ın yerleşime açılmasının en öncelikli konular arasında kalması gerektiğini belirterek “Annan Planı’nda yerleşime açılması konusunda 90 günlük bir süre vardı. Maraş yasal sahiplerine iade edilecekti. İskan edilmesi en kolay toprak parçası olduğu için” dedi. Şahali, görüşünün Maraş’ın yeniden iskanı için derhal çalışmaların başlaması yönünde olduğunu belirtti. Şahali, “Envanter çalışması yapılması gerekir. Bina envanterinin net olarak tespit edilmesi gerek. En az %70 oranında yeniden inşa süreci vardır. İmar planını gerektirecek. Bu çalışma derhal başlatılırsa güven yaratıcı önlem kapsamında başlatılmalı. Bu çalışmaların BM nezaretinde yapılması gündeme gelebilir. Önerim Maraş’la ilgili çalışmalar üzerinde mutabık kalınacak müzakere takvimi ile ele alınabilir. Esas olan bütün Kıbrıslıların avantajı bir çözümdedir. Çözüme giden süreci hızlandıracak herhangi bir formül günün sonunda hepimizin faydasına olacak” dedi.

Ataoğlu: Kontrolü bizde olacak şekilde açılabilir
Demokrat Parti Ulusal Güçler Mağusa Milletvekili Fikri Ataoğlu ise parti olarak çağrı yaparak Maraş’ın yeniden toplumlara kazandırılması için çaba sarf ettiklerini belirtti. Mal sahiplerine süre tanınmasını istediklerini ve yeniden yapılandırılmaya gidilmesini istediklerini belirten Ataoğlu, yeniden yapılandırmanın KKTC’deki müteahhitler tarafından yapılmasının özellikle talep edildiğini ifade etti. Yeniden yaşama kazandırılacak olan Maraş’tan KKTC’nin sorumlu olması kaydıyla böyle bir açılıma gidilebileceğini belirten Ataoğlu, bölgenin Rum tarafına verilmesi konusunda ise Cumhurbaşkanı adayı Eroğlu’nun görüşüne katıldığını belirtti. Maraş’ın Rumlara verilmesi durumunda Rumların başka yerler de isteyebileceğini belirtti.

Angolemli: Akıncı ile aynı görüşteyiz
Toplumcu Demokrasi Partisi Gazimağusa Milletvekili Hüseyin Angolemli ise Maraş, Mağusa Limanı ve Ercan konularının müzakere edilebileceğini belirterek bu konuların Kıbrıs Müzakerelerine katkı sağlayabileceğini belirtti. Bağımsız Cumhurbaşkanı Adayı Mustafa Akıncı ile Maraş konusunda ayni görüşleri taşıdığını ifade ederek Maraş’ın yeniden yapılandırılması konusunda sağ ve sol partilerin bu konuda ikiye bölündüğünü belirtti. Angolemli, “Geçmişte de böyle bir durum vardı. Ercan yerine Lefkoşa Havalimanı ele alınmıştı. Maraş ve Lefkoşa Havaalanını açılması gündemdeydi. Rum tarafı kabul etmiş, Denktaş reddetmişti. Ona benzer bir durumla karşı karşıyayız. Güven Yaratıcı Önlemler altında gündeme gelmişti. Esas görüşmelere katkı olarak önümüze geliyor. Toplum olarak iyi düşünmek gerek. Geri çevirmemek gerek. Böyle bir müzakereye destek olmak gerek” dedi.

Arter: Kapalı bir bölgenin yanında başkanlık yapmak bizi zorluyor
Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter ise Kapalı Maraş’ın açılması konusunun Cumhurbaşkanlığı seçimi olması nedeniyle yeniden gündeme geldiğini ifade ederek Cumhurbaşkanı adaylarının bu konudaki görüşlerinin tartışılmasının doğal olduğunu kaydetti. Arter, “Mağusa’nın hemen yanı başında bulunan Maraş bölgesinin kapalı kalması bizi rahatsız eder. Bu konu sadece Belediye ve idaresinin iradesi ile çözülmez. Muhtemel bir anlaşmadan sonra kullanıma açılması sonucunda bütün projelerimiz yeni haline monte olacak şekildedir. Maraş’ın açılışının teknik anlamda kullanılabilir olması gerek. Açılması durumunda çevreye ve ekonomiye katkısı olur. Konu müzakere masasında olan bir konudur ne aşamaya geldi biz onu kestiremeyiz. Belediye başkanı olarak kapalı bir bölgenin yanında başkanlık yapmak bizi zorluyor” şeklinde konuştu.

Kayalp: Yeniden yapılandırma işlemi başlayabilir
Gazimağusa eski belediye başkanı Oktay Kayalp ise Maraş konusunda geçtiğimiz yıllarda dönemin Gazimağusa Rum Belediyesi Başkanı Alexis Galanos ile bir deklarasyon yaptığını belirterek Maraş ile ilgili deklarasyonda altına imza koyduğu konuların halen daha arkasında olduğunu belirtti. 1975’ten beridir Maraş’ın kapalı bölgesinin eski sahiplerine verilmesi görüşünün Türk siyasetinin de desteklediği bir şey olduğunu kaydeden Kayalp, Maraş’ın açılabilmesi için 5 ile 7 yıllık bir çalışma gerektiğini söyledi. Kayalp, bütünlüklü çözüme kadar Maraş’ta teknik çalışmaların ya da tekrardan yapılandırma çalışmalarının başlayabileceğini düşündüğünü söyleyerek hem zamanı kısaltma hem de Güven Yaratıcı Önlemler açısından Maraş’ta açılacak adımların önemli olduğunu kaydetti. Kayalp, “Sürecin pragmatik olarak kısaltılmasını istiyorum. Çözüm veya öncesinde olup olmaması iki tarafın uzlaşısına bağlıdır. Maraş’ı ayrı bir statüde açma ayrı bir olaydır. Güvenlik ve kriminal vakalarda kim müdahale edecek bunlar sorundur. Süreci uzatabilir. En pratiği Maraş’ın yeninden yapılandırılmasının yapılmasıdır. Dolayısıyla o süre kısalır. Benim görüşüm bütünlüklü çözümde Maraş’ın sahiplerine verilmesidir ki bu görüş Türk tarafının da görüşüdür” şeklinde konuştu.

Akıncı: Maraş Güven Yaratıcı Önlem olarak açılmalı
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı geçtiğimiz dönmelerde basına yaptığı açıklamalarda Maraş’ın yeniden hayata kazandırılması konusunda açıklamalarda bulunmuştu Maraş’ın BM gözetiminde her iki toplumun yararına açılmasıyla ilgili görüşlerine geniş yer veren Akıncı, bu konuyu her gündeme getirdiğinde, Kapalı Maraş’ın, bütünlüklü çözümün bir parçası olduğunun ileri sürüldüğünü kaydederek şöyle konuştu: “Oysa bu konu, en azından iki defa bütünlüklü bir çözümün dışında olduğunu gösterdi. 1979’da Denktaş Kiprianu anlaşmasında kapalı Maraş bütünlüklü çözümün dışında tutuldu, anlaşarak, uzlaşarak açılması öngörüldü. 1993 yılında ise Butros Gali döneminde Güven Artırıcı Önlemler gündeme geldi. Lefkoşa’daki kapalı uluslararası havaalanının iki kapılı olarak açılmasına karşılık Kapalı Maraş bölgesi de gündemdeydi ve açılmasına da ramak kalmıştı. O zaman da bütünlüklü çözümün dışındaydı.”

Özersay: Bizim kontrolümüzde açılabilir
Bir diğer bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay ise, müzakerelerin askıya alındığı böyle bir dönemde kapalı Maraş’ın Kıbrıs Türk yönetimi altında açılarak eski mal sahiplerine bazı şartlara bağlı olarak maliadesi yapılabileceğini, bu şekilde hem Gazimağusa, hem de genel olarak KKTC ekonomisinde bir canlanma elde edilebileceğini söyledi. Kapalı Maraş’ın Gazimağusa Belediyesi’ne bağlanarak açılması durumunda, kendisine malı iade edilecek olanların vergisini KKTC’ye vermesinin ve ihtiyaç duyulacak tüm inşaat malzemesi ve hizmeti de kuzey Kıbrıs’tan satın almasının sağlanabileceğini söyleyen Kudret Özersay, tüm bunların Evkaf’ın haklarına halel gelmeden yapılabileceğine dikkat çekti.

“Vergiler KKTC’ye verilecek, mal ve hizmetler KKTC’den alınacak”
Kudret Özersay, kapalı Maraş’ın yönetiminin KKTC’de kalacağı, eski mal sahibi Kıbrıslı Rum ve yabancıların ise belirli şartları yerine getirmeleri kaydıyla Gazimağusa Belediyesi’ne bağlanacak ve askeri bölge statüsünden çıkarılacak bu alan içerisindeki taşınmaz mallarını kullanabilecekleri bir model önerdi. Bir başka ifadeyle bu alanın yönetimi KKTC’de kalacak, taşınmaz mallar ise Evkaf İdaresinin haklarına halel gelmeyecek şekilde iade edilebilecek. Bu öneriye göre taşınmaz malını almak isteyen eski mal sahibi öncelikle KKTC’deki Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurarak malın kendisine ait olduğunu kanıtlayacak. Taşınmaz malı iade edilen kişi, malı ile ilgili herhangi bir tamirat veya yeniden inşa işlemi yapacaksa tüm inşaat malzemesini ve inşaat hizmetini KKTC’den almak zorunda olacak. Emlak vergisi ve diğer vergiler de KKTC kurumlarına yatırılacak. Bu alan içerisindeki güvenliğin Kıbrıs Türk polisi, beledi hizmetlerin ise Gazimağusa Belediyesi tarafından sağlanabileceğini belirten Özersay, “bu yolla yeni bir istihdam alanı açılabilecek, ülke ekonomisinde bir canlanma olabilecektir” dedi.

Siber: BM gözetiminde açılabilir
Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Cumhurbaşkanı adayı Sibel Siber ise ziyaretlerde ve gezilerde yaptığı açıklamalarda Kapalı Maraş’ın Birleşmiş Milletler gözetiminde açılabileceğini belirtmişti. Siber bir diğer açıklamasında ise Maraş’ın bütünlüklü çözümün bir parçası olarak gördüğünü ifade etmişti.

Eroğlu çözümden sonra diyor
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Derviş Eroğlu ise “Benim amacım Maraş konusunu çözmek değil. Bütünlüklü olarak sorunu çözmektir. Bir taraftan müzakerelerin devamından söz ederken diğer taraftan da Maraş’ı bizim kontrolümüzde açarsak masa kalmaz. Böyle bir durumda Rumların iddia ettiği gibi savaş suçunu kabul ettiniz anlamına gelir. Maraş’ı verirsiniz; bu kez başka şeyler istemeye başlarlar. Bugün Maraş’ı verirsin yarın başka bir yeri isterler ve bu salam politikası devam eder. Bu yöntemle çözüm olmaz” demişti.