Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Alın size demokratik üniversite…

Ve siyaset DAÜ’ye hakim oldu.
Bu saatten sonra, DAÜ’de ne konuşursanız konuşun.
Elbette Abdullah Öztoprak’ın da hataları vardır.
Defa defa yazdım…
Konu “Abdullah hoca rektör kalsın” değildir.
Avukatı değilim, bana ya da medyaya da ihtiyacı yoktur.
Senatoda, yüzde 75 ortalama ile destek aldı.
Aslolan budur.
Aslolan, “kendi kendini yöneten DAÜ’ye”, siyasiler tarafından atanan Vakıf Yöneticiler Kurulu ile müdahale edilmesidir.

Hiçbir konuda uzlaşamayan CTP- DP hükümeti, “Abdullah Öztoprak rektör kalmasın” noktasında uzlaştı.
Başbakan diyor ki “yasa yapacağız…”
Sormazlar mı, “Sayın Başbakan, bunca zaman neden yapmadın? Neden okul kaosa girdi?”

Yasa çalışması ile ilgili ipuçları var
Hükümet, DAÜ Yasası’nda, üç maddelik değişiklik üzerinde çalışıyor.
Bu yolla DAÜ demokratik olacak.
Nedir bu değişiklikler?
– Rektör seçim sürecini Vakıf Yöneticiler Kurulu başlatacak…
– Mevcut rektör yeniden aday olacaksa, buna Vakıf Yöneticiler Kurulu karar verecek…
– Senato bir değil, birden fazla isim önerecek, Vakıf Yöneticiler Kurulu bunun içerisinden seçim yapacak.
Defa defa okuyun…
Kısa vadede öngörülen değişiklik budur…
Uzun vadede ne olur?
Abdullah Öztoprak’ın yapmadığı iddia edilen “hesap verilebilir bir rektör profili” yaratılabilir belki.

Çalışanın fedakarlığı
Bu hakkı teslim etmek gerekiyor.
DAÜ’de hem idari, hem akademik personel, beş yıldır ciddi fedakarlıklar yapıyor.
Ama bu fedakarlıklar sayesinde de DAÜ yaşıyor.
Ayakta kaldı.
Unutmayalım.

Belki bir süre daha DAÜ çalışanı fedakarlık yapmaya devam edecek.
Bu yönü ile DAÜ çalışanını ve sendikal yapısını tepeden tırnağa tebrik etmek gerektiğini de söyleyelim.

Siyaset hakim
Ben tekrar ediyorum ve diyorum ki, artık DAÜ’de “siyaset” hakim.
Mevcut koşullar, hata her kimdeyse, “siyaseti DAÜ’nün içine soktu” bir kere.
Umarım, süreç bundan daha kötüye gitmez.
“DAÜ Rektörü Abdullah Öztoprak demokratik” davranmıyor diyenler, DAÜ’nün ekonomik olarak daha kötüye gittiğini görmezler.
Umarım, “biz haklı” çıkmayız.
Bundan böyle “daha demokratik DAÜ isteriz” diyenler, sorunları okul içindeki demokratik  yöntemlerle çözmek yerine, “siyasete” güvendiler.
Bu siyasete ve “bu siyasetçilere…”
Yıllarca DAÜ’yü çiftlik olarak kullanan siyasete…
Göreceğiz…

***

Hoşkara: Hepimizin amacı demokratik üniversite
Dün, yaklaşık 30 dakika Ercan Hoşkara ile DAÜ’yü konuştuk.
Ercan hoca da, “Siz Abdullah Öztoprak’ın devam etmesini istersiniz” deyip durdu arada.
Ben de, “Hayır siyasetin DAÜ’ye karışmamasını istiyoruz” dedik.
Hocama göre, DAÜ’yü “siyasetin demokratikleştirmesinden başka yol yok…”
Umarım ben yanılırım.
Hocam, sosyal medya üzerinden de Havadis’te yer alan yazılara yönelik genel bir değerlendirme yaptı.
Aynen paylaşıyorum:

“VYK mevcut Rektörü göreve atayabilir, atamayabilir de. Rektörlüğün avukatı Fuat Veziroğlu'nun Üniversiteye verdiği ve çalışanlarla da paylaşılan hukuk görüşünde deniyor ki yasaya göre önerme yetkisi senatoda atama yetkisi de VYK dadır.
Buradan hareketle, VYK daha önceki seçimlerde süreci başlatıp münhal çıkarken bu sefer senato Rektörlüğün inisiyatifiyle süreci başlatmış ve münhal çıkılmadan süreci tamamlamış ve öneriyi yapmıştır.
VYK’nın buna onay vermesini beklemiştir.
Şimdi 5 yıllık görev süresinde Sayın Rektör demokratik özerk üniversiteyi getirecek yasa taslağını kendisine dert edinse ve bu yasalaşsaydı sanırım bugünkü sıkıntı yaşanmazdı. Maalesef son 7 yıldır bu konuda ne üniversite yönetimi ne de meclis bir adım atmıştır.
Senatoda seçilmemiş ve Rektörlük atamasıyla görev yapanlar vardır.
Daha önce seçimle göreve gelen okul müdürleri ve bazı dekanların yerine bu dönemde seçimsiz Rektörlük tarafından atamalar yapılmıştır.
Yasa buna olanak veriyordu ve Rektörlük bunu yaptı. Şimdi VYK da yasanın verdiği olanağı kullanır ve seçimsiz Rektör atar mı bilmem, ama bunlar doğru işler değil.
5 yıldır demokratik özerk üniversite adına doğru hiç bir iş yapılmadı.
DAİ- DAK devredilirken senatonun görüşü bile alınmadı, VYK’nın oy birliği ile yaptığı öneriler dönemin VYK’sı tarafından onaylanmadı.
Kısaca DAÜ de kurumsal bir yapı kurulamadı, endişe de bu yüzden, “ya bu Rektör giderse ve her şey batarsa.”
Bazıları batacağını iddia edebilir, başkası da bugünden daha iyi olacağını, ama asıl mesele demokratik, özerk ve hesap verebilir bir yapıyı oluşturmak.
Yasa ile güvence altına almak.
Acaba mevcut Rektörlük geçmiş dönemde yapmadığını bu dönem yapar mı, Toplu İş Sözleşmesi düzenine döner mi, yoksa mevcut yasanın kendine verdiği yetkileri yine istediği gibi kullanır mı? Cevaplanması gereken bir soru da bu.
Tabii bunları kendine dert edenler için.
Bir de düzeltme yapayım, Senato bu süreçte hiç bir kararı oy birliği ile almamıştır, hayır diyenlere haksızlık etmeyelim, çünkü onlar bugünkü krizi öngörmüş ve senatoyu uyarmıştı.”
NOT: BAZI AKILSIZ VE DAR GÖRÜŞLÜLERE DE MESAJIMDIR: ÜNİVERSİTELER ARASINDA GAZETEMİZ HAVADİS’E EN AZ REKLAM VEREN YA DA HİÇ VERMEYEN İKİ ÜNİVERSİTE VARDIR. DAÜ VE LAÜ. YAPMIŞ OLDUĞUMUZ BİR ANLAŞMA GEREĞİ, DAÜ’NÜN BİR FAKÜLTESİNİ HER HAFTA ÜCRET ALMADAN GAZETEMİZDE TANITIYORUZ.