Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Akıncı eski mi yeni mi?

Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik tablo yavaş yavaş netleşiyor.

Duruşuna, yaklaşımlarına, siyaset anlayışına büyük saygı duyduğum sayın Mustafa Akıncı, start verdi.
Yoğun bir şekilde çalışıyor. 
Akıncı, özellikle, “değişim” istenci artan kesimin “alternatif” temsilcisi olarak öne çıkıyor.
“Akıncı yeni mi?” diye soranlar var.
Doğrudur ama nerden baktığınıza bağlıdır.
Evet, “yeni” değildir.
Ama, “eskiyi” mi temsil ediyor?
Bence “hayır”…
Akıncı’nın siyasi geçmişinde eleştirildiği tek konu, “paket” dönemindeki tavrıdır.
UBP- TKP hükümeti dönemiydi.
UBP- DP yan tarafta “yeniş hükümet için flört” ederken, Sayın Akıncı “hükümeti savunma” adına, Helen paketi savunmaktaydı.
“Bu Memleket Bizim Platformu” UBP- DP hükümetine yönelik olarak kurulmuştu.
Akıncı, Bu Memleket Bizim Platformu’nun daha sonra “çözüm” mücadelesine dönüşen süreçte de, uzun süre meydanlara gelememişti.
O kadar…
Yolsuzluk yok…
Arsızlık yok…
Hırsızlık yok…
Paketten evler, arsalar almışlığı yok.
Kamuya yerleştirdikleri aracılığı ile “ganimeti iç etmek” yok…
Eşini, dostunu, damadını, gelinini, çocuğunu ocuğunu kamu kaynağı ya da parti parası üzerinden servet sahibi yapmışlığı yok.
Veremeyeceği tek bir kuruşluk “haram” işi yok.
Siyaseten kavga ettikleri var, “hakkını yedikleri” yok.
Listeyi uzatabilirim.
Mustafa Akıncı, “yıla bakınca” eskidir.
Temsil ettiği, uyguladığı dünya görüşü ve dürüstlüğü nedeniyle ise, bugünkü politika içerisinde “ihtiyaç” duyulan birisidir.
“Seçimi kazanır” ya da “kazanmaz” başka bir şeydir.
O sonranın yazı konusudur.
Ancak, siyaseten de en çok “dürüstlük ve şeffaflığa” ihtiyaç duyulan dönemdeyiz.
Eğer, aradan bunca zaman geçmesine rağmen, halen daha, “Akıncı aday olsun” diyenler varsa…
Bu sayın Akıncı için önemlidir.
Siyasette eskidir…
Akıncı’nın, politikanın yeniden şekillendiği bu dönemde, fikirleri halen daha “yenidir”…
Gerisi seçmenin görevidir.

//////////////
Teknecik kalacak böyle?

AKSA, varsa “AKSA”klık var, anladık.
Her adımda bir “faul” var ama, yıllardır AKSA’ya karşı “penaltı” çeken olmadı.
Mevcut Çevre Bakanı Hamit Bakırcı, bir süreden bu yana AKSA’yı dert edinmişti.
“Filtre takılana kadar çalışacağım” demişti Havadis ziyaretinde.
Takılıyor da…
“En geç yıl sonuna” filtrelerin takılacağını açıkladı şirket yetkilileri…
Bakanlık, memlekette yer alan “iki santralden” birini halletti.
Biri kaldı.
Ama gelin görün ki, o da devletin santrali.
Teknecikten Girne’ye…
Teknecik’ten Tatlısu’ya aleni “zehirlenen” bir bölge var
Devlet eliyle…
Zehirlenmeye devam ediyor Teknecik ve çevresi.
Ve bu aciz devlet yapısı…
Özele 15 yılda taktırabildiği filtreyi…
Kendi tesisine takmıyor…
Takamıyor…
O ya da bu gerekçe ile…
Devletin “çevre politikası” özele 15 senede tesir ediyor…
Ama kendisine bir hayrı yok…
30 yıldır Teknecik filtresiz zehir saçıyor.
Bu devleti yönetenlerin umurunda dahi değil.
Bundan sonra da umuru olur mu?
Görüp, izlemekte fayda var…