Ahmet VAMIK
“Seni Seviyorum Adamım” sinema filmiyle ilgili bazı yorum ve eleştirilerimi filmi izledikten sonra siz Havadis okurları ile paylaşmak istedim.
• Konuya giriş yapmadan önce film eleştirmeni olmadığımı fakat iyi bir film izleyicisi olduğumu belirtmek isterim.
• Ülkemiz, tarihin izlerini taşımasından, doğal ve sakin bir yapısı olmasından dolayı film yapımcılarının iştahını kabartan doğal bir plato olma özelliği taşıyor. Haliyle Kıbrıs, bugüne kadar bir çok dizi, klip ve filme ev sahipliği yaptı. Kıbrıs’ta çekilen bir filmden benim şahsi olarak beklentim, ülkemizin doğası, denizi ve tarihi dokusuyla perdeye yansıtılmasının yanı sıra Kıbrıslı başarılı oyuncularımızı ve eğer senaryoda yer alıyorsa Kıbrıs şivesinin de filmde “doğru” kullanıldığını görmektir.
• “Seni Seviyorum Adamım” filmi mekan seçimleri olarak Kıbrıs’ı çok güzel bir şekilde yansıtarak açıkçası bu beklentimi karşıladı. Filmi Kıbrıs’ı bilmeyen birisi izlediği zaman ülkemize gelip gezmek ve o mekanları görmek için adeta can atabilir.
• Filmin hayal kırıklığı yaşatan yanıysa büyük bir kısmı Kıbrıs’ta çekilen bir filmde sadece tek bir Kıbrıslı oyuncunun küçük bir rolde yer alması. Ülkemizin yetiştirdiği birçok yetenekli tiyatro oyuncusu varken Kıbrıs şivesinin fazlasıyla kullanılmaya çalışıldığı bir filmde tek bir Kıbrıslı tiyatro oyuncusunun yer alması üzücü bir durum.
• Şive konusuna gelecek olursak, yılların usta oyuncusu Ayşen Gruda’yı Kıbrıs şivesi taklit ederken izlemek benim için oldukça iticiydi. Filmin ana karakterleri ve yan rolleri senaryo gereği Kıbrıslı olmasına rağmen filmin içinde Kıbrıs şivesi çok hatalı bir şekilde kullanılmış, çoğu yerde kullanılmamış bile. Şive konusunda beni en çok rahatsız eden unsur Türkiye’de bu filmi izleyecek olan insanlara Kıbrıs şivesinin bu kadar yanlış bir şekilde aktarılması oldu.
• Filmi izleyecek olan kişiler bizim şivemizi değil oyuncuların konuşmayı beceremediği bir şiveyi Kıbrıs şivesi sanarak büyük bir yanılgıyla karşı karşıya kalacaklar. Kıbrıs şivesinin bu şekilde kullanılmasındansa hiç kullanılmamasını tercih ederdim. Tekrar etmek gibi olacak ama en azından konuşma ve şiveler için bile olsa Kıbrıslı tiyatroculardan yardım alınabilirdi.
• Filmin Kıbrıs’la olan ilişkisinden uzaklaşıp yazımın başlığında “ağlatamayan” romantik film yazmamın nedenine gelecek olursak, o duyguyu yaşayamamamın sebebi belki de benim filmdeki ayrıntılara oldukça takılıp kendimi filme adapte edememiş olmamdan dolayı olabilir. Fakat diyebileceğim, bu film peçete israfı yapılabilecek bir film değil.
• Romantik filmlerin en önemli özelliklerinden biri olan ağlatma özelliği maalesef ki bu filmde başarıya ulaşamamış. En vurucu diyebileceğim sahnelerde bile tüylerimi kıpırdamaması benim duygusuz oluşumdan mıdır bilemiyorum ama filmin sonunda kimsenin gözünde tek bir yaş görmediğimi rahatlıkla söyleyebilirim. “Seni Seviyorum Adamım” filminin en güzel yanı müzikleriydi diyebilirim.
• Film müzikleri oldukça başarılı fakat filmi izletecek kadar değil. Filmi izlemiş ve izleyecek olanlar benimle benzer duyguları yaşar mı bilemem ama benim diyebileceğim tek şey hayal kırıklığı.
































